Çukurovalı kadınlar alanları zapt etti 2017-11-25 19:16:25   HABER MERKEZİ - Çukurova kentlerinde 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma günü kapsamında alanlara çıkan kadınlar  ‘mücadeleye devam’ mesajı verdi.    Türkiye ve Kürdistan’ın dört bir yanında sokağa çıkan kadınlar 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü vesilesiyle taleplerini yineledi. Emek sömürünün yoğun yaşandığı Çukurova kentlerinde de sokağa çıkan kadınlar çeşitli etkinlikler yaparak “Şiddetinizle barışmayacağız” mesajı verdi.    Adana    Adana Kadın Platformu 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele ve Dayanışma günü kapsamında Eğitim Sen Şube binasında film gösterimi gerçekleştirdi. Film gösterimi Atatürk Parkı'nda bir araya gelen kadınlara HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş da eşlik etti. " Şiddetinize itaat etmiyoruz. Hayatlarımızdan da haklarımızdan da vazgeçmiyoruz" , " Yaşamak ve yaşatmak için her dilde, her yerden birlikte geliyoruz" pankartlarının açıldığı  açıklamada kadınlar sık sık " İnadına barış, inadına özgürlük", " Yaşasın örgütlü mücadele ", sloganları attı.    Ardından açıklama yapan platform üyesi Sevil Aracı Bak, "Yeni rejimi biz kadınlara mutlak itaati dayatıyor. Kadın kazanımlarını hedef alan düzenlemeler,  kadınların rızası olmadan  zorla yasalaştırılıyor" dedi.   Kadınları söz, yetki ve karar mekanizmalarından dışlayan, toplumdan soyutlayan uygulamalara karşı kadınlar olarak seslerini yükseltmeye, isyanı büyütmeye devam edeceklerini belirten Sevil, "Buyurduğunuz itaati reddetmeye ve düşlerini kurduğumuz eşit ve özgür yaşamın gerçekleşmesi  için mücadeleye kararlılıkla devam edeceğiz" diye konuştu.    "Düşlerimizin peşindeyiz " diyen Sevil, taleplerini şöyle sıraladı:   *Kadın cinayetlerini durdurmak için   * Tacize ve tecavüze, haksız tahrik indirimine son vermek için   * AKP'nin kadın düşmanı politikalarına dur demek  için   * Güvencesiz, kayıt dışı, kölece çalışmaya hayır demek için   * Nefret suçlarına dur demek için   * OHAL’in son bulması için   * Laik-seküler yaşamı savunmak için   * Savaşa karşı onurlu bir barış inşa etmek için   * ‘Emeğimiz, bedenimiz , kimliğimiz bizimdir’ demek için ,haklarımızı ve hayatlarımızı elimizden almak isteyenlerden hesap sormaya devam edeceğiz.   Ardından söz alan HDP'li milletvekili Meral Danış Beştaş da kadın katliamlarına ve şiddete dikkat çekerek, "AKP iktidarı döneminde kadına şiddet bin 400 arttı. Mücadeleye ve sokaklarda olmaya devam edeceğiz" dedi.    Açıklama halaylarla son buldu.   Mersin   Mersin'de 25 Kasım Kadına yönelik şiddette karşı mücadele gününde CHP Kadın kollarının çağırısı ile kadınlar CHP Mersin il örgütünün önünde bir araya geldi. Mor zincir oluşturan kadınlar buradan Özgür Çocuk Parkı’na yürüdü.  CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Fatma Köse şiddette karşı örgütlenerek mücadele etmeninin gerekliliğinden bahsetti. Fatma, atılan her adımın kadınların yaşam alanlarını yok ettiğini belirterek, hükümetin kadınlardan korktuğunu  dile getirdi.    Yapılan açıklama  alkışlar ve ıslıklarla son buldu.   Mersin Kadın Platformu çağrısıyla yine Özgür Çocuk Parkı’nda bir araya gelen kadınlar da “AKP iktidarı da kadınlardan korkmaktadır. Çünkü biliyor ki kadınların özgürlük mücadelesi kendi iktidarlarını sarsacak en önemli toplumsal güçtür" dedi.   