Üç çocuğu ve bir torunu tutsak: Kürdistan'da anne olmak 2017-10-26 09:07:22   Safiye Alagaş   DİYARBAKIR- Türkiye ve Kürdistan topraklarında yaşayan birçok annenin çocukları gözleri önünde tutuklanarak cezaevlerine konulmaya devam ediyor. Üç çocuğu ile bir torunu tutsak olan Nazime Yürek, yaşadıklarını anlatırken gözyaşlarına hakim olamıyor. Nazime, üzüntüden çocuklarının hangi gün telefonla aradığını, hatta bazen kendi adını dahi unuttuğunu söylüyor.   Türkiye'de binlerce insan cezaevinde tutsak olarak tutuluyor. Her gün yeni gözaltılar tutuklamalarla bu sayı artarken, kimi ailelerde bir, kimisinde iki, kimisinde üç kişi birden tutsak olarak karşımıza çıkıyor.  Bu durum ailelerde büyük bir travmaya yol açıyor. Üç çocuğunun ve bir torunun tutuklanmasının ardından travma yaşayanlardan biri de Nazime Yürek..    Nazime'nin Kandıra F Tipi Cezaevinde olan oğlu Kenan Yürek müebbet hapsine çarptırılmış ve 18 yıldır cezaevinde bulunuyor. Bolu F Tipi kapalı cezaevinde kalan diğer oğlu Ertan Yürek, 7 yıldır cezaevinde, Gebze M Tipi Kapalı Cezaevinde kalan kızı Candan Yürek 7 yıldır cezaevinde bulunuyor. Nazime'nin son olarak torunu Cotkar Yürek ise 4 ay önce tutuklanarak Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevine gönderildi. Cezaevlerinin uzak olması ve rahatsızlıkları nedeniyle görüşe gidemeyen Nazime, çocuklarının Diyarbakır cezaevine sevk edilmelerini istiyor.   'Üç yıl görüşe gidemedim'   Bolu’da tutulan oğlu Ertan'ın görüşüne üç yıl gidemediğini, ancak bu yıl gidebildiğini söyleyen Nazime , "Bolu'ya görüşe gittik. Bir gece İstanbul'da kaldık. Ardından Kandıra'ya görüşe gittik. Yine bir gece daha İstanbul'da başka bir evde kaldık. Ertesi gün Bolu'ya görüşe gittik. Kalp hastası bir anne bir hafta başka bir memlekete gitsin kalsın. Her gün sadece görüşlere gitsin gelsin. Biz tutsak ailelerine sürekli olarak işkence yapıyorlar. Bu sürgünlerin ve uzak yerlere gönderme meselesi de işkencenin başka bir boyutudur" diyor.   'Havanın nemli, sık sık astım krizi tutuyor'   Kızı Candan ise yedi yıl önce tutuklanıp cezaevine götürülüyor. 12 yıl ceza veriliyor. 7 yıldır cezaevinde olan Candan, bu süre zarfından çeşitli cezaevlerinde kalıyor. İki yıldır ise Gebze M Tipi Kapalı cezaevinde tutuluyor. Astım hastası olan Candan, Gebze'de havanın nemli olmasından kaynaklı sık sık kriz geçiriyor. Candan, düzenli olarak ilaç kullanmak zorunda, kriz geçirdiği zaman iğne yapılmadan krizi geçmiyor.  Candan'ın yaşadıklarını annesi Nazime şu şekilde anlatıyor:    Anne-oğul cezaevindeler   "Kızımın oğlu 15 yaşında, bir yıl içerisinde 3 kez gözaltına alındı. En son alındığında tutuklandı. 4 aydır tutuklu, Diyarbakır Cezaevinde kalıyor. Kızım oğlunun her gözaltına alındığını duyduğunda astım krizi geçirdi. Durumu daha da ağırlaştı. En son tutuklandığında ise şekeri aniden fırlamıştı. Şeker hastalığı nedeniyle hastaneye kaldırıldı. Doktor ona Koah hastası olduğunu söyledi.”    Kızının sağlık sorunlarından dolayı Diyarbakır'a sevk edilmesini istediklerini dile getiren Nazime, "Defalarca dilekçe verdik. Oranın havası nemli astımını daha da ağırlaştırıyor. Ancak buranın havası ona iyi gelir. Oğlu burada cezaevinde, o Gebze'de bende hastayım. Uzak olduğu için görüşe sık sık gidemiyorum. Yılda bir defa gidemiyorum. Sevk için defalarca dilekçe verdi ancak dilekçe kabul edilmedi” diyor.   'Üzüntüden bazen kendi adımı bile unutuyorum'   Çocuklarının her hafta telefonla aradığını ancak hangisinin hangi gün aradığını sürekli unuttuğunu dile getiren Nazime yaşadığı travmayı şu şekilde dile getiriyor:    "Candan hangi gün arıyor unutuyorum. Aklımda kalmıyor. Pazar günüydü, Kandıra'dan Kenan arıyor. Dışarı çıkıyorum geliyorum sonra aklıma geliyor. Bolu'da Ertan Salı günleri arıyor. İşim oluyor çıkıyorum sonra aklıma geliyor. Sorunlardan hangisi hangi gün arıyor unutuyorum. Bir gün postaneye gittim cezaevine para gönderecektim. Parayı alan görevli bana 'Adını söyle para ellerine geçmese gelip çekebilirsin' dedi. Düşündüm düşündüm ne yaptıysam adım aklıma gelmedi. Yanımda bir kadın duruyordu adama dedi 'Kardeşim kadının kimliği senin elindedir bak adı ordadır' diye. Adam adımı söyleyince adım aklıma geldi."