Sur’da 65 yıl: O kepçe darbeleri hayatlarımıza vuruluyor 2017-11-03 09:26:44 DİYARBAKIR- Sur’da 2. Etap yıkımları başlarken, bu etapta bulunan evinin önündeki divana oturarak yıkımı izleyen Cemile Teker, “Şuan bu kepçe darbeleri bizim hayatlarımıza vuruluyor. Burada kurulan aile bağları bu kepçe darbeleriyle param parça ediliyor” diyor.  Diyarbakır Sur ilçesine bağlı Alipaşa ve Lalebey Mahalleleri’ndeki yıkım hız kesmeden devam ediyor.  Sur’da 1. Etap yıkımının tamamlanmasının ardından 2. Etap yıkımına geçildi. Alipaşa Mahallesi’nde bulunan 2. Etap’ta yıkımı evinin önündeki divanda yaşlı gözlerle izleyen Cemile Teker (80), 15 yaşında geldiği ilçenin yıkımına tanıklık ediyor. 65 yıldır Sur’da yaşadığını kaydeden Cemile, Lice’den Sur’a göç hikayesini şu şekilde anlatıyor: “Aslen eşimde bende Liceliyiz.  Lice’de severek evlendik ve kısa bir süre sonra Sur’a taşındık. O dönem orada yaşatılan göç politikası bugün Sur’da bir daha karşımıza çıktı.”   ‘Her sevince kedere ortak olurduk’   Maddi durumlarının kötü olmasından kaynaklı 65 yıldır Sur’un çeşitli mahallelerinde kiracı olarak oturduklarını söyleyen Cemile,  gittikleri her mahallede komşuları ile aile ilişkisi kurduklarını aktarıyor. Sur’da komün bir yaşamın olduğunun altını çizen Cemile, her kepçe sesinde duraksayarak konuşmasına devam ediyor. Cemile, “Şuan bu kepçe darbeleri bizim hayatlarımıza vuruluyor. Burada kurulan aile bağları bu kepçe darbeleriyle param parça ediliyor. Acı tatlı her günümüzde hep birlikte olduk. Birbirimizin yarasına derman olduk. Mutluluğa, sevince ortak olduk. En önemlisi sevgi vardı... Tabi o zamanlar sevginin anlamı farklıydı. İnsanlar bu kadar acımasız ve kindar değildi” diyerek yaşatılan yıkımın kendisi için ne anlama geldiğini anlatıyor.    ‘Koşullar zordu fakat mutluyduk’   2 çocuk annesi olan Cemile, gebe kaldığı 3 çocuğunu da karnındayken yitirmiş. O süreçte kendisine en büyük desteği Surlu kadınların verdiğini söyleyen Cemile, mahalledeki kadın dayanışması sayesinde inancının daha fazla arttığını ifade ediyor. Cemile, “Ben kadın birlikteliğine ilk olarak Sur’da inandım. Lice’deyken de biz kadınlar bir arada yaşardık. Orayı talan edenler, göçe zorlayanlar bugün aynı politikayı bugün Sur’da hayata geçiriyor. Öyle ki güçlü bağların olduğu yerlerin bir an önce dağılmasını istiyorlar. Çünkü Kürtlerin birlikteliğinden çok korkuyorlar” diye vurguluyor.    ‘Sur’dan başka yere taşınamam, yaşayamam’   Evin kapısından yıkımı izleyen Cemile,  en güzeller yıllarının gözleri önünde talan edildiğini belirtiyor. Cemile, “Bir bostanım bahçem yok ki beton olsun. Hiç yoktan iyidir derken şimdi ise oturduğum evden olacağım. Başka yerde de yaşayamam. Sur halkı halden durumdan anlayan bir halk ve başka bir yere taşınmamız halinde bir ay kirayı ödeyemesek bizi kış günü kapı önüne atarlar. Burada mutluyuz. Ama korkuyorum, bir gün sıra bizim evlerimize de gelecek bizi evlerimizden çıkaracaklar. O zaman komşularımız olmayacak. Evimizi barkımızı yıkmalarından endişeleniyorum. Cezaevlerine benzeyen o evlerde yaşanmaz” diyerek sözlerini noktalıyor.