CİSST/TCPS'ten cezaevlerindeki çocuk tutsaklara ilişkin rapor 2017-11-20 11:43:35   HABER MERKEZİ - CİSST/TCPS'nin Çocuk Mahpuslar Raporu'na göre, çocuk hapishanelerinde son 10 yılda 92 işkence ve kötü muamele şikayeti yapıldı, sadece bir kişi suçlu bulunarak hapis cezası aldı.   Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği / Türkiye Hapishane Çalışmaları Merkezi (CİSST/TCPS), Çocuk Mahpuslar Raporu'nu, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü'nde açıkladı. "Çocuk Mahpuslara İlişkin Hak İhlali İddiaları, Bilgi ve Denetim Mekanizmalarına Yapılan Başvurular ve Akibetleri Raporu" ile yayınlanan 111 sayfalık raporda, hapis cezası verilen çocuk tutsaklara, yöneltilen suçlamalar, çocuk hapishanelerindeki şiddete dair veriler yer alıyor.   Yedi yılda iki katına çıktı   Adalet Bakanlığı istatistiklerine dayalı rakamlara göre, Türkiye'de 7 Nisan 2017 itibariyle 12-18 yaş aralığında bin 715'i oğlan, 63'ü kız çocuğu olmak üzere bin 778 tutuklu; 994'ü oğlan, 28'i kız çocuğu olmak üzere bin 22 hükümlü, toplam 2 bin 800 çocuk tutsak bulunuyor. Rapora göre, Adli Sicil ve İstatistik Müdürlüğü'nün istatistiklerine göre sadece Çocuk ve Çocuk Ağır Ceza Mahkemeleri'nde hakkında hapis cezası kararı verilen çocukların sayısı yedi yılda iki katına çıktı. Hapis cezası alan çocukların sayısı 2009 yılında 5 bin 728'ken, bu rakam 2016 yılında 12 bin 423 oldu.   'Akran şiddetini önleme sorumluluğu devletin'   Çocuk hapishaneleri içerisindeki şiddet, bakanlığın gündemine girdiğinde 'akran şiddetine' yapılan vurguyla sınırlı kalıyor. Raporda akran şiddetine ise şu şekilde dikkat çekiliyor: "Ancak çocukların hapishane personeli tarafından maruz bırakıldığı şiddetle karşılaştırıldığında akran şiddeti, işkence ve kötü muamele örneklerinin sınırlı bir kısmını teşkil ediyor. Buna rağmen eski Adalet Bakanı'nın işkence ve kötü muamele şikayetlerini 'propaganda' olarak nitelendirmesi, mahpusların insan haklarına yönelik yaklaşımı gösteriyor. Kaldı ki bu gibi akran şiddeti vakalarının önlenmesinde temel sorumluluk devlete, hapishane yönetimi ve personeline aittir ve bu konuda sivil toplum örgütlerinin çalışmaları önemli bir yer teşkil eder."   İşkence ve kötü muamelede cezasızlık   Raporda, işkence ve kötü muamele şikayetlerinin cezasız kaldığına dikkat çekilerek, "Ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlü ve tutuklu çocuklar tarafından son 10 yılda işkence ve kötü muameleye uğradıkları iddiasıyla 92 şikayet başvurusu yapıldı. 2010-2015 yılları arasında ceza infaz kurumlarında ve eğitim evlerinde bulunan çocuk tutuklu ve hükümlüler tarafından yapılan şikayet üzerine işkence ve kötü muamele vakalarına adı geçen personeller hakkında 31'i şikayet üzerine, 33'ü ise resen başlatılan 64 soruşturma açıldı. 18 başvurudan 10'u cezasızlık ile sonuçlandı. 2017'deki başvuruların akibetleri veya soruşturmalar devam ediyorsa, soruşturmaların hangi aşamada olduğu bilgisi bulunmuyor" denildi.   En çok şikayet, Sincan'dan   Rapor kapsamında, Kasım 2015 - Haziran 2017 tarihleri arasında 133 çocuğun şikayetine erişilebildi. Çocukların şikayetleri, 12 farklı başlık altında derlendi. 133 çocuğun 203 şikayetinden, 111'i işkence ve kötü muamele ile ilgili. Bu şikayetler 15 hapishaneye dair. En fazla şikayet Sincan Çocuk Hapishanesi'nden yapıldığı ise raporda ayrınıtılı olarak yer alıyor.   Sekiz yılda 18 çocuk hapishanede yaşamını yitirdi   Türkiye hapishanelerinde 2009 yılından Mart 2017 tarihine kadar hapishanelerde 18 çocuk yaşamını yitirdi. 18 çocuktan 10'u ise tutukluydu. Yaşamını yitiren çocuklardan dokuzunun intihar sebebiyle hayatını kaybetmesi, çocukların intiharına yol açan koşullarında tartışılması gerektiği raporda ortaya konuluyor.   Raporda, sorunların çözümüne dair şu öneriler yer alıyor:   "* Adalet Bakanlığı'nın stratejik planı gereği çocuk hakları ve insan hakları örgütleriyle ilişkilerini arttırması, hak ihlallerinin ve cezasızlığın önlenmesi konusunda politika belirlemesi gerekir. Bu, herhangi bir hak ihlali olmadan, olduğunda ve bir daha asla tekrarlanmaması için atılacak adımların belirlenmesi için önemli.   * Adalet Bakanlığı'nın stratejik planı içinde yer alan Çocuk ve Gençlik İnfaz Kanunu Tasarısı'nın sivil toplum örgütleri, bağımsız araştırmacılar, meslek odaları, akademisyenler ve çocukların görüşüne açılması ve geliştirilerek yürürlüğe girmesi gerekir.   * Kanun Hükmünde Kararnameler'in çocuk mahpuslara etkileri göz önünde bulundurulmalı ve bu kararnamelerde yer alan avukat görüşleri, telefon hakkı, eğitim hakkı gibi en temel haklara ilişkin kısıtlamalar, başta statüleri gereği çocuk mahpuslar olmak için yürürlükten kaldırılmalı.   * STÖ'lerin, bağımsız araştırmacıların, meslek odalarının ve akademisyenlerin bağımsız izleme yapabilmesine imkan verilmeli, hapishaneler şeffaflaştırılmalı.   * Türkiye Barolar Birliği'nin, çocuk, kadın, engelli gibi özel ihtiyaçları olan mahpuslara ilişkin barolarda farkındalık yapacakları çalışmalar düzenlemesi ve barolardaki avukatların hak ihlallerini iletebilecekleri veri tabanı ve kriz masası kurması gerekir.   * Başta barolar olmak üzere çocuk hakları ve insan hakları örgütlerinin çocuk mahpuslar ile ilgili sorunları gündemine alması ve bu sorunlar çerçevesinde bir koordinasyon kurulması gerekir.   * Siyasi partiler, çocuk mahpuslar ile ilgili önergeleri gündemde tutmanın yanı sıra, bütüncül bir çocuk politikası belirlenmesine odaklanmalı.    *  TBMM'de sunulan soru önergelerinin ve STÖ'lerin yaptığı bilgi edinme başvurularının yasal süresi içinde yanıtlanmadığı göz önünde bulundurulmalı, daha etkin ve etkili bir bilgi edinme mekanizmaları kurmak için destek gerekiyorsa STÖ'ler ile bu konuda iş birliğine gidilmeli."