‘Hasta tutsaklar gün be gün ölüme yaklaşıyor’ 2017-12-02 09:07:54   Habibe Eren   ANKARA - HDP Batman Milletvekili ve Hukuk Komisyonu üyesi Ayşe Acar Başaran OHAL ile birlikte cezaevlerinde işkence ve hak ihlallerinin ciddi boyuta ulaştığını belirterek “Birçok hasta tutsak cezaevinde ölümü bekliyor. Cezaevinde tedavi görme olasılığı olmayan, tek başına hayatını idame ettiremeyen yüzlerce hasta tutsak var. Nasıl oluyorsa ATK tutsaklara ‘Cezaevinde kalabilir raporu’ veriyor? Tutsaklar bu kararlarla gün be gün ölüme yaklaşıyor” dedi.   15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile birlikte tutsaklara, başta işkence olmak üzere insanlık dışı muamele ve onur kırıcı uygulamalar dayatılıyor. Keyfi engellemelerle birçok hakkı gasp edilen tutsaklar, hiçbir etkinlikten yararlanamazken sevk adı altında sürgünlere maruz bırakılıyor. HDP Hukuk Komisyonu üyesi ve Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran OHAL ile birlikte  cezaevlerinde artan hak ihlallerini değerlendirdi.   ‘Cezaevlerinin açılması sürecin devam edeceğini gösteriyor’   Türkiye’de cezaevlerinde yaşanan bu uygulamaların süreçle alakalı olduğunu söyleyen Ayşe,  cezaevinde dayatılan uygulamaların dışarıda yapılan uygulamaların paralelinde geliştiğini ifade etti. Sürecin yakıcı olduğunu ve OHAL koşulları ile birlikte cezaevlerine yaklaşımın giderek kötüye gittiğini vurgulayan Ayşe, “İnsanların çok basit şeylerden gözaltına alınıp tutuklanması, cezaevlerindeki doluluk oranının tarihteki en yüksek seviyeye ulaşması ve buna karşın iktidarın hâlâ yeni cezaevi müjdeleri vermesi süreci böyle yürüteceklerine dair mesajdır” dedi.   ‘HDP’li vekillere cezaevi ambargosu var’   Ayşe, özellikle OHAL uygulamaları ile beraber aile ve avukat görüşlerinin kısıtlandığını ve tutukluluk oranında ciddi bir artış olduğunu belirtti. Adalet Bakanlığı’nın ‘takdir’ hakkını kullanarak HDP milletvekillerinin cezaevlerine gidişini engellediğini ifade eden Ayşe, “Bize karşı cezaevi ambargosu var. Hiçbir şekilde görüş yapamıyoruz. Oradaki koşulları denetleme gibi bir şansımız da olmuyor. Tamamen iktidarın denetiminde olan cezaevleri bir ‘terbiye’ ve ‘hizaya getirme’ alanı oldu” şeklinde konuştu.   ‘Kararları cezaevi yönetimi tek başına almıyor’   Cezaevlerinde sevk adı altında sürekli olarak sürgünlerin yaşandığını ifade eden Ayşe, “Mesela; bir tutsak ailesine yakın başka bir cezaevine sevkini istediği zaman ailesine en uzak noktaya sürgün ediliyor. İktidar, ‘cezaevlerindeki koşulları nasıl zorlaştırabiliriz?’ üzerinden bir politika yürütüyor“  dedi.  Bu kararları cezaevi yönetiminin tek başına almadığına dikkat çeken Ayşe, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Cezaevlerinde siyasi tutsakların iradesini kırmaya yönelik uygulamalar var. Bunun yanında cezaevlerinde anneleri ile kalan birçok çocuk var. Hiçbir zaman bir cezaevi çocuğa uygun olamaz. Uluslararası kanunda tutuklama en son verilmesi gereken bir tedbirdir normalde; ama Türkiye’de bu durum böyle olmuyor. Tutsaklara, çocukları ile beraber şehir şehir dolaştırılıp eziyet uygulanıyor. Ya da tutsaklar çocuklarından ve ailelerinden binlerce kilometre uzağa sürgün ediliyor.”   ‘Bir çok hasta tutsak cezaevinde ölümü bekliyor’   Son dönemde ciddi hak ihlalleri ile gündeme gelen Tarsus ve Elazığ Cezaevleri’nin işkence ve kötü muamelede merkezileştirildiğini belirten Ayşe, “Özellikle kimlik dayatması, ayakta sayım yaptırılması ve tekmil verilmesi cezaevlerindeki uygulamaların ne boyuta ulaştığının göstergesidir” ifadelerini kullandı. Türkiye tarihi açısından baskıcı bir dönem yaşandığını; şu an cezaevlerinde yapılan uygulamaların 80’li dönemlerdeki Diyarbakır Cezaevi’ni andırdığını vurgulayan Ayşe, şöyle konuştu: “Çözüm sürecinde konuşulan belli bir noktaya getirilen hasta tutsaklar meselesi bugün daha ciddi boyutlara ulaşmıştır. Birçok hasta tutsak cezaevinde ölümü bekliyor. Cezaevinde tedavi görme olasılığı olmayan, tek başına hayatını idame ettiremeyen yüzlerce hasta tutsak var. Nasıl oluyorsa ATK, ‘Cezaevi’nde kalabilir raporu?’ veriyor. Tutsaklar bu kararlarla gün be gün ölüme yaklaşıyor. Tutsakların durumu cezaevlerinde ciddileşirken, diğer tutsaklar da hasta tutsaklara bakmak zorunda bırakılıyor. Hasta tutsaklar revire dahi çıkartılmıyor.”   ‘Aile görüşleri dahi engelleniyor’   Cezaevlerinde yapılan bu uygulamaların kabul edilemez olduğunu her alanda dile getirdiklerini belirten Ayşe, “Çözüm üretmek amacıyla bütün kanalları zorluyoruz; ancak zamanla bekletilen bir pozisyona getiriliyor durum. Son süreçte tutsakların aile görüşleri dahi çeşitli bahanelerle engelleniyor” şeklinde konuştu.