Nihat Aydoğan'ın ailesi 3 kuşaktır 'failleri' arıyor 2017-11-25 13:31:50   İSTANBUL - Adalet arayışlarının  661'inci haftasında 23 yıl önce gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan'ın akıbetini soran Cumartesi Anneleri, "Çiçeklerimizi koyacağımız bir mezar, sarılacağımız kemik istiyoruz" dedi.   Cumartesi Anneleri, "Failler belli kayıplar nerede" sloganı ile 661'inci kez Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi.  Kayıpların fotoğrafları ile kırmızı karanfillerin taşındığı eylemde, 23 yıl önce Mardin Midyat'ta gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Nihat Aydoğan'ın faillerinin yargılanmasını istendi. Eyleme Nihat'ın çocukları, 10 yaşındaki torunu Helin ile Özgürlükçü Demokrasi çalışanları katıldı.    Ailenizden biri 5 dakika geç gelse…   Eylemde ilk olarak 1994'te kaybedilen Fehim Tosun'un eşi Hanım Tosun konuştu. 1995 yılında bu meydanda kayıpların bulunması için oturmaya yaptıklarını belirten Hanım, "Bizim buradaki sesimizi tüm dünya duydu ancak bizim hükümet duymadı. Şuan bizim hükümetin Sarraf derdi var onun peşinde düşmüşler kimse bizim kayıpların peşine düşmemiş. Bizim kayıpların peşine düşsenize. Kendinizi bizim yerimize koyun akşam ailenizden biri 5 dakika eve gelmese ne yapardınız?" diye sordu.   Savcı, 'kocanı dağlarda ara' dedi   Daha sonra 23 yıl önce Mardin Midyat'ta gözaltında kaybedilen Nihat Aydoğan'ın eşi Halime Aydoğan konuştu. Eşini aramak için 3 kere savcılığa gittiklerini ancak savcılığın başvuru tarihini 1994 yerine 1993 olarak kayıtlara geçtiğini anlatan Halime, bu duruma itiraz ettiklerinde de savcılıktan, "Kocanı git dağlarda ara" yanıtı aldığını belirtti. 1994'den beri eşinin kemiklerini aradıklarını anlatan Halime, "Biz kemiklerimizi istiyoruz mezar istiyoruz. Bakın evdeki fotoğrafına bu çiçekleri koyuyoruz neden mezarlarına bırakamıyoruz" diye tepki gösterdi. Televizyonda 1980'lerde öldü denilen bir bebeğin ölmediğinin geçtiğimiz günlerde ortaya çıkması üzerine mezarının açılacağını söyleyen Halime, "Biz de mezarımız olsun kemiklerimize sarılalım istiyoruz. Bunu bize neden çok görüyorlar" dedi.   Haftanın basın açıklamasını ise Cumartesi Anneleri'nden Hatice Onaran okudu. Hakikat ve adalet ısrarlarının 661 haftadır sürdüğünü belirten Hatice,  bu hafta ise 23 yıldır akıbeti gizlenen, failleri cezasızlıkla korunan Nihat Aydoğan'ın dosyasında hakikatın açıklanması için bir araya gelindiğini söyledi.     Nihat'ın katledildiğini nüfus cüzdanı örneği alırken öğrendiler   Hatice, Nihat'ın 30 Kasım 1994 sabahı özel tim ve korucular tarafından Mardin Midyat'taki evinden gözaltına alındığını ve oğlu Ferhat dağa gittiği iddiası ile kendisine günlerce işkence yapıldığını söyledi. Hatice, resmi makamların Nihat'ın gözaltına alındıktan 20 gün sonra nöbetçi savcılığa sevk edildiğini belirterek, serbest bırakıldığını iddia ettiğini ancak kendisinden bir daha haber alınamadığını söyledi.    Muhtar itiraf etmek zorunda kaldı   Halime Aydoğan'ın eşi Nihat'ın akıbetinin sorulması için tüm resmi kurumlara başvuru yaptığını söyleyen Hatice, Halime'nin vukuatlı nüfus cüzdanı örneği almak için gittiğinde eşinin nüfus bilgisinde ölü olarak geçirildiğini öğrendiğini ifade etti.  Hatice, "Nüfus iradesine ölüm bildiriminde bulunan köy muhtarı, jandarma komutanının baskısı sonucunda gerçek olmayan bu bildirimi düzenlemek zorunda kaldığını itiraf etti. Aydoğan Ailesi'nin tüm başvuruları sonuçsuz kaldı. Nihat'ı kaybedenler bilinmesine rağmen haklarında soruşturma dahi açılmadı. Siyasal iktidarlar, Nihat'ın kaybedilmesi suçunu da cezasız bıraktı" dedi. Hatice son olarak dönemin başbakanı Tansu Çiller başta olmak üzere tüm yetkililerin yargı önüne çıkarılmasını istedi. Cumartesi Anneleri, bir haftaki sonraki eylemde buluşmak üzere eylemlerini sonlandırdı.