Nuriye Gülmen davasında tahliye talebine red 2017-11-27 17:00:43   ANKARA-KHK  ile ihraç edildiği işine geri dönmek için başlattığı açlık grevinin 264'üncü günündeki Nuriye Gülmen'in tutuklu olarak yargılandığı davada savcının tahliye talebi reddedildi.   Açlık grevi eyleminin 264'üncü gününde  olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın yargılandığı davanın 5. duruşması Ankara 19. Ağır Ceza Mahkemesinde verilen öğlen arasının ardından devam etti. Sincan Cezaevi Kampüsünde bulunan duruşma salonunda görülen davanın öğlen arasından sonraki oturumunda Nuriye gülmen tanık beyanlarına ilişkin konuştu.Nuriye, "Tanık beyanlarına ilişkin bir diyeceğim yok. Daha sonra tahliye talebime ilişkin söyleyeceklerim olacak" dedi.   'İktidar yargıyı kullanıyor'   Ardından söz alan Avukat Ümit Büyükdağ, "Prometheus ateşi bilginin kaynağını insanlığa verdiği zaman tanrılar tarafından cezalandırıldı. Nuriye ve Semih'in direnişi de buna benziyor. Tüm toplumu çaresizleştiren bir karanlığa karşı ateş oldu ve iktidar sahipleri Nuriye ve Semih'i cezalandırmak istedi. Tıpkı tanrıların yaptığı gibi bu ateşle direkt yüz yüze gelmek istemeyen iktidar. yargıyı kullandı" dedi.   'İçişleri Bakanlığı müdahale etti'   Nuriye'nin avukatı Nazan Betül Vangölü Kozağaçlı ise,  yargılama aşaması boyunca yargıya müdahale edildiğini söylediklerini ifade etti. Savcının öğleden önce verdiği tahliye yönündeki mütalaasına işaret eden Betül, "Buna sevinmemiz mi gerekiyor? Bu tutukluluğun sonlandırılması bir zorunluluktur. Nuriye ve Semih'in başlattıkları eylem sonrası tutuklanmaları, her birinin pazarlık konusu yapılmış olması oldukça trajik. İçişleri Bakanlığı'nın bu davaya müdahalesi zaten ortada. Henüz tanık dinlenmeden tanığın söylemlerine yakın bir konuşmayı Meclis'te yaptılar" şeklinde konuştu.   'Bu bir çadır tiyatrosudur'   Gülmen'in avukatı ve KHK ile kapatılan YARSAV Başkanı Ömer Faruk Eminağaoğlu, hukukun üstünlüğünün sağlanmasının elzem olduğunu söyleyerek, "Burada yargılama mı yapılıyor, çadır tiyatrosu mu?" diye sordu. Ömer Faruk, "Duruşmaları, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça Sincan Cezaevinde bulunduğu için cezaevindeki duruşma salonuna aldınız. Ancak bakıyoruz son iki duruşmada Semih tahliye olmuş, Nuriye Numune Hastanesi'nde, neden hala burada dava görülüyor" sorusunu yöneltti ve mahkemenin duruşmayı toplumdan kaçırdığını, duruşmanın hapishaneden çıkamadığını belirtti.   'Tedavimi benim seçtiğim hekimler yapsın'   Nuriye Gülmen tahliye taleplerine ilişkin söz istedi. Henüz savunma yapmadığını söyleyen Nuriye, "Savunmamı etkin bir şekilde yapmak için tahliye edilip huzurda savunma yapmak istiyorum. Buna ek olarak bu hafta OHAL komisyonunun ilk kararını vermesi bekleniyor, vereceği ilk kararın Semih ve benim kararım olması bekleniyor. Eğer işime iade edilirsem tedavi sürecimi burada değil dışarıda ailemin gözetiminde kendi seçtiğim hekimler aracılığı ile yapılmasını istiyorum" şeklinde konuştu.   Numune Hastanesi'nde 'muhallebi' işkencesi    Kendisine Numune Hastanesi'nde muhallebi ve komposto verildiği söyleyen Nuriye, "Bana burada muhallebi vermeye kalktılar, bunun bir saygısızlık olduğunu kendilerine söyledim. Saygı çerçevesinde olmadığını düşünüyorum. Açlık grevinin bu evresinde benim muhallebi almam durumunda ölümle sonuçlanabilecek ihtimaller ortaya çıkar. Bana bu halde muhallebi vermek isteyenler tedavi sürecimde neler yapabilir? Burada yaşadığım, çok olumsuz işkenceye dönüşen tecrübelerden sonra kesinlikle Numune Hastanesinde tedavi olmak istemiyorum. Kaçabilecek durumda olmadığıma, delil karatma ihtimalimin olmadığına göre tahliyemi talep ediyorum" ifadelerinde bulundu.    Kuvvetli suç şüphesi varmış!   Karar için duruşmaya ara veren mahkeme heyeti, tahliye talebini,  "kuvvetli suç şüphesi" iddiasıyla reddetti. Duruşma, 1 Aralık'a ertelendi.