Kadın gazeteciler: Oradaydılar, tanığız! 2017-10-24 09:26:39 İSTANBUL - Kadın gazeteciler meslektaşlarına dönük baskılara karşılık, "Gözaltında tutulan arkadaşlarımızdan her biri, topluma dönük her saldırıda, her hak ihlalinde haberini yapan arkadaşlarımızdır. Oradaydılar! Biz onların gazeteciliklerine tanığız" dedi.  Gazetecilere dönük baskılar devam ediyor. Son bir haftada 3 haber ajansının çalışanlarına dönük ev baskınları ve gözaltılar gerçekleşti. JIN NEWS ve Mezopotamya Ajansı'nın çalışanları serbest bırakılsa da Etkin Haber Ajansı'ndan Havva Cuştan ve İsminaz Temel hâlâ gözaltında ve daha ne kadar gözaltında tutulacaklarına, neden gözaltında olduklarına dair bir bilgi yok. Öte yandan Redhack tarafından ele geçirilen ve Enerji Bakanı Berat Albayrak'a ait olduğu iddia edilen e-postaları haberleştirdikleri için yargılanan Ömer Çelik, Tunca Öğreten, Mahir Kanaat, Metin Yoksu, Derya Okatan ve Eray Sargın bugün hakim karşısına çıkacak.       Türkiye'de basın özgürlüğünü, baskıları ve gözaltında tutulan, tutuklu olan gazetecilerin durumunu değerlendiren Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi editörü Reyhan Hacıoğlu "Ne zaman topluma dönük baskılar arttırılıyorsa, o dönem basına dönük saldırılar da artıyor" ifadesini kullandı. Son birkaç yıldır baskıların arttığını kaydeden Reyhan, "Özellikle de OHAL'in uzatılması ile  topluma dönük sindirme, gözaltı, tutuklama ve benzeri hak ihlalleri arttıkça bunu görünür kılan muhalif basına da saldırılar artıyor. Arkadaşlarımızın da bu kapsamda gözaltına alındığını düşünüyoruz" diye konuştu.    'Halka gerçeklerin ulaşmamasını istiyorlar'   Reyhan, toplumun korkutulup sindirilme çabasını basın üzerinden de sürdürülmek istendiğine dikkat çekerek, "Halka gerçekleri ulaştırmak isteyen, özgür basına, muhalif basına dönük saldırılar da artıyor. Halka gerçeklerin ulaştırılmasını istemiyorlar. Ama bizler nasıl ki bir arkadaşımızın  gözaltına alınmasına, tutuklanmasına karşı mücadele ediyorsak onların kaldığı yerden yazmaya, halka gerçekleri ulaştırmaya devam edeceğiz " sözlerini kullandı.    'Derhal serbest bırakılmalılar'   "Biz onların gazeteciliğine tanığız" diyen Reyhan son olarak, "Gözaltında olan arkadaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını, tutuklu meslektaşlarımızın özgürlüklerine kavuşmasını istiyoruz" ifadelerini kullanarak dayanışma çağrısı yaptı.    'Basın kartları yakıldı, fenalaşan arkadaşımıza ilaç verilmedi'   Cumhuriyet Gazetesi Muhabiri Seyhan Avşar ise, gazetecilere yönelik susturma ve sindirme politikalarının her geçen gün katlanarak arttığını belirterek ,  "Son bir kaç gün içerisinde ETHA, JIN NEWS ve Mezopotamya Ajansı çalışanları gözaltına alındı. Diğer arkadaşlarımız bırakıldı ancak ETHA çalışanları gözaltında tutulmaya devam ediliyor. Özellikle altını çizmem gerekirse ETHA muhabiri Havva Cuştan'ın gecenin bir saatinde evi basıldı. Havva ters kelepçe ile yüzüstü yere yatırıldı ve saatlerde böyle bekletildi. Evdeki özel harekat polisleri ETHA'ya ait basın kartlarını yaktı. Havva astım hastası olduğu için bu kokudan etkilenip, fenalaşmasına rağmen ilacı verilmedi" diye konuştu.    'Hükümetin kadın ajansına böyle davranmasına şaşmamalı'   Seyhan  şöyle devam etti: "Jin News kadınların ve çocukların tacize uğradığı, öldürüldüğü coğrafyamızda; kadın mücadelesini ve emeğini görünür kılması açısından çok önemli. Tabi ki kadınlara hiç bir değer vermeyen hükümetin, kadınların gücünden ve mücadelesinden bu kadar korkarken kadın haber ajansına yönelik politikasının da bu yönde olmasına şaşırmamak lazım."   Seyhan ayrıca, "25 Ekim'de Redhack'in yayınladığı Ulaştırma Bakanı Berat Albayrak'ın mailleri haberleştirdikleri için tutuklu olan meslektaşlarımızın yargılandığı duruşma var. Tüm meslektaşlarımızın, birlik ve beraberlik içinde bu duruşmaya gelmeleri gerekmektedir" dedi.     'Bu ülkede gerçekleri yazmanın her zaman bir bedeli olmuştur'   Gazeteci Zeynep Kuray da,  "Gerçekleri yazmanın bu ülkede her zaman bir bedeli olmuştur biz gazeteciler açısından" diyerek ülkede iki tür basının olduğunu söyledi. Zeynep sözlerine şöyle devam etti: "Bir tanesi memur gibi çalışan devletin verdiği verileri resmi kabul edip araştırmayan gazetecilerdir. O nedenle araştıran, kurcalayan, işin üzerine giden gazeteciler her zaman büyük bedeller ödemiştir bu ülkede. Bugün yapılan, şahit olduğumuz da yine bu durumdur."    'Yarın ne olacağı belirsiz bizim açımızdan'   Gazetecilerin gerçeği yazdıklarında ya susturulduklarını ya da cezaevi kapılarının kendilerine gösterildiklerini dile getiren Zeynep, "Bugün gazeteci arkadaşlarımızın yine aynı şekilde evleri basıldı, kitapları yerlere serildi, fotoğraf arşivleri alındı. Ama bu korkutmamalı kimseyi. Bazen meslektaşlarımız korkuyorlar bu durumdan. Yarın ne olacağı belirsiz bizim açımızdan ama hiçbir zaman gerçeği yazmaktan imtina etmememiz gerekiyor" ifadelerini kullandı.   'Siz sustuğunuz için baskıları biz göğüslüyoruz'   Zeynep bu baskıların hedefinde olmayan, işinden, özgürlüğünden edilmemek için susmayı tercih eden gazetecilere olduğunu söyleyerek, şöyle seslendi: "Siz sustuğunuz için bugün bütün baskıları bizler göğüslemek zorunda kalıyoruz. Ama biz gerçeği yazmaya, gerçeği kamuoyu ile paylaşmaya devam edeceğiz. biz meslektaşlarımızın biran önce serbest bırakılmasını, bu keyfi operasyonların son bulmasını istiyoruz."   Zeynep son olarak, bugün Çağlayan'da görülecek olan, 6 gazetecinin yargılandığı davaya çağrı yaparak sözlerini sonlandırdı.