İHD ve Tabipler Birliği: ATK’ler bağımsız olmalıdır 2017-10-26 15:14:18   DİYARBAKIR-  İHD Diyarbakır Şubesi ve Diyarbakır Tabipler Odası, “Dünya Hasta Hakları Haftası” nedeniyle gerçekleştirdiği açıklamada, cezaevlerinde bulunan hasta tutsakların durumuna dikkat çekerek, ATK’lerin bağımsız olması gerektiğine dikkat çekti.   İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve Diyarbakır Tabip Odası, “Dünya Hasta Hakları Haftası” dolayısıyla hapishanelerde bulunan hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacı ile İHD binasında basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamayı okuyan İHD Cezaevi Komisyonu üyesi Muhterem Süren cezaevi şartlarının giderek ağırlaştığını söyleyerek, biran önce şartların iyileştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Ayrıca Muhterem, akciğer kanseri olan Ahmet Bayar adlı tutsağın uzun uğraşlar sonucu 22 Ağustos’ta tahliye edildiğini ancak hastalığının çok fazla ilerlemiş olması nedeniyle iki gün önce yaşamını yitirdiğini hatırlattı. Muhterem, “Bu nedenle, Adli Tıp Kurumunun hasta mahpusların yaşamlarıyla ilgili değerlendirme tekeline son verilmelidir” dedi.   ‘Şartlar OHAL’de daha da ağırlaştı’   Muhterem, Türkiye hapishanelerinde halen yoğun olarak ölümler,  sürgünler, işkence, kötü muamele, tecrit, izolâsyon, haberleşme haklarının engellenmesi gibi çok sayıda hak ihlalinin yaşandığına dikkat çekti.  Muhterem, “Özellikle hasta mahpuslara dönük gerek yasal düzenlemelerde gerekse de uygulamadaki keyfiyet, etik olmayan yaklaşımlar ve bürokratik engeller, hasta mahpuslar için insani olmayan bir tablonun ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenlerle insani ve yaşamsal ihtiyaçlarını dahi karşılamayacak bir durumla karşı karşıya bırakılan ve adeta ölüme terk edilen hapishanelerdeki hasta mahpus sayısı, bu durumu gözler önüne sermektedir” diye konuştu.   Muhterem, 22 Haziran 2017 tarihli son İHD verilerine göre hapishanelerde toplam 357’si ağır olmak üzere bin 25 hasta mahpus bulunduğunun altını çizdi.  Muhterem cezaevlerinde uygulanması gereken koşulları sıralayarak şöyle devam etti:   * Hapishanelerde bulunan mahpusların evrensel hukuk çerçevesinde yaşam koşullarının düzeltilmesini; Şiddet, işkence ve kötü muamele uygulamalarının önüne geçilmesini,   * Mahpusların sağlığa erişim haklarının sağlanmasını, koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmesini, hastalığı olanların tedavi olanaklarından yararlanmaları için gerekli önlemlerin alınmasını,   * 5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun cezanın infazının hastalık nedeniyle ertelenmesine ilişkin 16. Maddesi’nin ve ağırlaştırılmış müebbet hapse mahkûm mahpuslarla ilgili 25. Maddenin ağır hasta mahpusların serbest bırakılmasını engelleyen hükümlerinin değiştirilmesi ve hapishanelerde bulunan tüm ağır hasta mahpusların derhal serbest bırakılmasını,   * İnfazların ertelenmesi hususunda gecikmelere neden olan ve objektif olmayan raporlarda imzası bulunan Adli Tıp Kurumu’nun bir an önce devreden çıkarılmasını, İstanbul Protokolüne uygun bir şekilde tam teşekküllü devlet hastanelerinin ve üniversite hastanelerinin vereceği raporların yeterli görülmesini,   * Hapishanelerin; Sivil toplum kuruluşlarının, bağımsız izleme kurullarının, özel olarak da hasta mahpuslar sorunuyla ilgili olarak İHD, Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), Türk Tabipler Birliği (TTB) gibi kuruluşların denetimine açık hale getirilmesini, OPCAT’a uygun bağımsız ulusal önleme mekanizmasının kurulmasını,   * Başta yaşam hakkı ihlali, işkence ve kötü muamele iddiaları olmak üzere hapishanelerde yaşanan hak ihlallerinin etkin bir şekilde soruşturulmasını ve sorumluların yargı önüne çıkarılmasını talep ediyoruz.