'Kadın özgürlük mücadelesi, tarihin en güçlü ideolojik derinliğine sahiptir' 2017-11-24 12:39:26   HABER MERKEZİ- NAV-DEM, 25 Kasım dolayısıyla yaptığı açıklamada kadınlara ortak mücadele çağrısında bulunarak, "Kadın özgürlük mücadelesi tarihin en güçlü ideolojik ve teorik derinliğine sahiptir. Bunu da Abdullah Öcalan yaratmıştır. Tarih, Önderliği kadın özgürlüğünün ideolojik ve teorik öncüsü olarak kabul edecektir" dedi.    Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM), 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü vesilesiyle yazılı açıklama yaptı. Eril zihniyetin, Ortadoğu'da yeşeren kadın kültürünün büyümesinin önünü almak için DAİŞ'i yarattığının belirtildiği açıklamada, kadınların özgürlük mücadelesinin buna karşı bir sıçrama yaparak dünya kadınlarına öncülük ettiği hatırlatıldı.    'Tarih, Önderliği kadın özgürlüğünün ideolojik ve teorik öncüsü olarak kabul edecektir'   NAV-DEM açıklamasında, "Kuşkusuz 2014 ve 2015 yıllarında Kürt kadınlarının gerilla mücadelesi dünyayı etkilemiştir. Ancak bugün dünya kadın özgürlük mücadelesini öncü haline getiren, esas olarak kadın özgürlük çizgisinin paradigmasal, felsefi ve ideolojik boyutlarıdır. Kadın özgürlük mücadelesi bugün tarihin en güçlü ideolojik ve teorik derinliğine sahiptir. Bunu da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan yaratmıştır. Tarih, Önderliği kadın özgürlüğünün ideolojik ve teorik öncüsü olarak kabul edecektir" denildi.    'Abdullah Öcalan, kadınların önündeki engeli kaldırdı'   Kürt kadınının özgürlük çizgisinde örgütlenmesi ve pratikleşmesinde Abdullah Öcalan'ın büyük bir payı olduğunun belirtildiği açıklamada, "Sadece ideolojik ve teorik öncülük yapmakla yetinmemiş, Kürt kadınının önündeki bütün engelleri kaldırarak kadını özgür ve demokratik yaşamın deryasına açmıştır. Toplumdaki erkek zihniyeti ve bunun yarattığı olumsuz etkileri hem düşünsel ve ideolojik olarak eleştirerek hem de pratikte ortadan kaldırarak kadının özgürlük çizgisi temelinde örgütlülüğünün gelişmesini sağlamış, bu temelde de siyasal, askeri ve toplumsal alanda kadının etkin hale gelmesi gerçekleşmiştir" ifadeleri ile Abdullah Öcalan'ın Kürt kadını için olan misyonuna dikkat çekildi.    Açıklamanın devamında şu ifadeler kaydedildi:   "Kürt Halk Önderi, özgürlük ve demokrasinin ideolojik, teorik ve felsefik derinliğinin kadın özgürlük gerçeğinde olduğunu ortaya koymuştur. Özgürlüğü de demokrasiyi de sosyalizmi de derinleştiren ve kapsamlılaştıran kadın özgürlük çizgisinin ideolojik ve teorik boyutudur. Bu açıdan kadın bilimi, yani jineoloji esas olarak özgürlük, demokrasi ve sosyalizmin bilimidir. Eğer demokrasi, özgürlük ve sosyalizm öğrenilmek ve anlaşılmak isteniyorsa, kadın bilimi olan jineolojiye ve kadın özgürlük çizgisine bakılmalıdır. Kürt Kadın Hareketi dünyadaki tüm kadınları 'ulus' olarak ele alıyor. Kürt kadınları dünyadaki tüm kadınların ortak iradesini temsil ediyor. Çünkü Kürt kadınları, kadınların bir ulus olduklarına inanırlar.   Her etnik, coğrafi, dini ayrım yapmaksızın; Dominik'te katledilen kız kardeşleri, Amerika'da tecavüze uğrayan kadınları, Paris'ta katledilen Sara, Fidan, Leyla, Afganistan'da yok sayılan kadınları kendilerinden sayıyor ve tüm kadınların acılarını paylaştıkları gibi kazanımlarını da sahiplenip ortak oldular. Kadınlar örgütlendikçe eril zihniyetin yaşam alanları daraldığı için kadına pervasızca yönelim oluyor."   Kadınlar örgütlendikçe erkek aklı küçüldü, yaşam alanları daraldı. Kürt kadınlar, tanrıça kültürünün mirasını sahiplendi. Kürt kadınlar dünya kadınlarının ortak iradesidir. DAİŞ eliyle uygulanan vahşetin kadını yıldırmadığını, tam tersine günden güne büyüyen bir güce dönüştürdüğünü, dünyanın uzun bir süre buna kulağını tıkamış, sadece izlediğini, ancak Kürt halkı ve kadınlarının direnişle körleşmiş gözleri, paslanmış yürekleri ve kelepçelenmiş ağızları açtırdı. Artık tüm dünya Kürtleri, Kürtlerin Rojava'daki direnişini, Kürt kadınlarının cesaretini ve mücadelesini konuşmaktan kendini alamadı. Bunun tek sebebi, şiddete karşı direnmek ve örgütlenmektir."   'Kadınlar ortak mücadelede buluşmalı'   Açıklamanın sonunda kadınlara ortak mücadele çağrısı yapılarak, "İnanıyoruz ki 21'inci yüzyıl kadın özgürlüğünün sağlandığı yüzyıl olacaktır. Bu temelde bir kez daha Kürt kadınının şanlı özgürlük mücadelesini saygıyla, sevgiyle selamlıyor ve Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Dayanışma etkinliklerine güçlü katılımın sağlanmasını istiyoruz" denildi.