Kadın Zirvesi’nden: Derdimiz siyaset üstü! 2017-12-01 16:44:00   İSTANBUL - Eşitlik ve Kadın Zirvesi ikinci gününde pek çok önemli konu başlığı ile devam etti. Zirvede konuşan Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, “Aile Bakanlığı’nda kadınlar için çarklar dönmüyor ve işlemiyor. Biz bakanlığa rağmen bu çarkları bir üst devreden çevirmeye çalıştık. Bizim derdimiz siyaset üstü bir dert” dedi.    İstanbul'da düzenlenen "Eşitlik, Adalet ve Kadın Zirvesi" ikinci gününde Bakırköy’deki WOW Otel'de devam etti. “Evrensel haklarımızdan hukukta ne kadar geriye kaldık” başlıklı oturumla başlayan zirveye, çok sayıda kadın örgütü temsilcisi katıldı. İlk oturumun moderatörlüğü Gazeteci Göksel Göksü yaptı. Oturumda, Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği Aktivisti Şehnaz Kıymaz Bahçeci, Kadın Adayları Destekleme Derneği ve Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, Avukat Nazan Moroğlu yer aldı.    'Müftülük yasası' neye yol açacak?   Avukat Nazan Moroğlu, kamuoyunda ‘Müftülük yasası’ olarak bilinen yasanın medeni hukuku derinden yaraladığını belirtti. Müftülük yasası ile birlikte sağlık desteği almadan doğum yapıldığında herhangi birinin gidip ‘bu çocuk benim’ diyebileceğine dikkat çeken Nazan, “Bu ibare ile birlikte tecavüze uğramış ya da çocuğun gerçek ailesi olmayanlar o çocuğa sahip olabilir ve bunun sonuçlarının bize neler getireceğini bilemiyoruz” dedi.   'Müftü nikah kıyarsa boşayabilir de'   Son dönem yaşanan gelişmeler ile birlikte artık medeni hukuktan bahsedilemediğini söyleyen Nazan, “Medeni haklardan bahsetmeden kadın haklarından bahsetmek mümkün değil” dedi. Müftülük yasasının ardından iktidarın boşanmalarda arabuluculuk uygulamasını getirmeye çalıştığını aktaran Nazan, “Arabuluculuğu herhangi bir kamu görevlisi yapabilir yani müftü nikah kıyarsa boşayabilir de. Bunun bizden neler çalacağı ortada. Bu durumu ancak kadınlar ortadan kaldırabilir” diye konuştu.    'Gücü elde etmek isteyen yöneticiler ilk kadınlara saldırıyor'   Uluslararası mekanizmalarda kadın hakları için önemli girişimler yaşandığına dikkat çeken, Kadının İnsan Hakları-Yeni Çözümler Derneği aktivisti Şehnaz Kıymaz Bahçeci ülke yönetimindeki erkeklerin güç elde etmek için ilk önce kadınlara saldırdığını belirterek, “Yöneticiler gücü elde etmek istiyorsa ilk saldırdığı kadın oluyor maalesef. Biz tüm bu saldırılara karşı çok güçlüyüz. Türkiye kadın savunucuları dünya üzerinde büyük ağlara sahip” dedi.   '16 yıldır AKP’nin makul kadın tanımı arayışı var'   Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu Başkanı Canan Güllü, medeni hukukla kadınların kadın haklarının 1917’de verildiğini hatırlatarak, “1917 aile kanunu vardı bu ülkede. Kadın istemezse zorla evlenemeyecekti! Yüzyıl sonra müftülük yasasını tartışır hale gedik” dedi.   Canan da AKP iktidarının güçlenebilmek için kadınlar üzerinden  baskı kurduğunun altını çizerek “16 yıldır AKP’nin ‘makul kadın’ tanımı arayışı var. Bu tanım üzerinden bizi yok etmeye çalışıyor. Dayatma unsuru olarak kadını kullanıyor. Hükümetin ailede güçlenen kadın ile ilgili korkusu var. Kadınlar sokaklara çıkmaya başladı ve güç kazandı” diye konuştu.   'Kadın örgütlü olduğunda geri adım attırabilir’   Türkiye’de yaklaşık 150 kadın derneği olduğunu söyleyen Canan, “Bugün kadın örgütü sahada sesimizi yükseltmeye başladık. Kadın örgütlü olduğu zaman geri adım attırma gücüne sahip” diye belirtti.    