‘İtaat etmeyen’ kadınlar 25 Kasım’a hazırlanıyor: HDK Kadın Meclisi (5) 2017-11-18 09:09:42   Beritan Canözer    İSTANBUL - HDK Kadın Meclisleri üyesi Neslihan Acer, kadın kazanımlarına sahip çıkacaklarına vurgu yaparak, “Söz bizim, yaşam bizim, karar bizim. İrademizi, bedenimizi erkek devlet şiddetine teslim etmeyeceğiz. Alanlarda olacağız” dedi.   25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü yaklaşırken kadın örgütlerinin çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Kadın Meclisleri üyesi Neslihan Acer, Türkiye’de kadınlara yönelik şiddeti, saldırıları, kadın kurumlarının kapatılmasını, kadın cinayetlerini değerlendirdi.    ‘Sindirme politikalarını hayata geçirmek istiyorlar’   Her gün yeni bir kadın cinayetine gözlerini açtıklarına işaret Neslihan, “Türkiye’de işlenen birçok kadın cinayetinin üzeri örtülmeye çalışılıyor. Bazı katliamları hiç duymuyoruz. Failleri aklanıyor ve cezasız bırakılıyor. Buna karşı kadın örgütlülüğü de artmıştır. Son iki yıldır 8 Mart mitinglerimiz engelleniyor, eylemlerimize müdahaleler yapılıyor. Bize karşı erkek devlet gücünü kullandılar ama biz buna karşı direndik örgütlü mücadelemizi sürdürdük. Kadını eve hapsetmek ve direnen kadını sindirme politikalarını hayata geçirmek istiyorlar. Müftülük yasasını kadınların itirazına rağmen yasallaştıracaklarını söylemişlerdi. Diyarbakır’da kayyımın atandığı bir belediyenin bünyesinde müftü nikah kıydı. Müftülük nikahlarına da boyun eğmeyeceğiz” diye konuştu.    ‘Kadın cinayetlerinin kapısı aralanıyor’   Neslihan, boşanma süreçlerinde korunmayan onlarca kadının ölüme mahkum edildiğine dikkat çekerek, “Günümüzde hükümetin ve devletin kadın karşısında işlettiği negatif politikalarla, ilk ağızlardan üst perdeler kurulan cümlelerin de sonucu olarak onlarca kadın vahşi biçimlerdeki işkenceler neticesinde can veriyor. Kadından yana herhangi bir politika işletmeyen ve yaşam hakkını koruyamayan erkek devlet aklının her gün kadına yönelik şiddetin ve cinayetin kapısını araladığını ifade etmek gerekir. Savaş çığırtkanlığı yapıp oluk oluk kan döküp o kanda duş alacağız diyenlerin, bunun yanında kadın cinayetlerini meşrulaştıranların herhangi bir cezai uygulama ile karşılaşmadığını ama öz savunma hakkını uygulayan kadınların en ağır cezalarla karşı karşıya bırakıldığını görüyoruz” dedi.    ‘Kazanımlarımıza sahip çıkacağız’   Neslihan, cezaevlerinde bulunan kadın tutsaklara yönelik de ciddi bir baskı ve saldırının olduğunun altını çizerek, “Kürdistan’da kadınların başvuracakları merkezlerin hemen hemen hepsi kapatıldı ve bunun sonucunda Batman’da açığa çıkan organize tecavüz çeteleri hortlatıldı ve üstü örtülmeye çalışıldı. Emeğimize, bedenimize, irademize kimliğimize sahip çıkmak, savaş ve yıkım politikalarına karşı kadından yana yeni yaşamı örgütlemek, eşit temsil ve demokratik siyasete katılım hakkımız, kadın ve nefret politikalarına karşı çıkmak, cinsiyetçi eğitim politikalarına karşı durmak için alanlara çıkıyoruz. Bizler sokakta, evde, meydanda, işte, okulda, mecliste yaşamın her alanında kadın mücadelesini büyütüyoruz” diye belirtti.    Neslihan son olarak şunları söyledi: “Söz bizim, yaşam bizim, karar bizim. İrademizi, bedenimizi erkek devlet şiddetine teslim etmeyeceğiz. Alanlarda olacağız. Kadın dayanışmasından, kadın direnişinden, örgütlü mücadelemizden güç alıyoruz. Bugüne kadar nasıl hep beraber direnerek kazanımlarımıza sahip çıkmışsak bu 25 Kasım’da da kadınlar olarak hep beraber kazanımlarımıza sahip çıkarak şiddete ‘hayır’ diyeceğiz” şeklinde ifade etti.    YARIN: ‘İtaat etmeyen’ kadınlar 25 Kasım’a hazırlanıyor: Halkevci Kadınlar