Hatay   Hatay Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolaysıyla HDP İstanbul milletvekili Filiz Kerestecioğlu ve Mor Çatı gönüllüsü avukat Meline Çilingir katılımıyla Hatay Büyükşehir Şehir Belediyesi nikah salonunda  "Kadın şiddetine hayır" konulu panel düzenledi.   Salona, "Bağır herkes duysun kadına şiddet son bulsun" ve "Erkek devlet şiddetine karşı susmuyoruz, korkmuyoruz. İtaat etmiyoruz" pankartı ve "Öldüren sevgi istemiyoruz" ve "Katledilen kadınlar isyanımızdır" dövizleri asıldı. Panel kadınlar şiddetle ilgili bir skeç sergiledi. Skeç ardından kadınlar, katledilen kadınlar şahsında bir dakikalık saygı duruşunda bulundu.    Şiddet türlerinden söz eden Meline, şiddetin toplumlar arasında farklılık gösterdiğini söyledi. Cinsel, fiziki, psikolojik ve ekonomik şiddet çeşitlerinin olduğunu belirten Meline, kadınların bu tip şiddetlere maruz bırakıldığını dile getirdi. Meline, mülteci kadınların hiçbir haklarının olmadığını ve mülteci kadınların hakları için mücadele etmesi gerektiğini vurguladı.    Ardından söz alan HDP İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu dünyada yaşanan tüm savaşların en fazla mağduriyetini yaşayan kesimin kadın ve çocuklar olduğunu söyledi. Filiz, kadınların ve çocukların her dönemde mülteci olduğunu ve ırkçılığında yalnızca kadın eli ve dayanışmasıyla son bulacağını ifade etti.    Panel soru ve cevap bölümü ile son buldu.   Hatay Kadın Platformu üyesi kadınlar da Künefeci Caddesi üzerinde bir araya gelerek, basın açıklaması düzenledi. Kadınlar, yaptıkları açıklamada haklarına ve hayatlarını sahip çıkacaklarını haykırdılar.     Etkinlik müzik dinletisi ile çektikleri halaylarla son buldu.   İskenderun   İskenderun Kadın Platformu, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele ve Dayanışma Günü dolaysıyla 4 Nolu Belediye Tesisleri önünde basın açıklaması düzenledi. "Erkek devlet şiddetine karşı isyandayız.  Özgürlük ve barış için sokaklardayız" pankartının açıldığı açıklama da İskenderun Kadın Platformu adına Hülya Ateş konuştu. Kadınların dünyanın dört bir yanında toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, ayrımcılığa, ataerkil toplumsal şiddete, aile içi şiddete, savaşa, militarizme, ırkçılığa ve faşizme karşı kadın dayanışmasını ördüğünü belirten Hülya, kadınların her alanda sesini yükselttiğini vurguladı.    Antalya    Antalya Kadın Platformu Muratpaşa Cumhuriyet meydanında bir araya geldi. Kadınlar, "Kadın düşmanı yasalarınıza, yasaklarınıza, şiddetine karşı isyandayız" pankartı açarken, Kürtçe ve Türkçe yazılı olan "Kadın yaşam özgürlük", "Susma sokakta tecavüz var", "Kadına yönelik şiddet engel tanımıyor" dövizleri taşıdı. Kadınlar, zılgıtlar eşliğinde “Jin jiyan azadi” sloganları attı.    Halkların  Demokratik Partisi  (HDP) Kadın Meclisi adına konuşan Rafiye Akkaya, "Kadınlar en çok tanıdıkları tarafından öldürülüyor. Çoğu zaman bu bir koca olurken, bazen bir oğul bazen bir amca bazen bir sevgili olarak karşımıza çıkıyor. Çalışan kadınlar işyerlerinde, ev emekçisi kadınlar evlerinde emek sömürüsüne maruz bırakılıyor” dedi.   Ucuz emek gücü olarak görülen, kayıt dışı istihdam edilen, kriz anında işten ilk atılacaklar listesinin başında olan kadınlar kendi hayatlarına yabancılaştırarak kamudan uzaklaştırılıp evlere hapsedildiğini ifade eden Rafiye, şiddeti uygulayanların yüzlerinin sürekli değiştiğini ancak zihniyettin aynı olduğuna dikkat çekti.   Kadınlar zılgıtlar ve şarkılar eşliğinde çekilen halaylar ve sloganlarla sonlandırdı.