'OHAL ile kadın örgütleri kapatıldı'   Kürdistan’da yaşanan şiddetin ardından OHAL’in ilan edilmesi ile birlikte kadın derneklerinin kapatıldığını hatırlatan Canan, “OHAL ile birlikte Doğu’da birçok kadın örgütü kapatıldı bu da kadınların yaşamını olumsuz yönde etkiledi. Biz buradan destek olmaya çalışıyoruz ama bu yeterli değil. Aile Bakanlığı’nda kadınlar için çarklar dönmüyor ve işlemiyor. Biz bakanlığa rağmen bu çarkları bir üst devreden çevirmeye çalıştık. Bizim derdimiz siyaset üstü bir dert” dedi.   Gazeteci Nevşin Mengü moderatörüğünde gerçekleşen "Eşitlik ve Adalet İçin Yerel Yönetimler" başlıklı oturumda Bakırköy, Maltepe ve Avcılar ilçelerinin belediye başkanları yer aldı. Yerel yönetimlerin konuşulduğu oturumda kadınların belediyelerde  karar mekanizmalarına nasıl dahil edildiği soruldu. Başkanlar sorumlu oldukları belediyelerde kadınlara yönelik çalışmaları anlattı.    Ardından 3'üncü oturuma geçildi. Gazeteci Şirin Payzın'ın modere ettiği "Eşitlik ve Adalet İçin Kadın Politikacılar" başlıklı oturumda CHP Tekirdağ Milletvekili Candan Yüceer, Eski Amasya Demokrat Sol Parti (DSP)  Milletvekili Gönül Saray, Kadın Adayları Destekleme Derneği’nden  (KADER) Nuray Karaoğlu ve eski Devlet Bakanı Önay Alpog konuşmacı olarak yer aldı.   'Kadınların 'Ben de varım' demesi mümkün olmuyor'   İlk olarak konuşan Candan Yüceer kadınların eşitsizliğe rağmen mücadele ettiğini belirterek, “Kadınların her yerde ‘ben de varım’ demesi, karar verme organlarında etkin olabilmesi, özel hayatlarında mutlu olabilmesi, çalışma hayatlarında başarılı olabilmesi mümkün olmuyor. Adaylaşma sürecinden sonuna kadar giden süreç Türkiye’deki kadınların yaşadığı eşitsizlik gerçekliğiyle bağdaşmıyor ama maalesef bu Türkiye siyasetinin sorunu" ifadelerine yer verdi.    'Ellerinde sihirli değnek yok'   Dünyada kadınların da eşit derecede yer aldığı yönetimlerin olduğuna dikkat çeken Candan "Ellerinde sihirli değnek yok. Biz ayrıcalık istemiyoruz. Hak ettiğimizi istiyoruz. Özel önlemlerle bu yapılabilecek bir şey. Adaletin olmadığı yerde eşitlikten söz edilemez. Fakat öyle bir ortamdayız ki ihtiyaç dahilinde olan kanun tekliflerimiz bile reddediliyor" diye konuştu.   Candan siyasetteki kadın  kotasına  dair  "Kota parti tüzüğünde var ama rakamlar uygulanmadığı takdirde nasıl bir yaptırım uygulanacağı tüzükte yok" ifadesini kullandı.   Türkiye siyasetine ‘erkekler kulübü’ benzetmesi   Kadınların siyasete katılımında partilerin rolü üzerine konuşan Nuray Karaoğlu "Dünyada temsil oranı yüzde 23,4; Türkiye’de yüzde 14. Türkiye siyaseti ‘erkekler kulübü’ şeklinde dizayn edilmiş bir yapıya sahip. Sürdüğünüz rujun, giydiğiniz kıyafetin şekline kadar sizinle uğraşılıyor. Oysa bir erkeğin bacaklarını açarak oturması, kahverengi takım elbise giymesi konuşulmuyor” dedi.    'Önce kotayı eşitlemek için çalışmak gerekiyor'   Seçimlerde kadınların güçlü çalışmalar yürüttüğüne dikkat çeken Nuray "Kadınlar çalışıyor, erkekler seçiliyor. Böyle ortamda kotanın bile tartışılmaması gerekiyor çünkü eşitsiz bir yarışa başlanılmış olur. Onun için önce o kotayı eşitlemek için çalışmak gerekiyor” diye belitti.    Gönül Saray da 30 senedir sivil toplum faaliyetlerinde aktif olarak yer aldığını hatırlatarak "Bunca zamandır konuştuğumuz şeyleri tekrar etmek istemiyorum. Artık mücadele, artık örgütlülük ve genel başkanları sıkıştırmak, vuruşa vuruşa hakkımızı almak ve korkusuzca konuşmak gerekiyor" dedi.   ‘HDP sayesinde…’   Gönül "Ben Meclis’te hamile bir kadın meclis başkanı görmeden ölmek istemiyorum. HDP’yi sevmiyor olabilirsiniz ama Meclis’te kadın oranı yüzde 14 ise bu benim gurur duyduğum CHP sayesinde olmadı. AKP sayesinde de olmadı. Bu HDP sayesinde oldu" dedi.   “Eşitlik ve Adalet İçin Eylem Planı Çalışma Grupları" kısmına ise ayrı ayrı çalışma grupları kurularak sorunlar ve çözüm önerilerini tartışıldı.