Cumartesi Anneleri'nin 662'nci eyleminde Tahir Elçi anıldı 2017-12-02 14:01:20   İSTANBUL - Cumartesi Anneleri 662'nci kez bir araya geldikleri Galatasaray Meydanı'nda 26 yıl önce gözaltında kaybedilen İbrahim Demir, Agit Akipa'nın failleri sorarak, dosyanın avukatları Tahir Elçi'yi andı.    Her hafta olduğu gibi bu hafta da "Failleri belli, kayıplar nerede" yazılı pankart açan ve üzerine karanfiller bırakan Cumartesi Anneleri, kayıpların fotoğraflarını taşıdı. Bu haftaki eyleme, Tahir Elçi'yi anmak için bir araya gelen avukatlar ve milletvekilleri de katıldı. Tahir Elçi'nin eşi Türkan Elçi'nin de yer aldığı eyleme, HDP İstanbul milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Garo Paylan ve CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal da cüppeleri ile katıldı. İlk sözü 1980'de kaybettirilen Hayrettin Eren'in ablası İkbal Eren aldı. İkbal, "Tahir Elçi faili meçhul cinayetlerin peşinde koşarken,  barış isterken,  bu coğrafyada silahlar gömülsün dediğinde katledildi.  2 yıldır failleri bulunamadı. Sözüm ona onca polisin içinde, faili bulunamadı ama" diye konuştu.   'Tahir'in faili de meçhul'   Tahir Elçi'nin katledilmesinin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen hâlâ dosyasının açılmadığını hatırlatan İkbal, "Failleri bulunamadı.  Biz 37 yıldır adalet istiyoruz demek ki bu bir devlet politikası. Elçi ailesinin bizden tek farkı çiçek koyacak bir mezarları var. Bunun dışında bir fark yok. Tahir Elçi'ye de bizim gibi dosyası açılmadı,  faili meçhul" diye konuştu.   'Adalet ararken katledildi'   Ardından Agit Akipa'nın oğlu Fehmi Akipa söz aldı. Fehmi, Tahir Elçi'nin babasının dosyasının avukatı olduğunu belirterek, "Adalet ararken katledildi.  26 yıldır adalet diyoruz" dedi. Tahir Elçi'nin adalet, barış için mücadele ettiğini kaydeden Fehmi, ne olursa olsun mücadele etmeye devam edeceklerinin altını çizdi. Fehmi, "Umutluyuz,  barış kazanacak, biz görmezsek de çocuklarımız yarınlarımız bunu görecek" diye ifade etti.     '26 yıldır bu acının takipçisiyiz'   İbrahim Demir'in ailesinin İdil'den yolladığı mektup okundu. Mektupta şu sözlere yer verildi: "Biz o zaman daha çocuktuk büyüdük ve şuan çocuklarımız var. 26 yıldır biz bu acının takipçisiyiz. Şimdi de bu acıyı çocuklarımıza miras bırakıyoruz. Ölüm, hayatın bir gerçekliğidir ama bizim yaşadığımız bizim ölümler, kayıplar bir gerçeklik değil bir zalimlik, bir acımasızlık ve vicdansızlıktır. Öldürülen, kaybedilen, sevdiklerimizin katledildikleri yetmiyormuş gibi adeta alay eder gibi kayıtlara "faili meçhul" olarak geçirilmesi bizler açısından ayrı bir yara, ayrı bir acıdır. Bunlar faili meçhul cinayetler değil failleri belli cinayetlerdir. Yatağında ölmek bu coğrafyada az görülen bir olay, Azrail'in keyfine diyecek yok doğrusu, görevini eli kanlı cellâtlara devretmiş,  daha iki yıl önce Tahir Elçi de olduğu gibi. Barışın elçisi ve bu davanın avukatı olan Tahir Elçi yine aynı oyunla katledildi. Tahir Elçi babamın davasının da avukatıydı. Onun kaderi de babama benzedi. İkisi aynı kaderi paylaştılar. İkisinin de faili ayni. Daha önceki cellatları korudukları gibi Tahir Elçi'nin de cellatlarını koruyorlar."   'Somut ilerleme kaydedilmedi'   Eylemde bu hafta basın açıklamasını Cumartesi İnsanı Maside Ocak okudu. Maside, eylemlerinin 662. haftasında İbrahim Demir ve Agit Akipa'nın gözaltında kaybedilişinin 26'ncı yılı ve onların avukatı Tahir Elçi'nin katledilişinin 2'inci yılı vesilesiyle buluştuklarını kaydetti.  Maside, "26 yıldır cezasız bırakılmış, failleri korunmuş ve avukatı katledilmiş bir gözaltında kayıp dosyası ile kamuoyunun karşısındayız. Müvekkilden vekile devrolan bu kanlı tarihe insanlık adına, vicdan ve adalet adına itirazımızı yükseltmek için Galatasaray'dayız" dedi.   Maside sözlerini, "Gözaltında kaybedilen sevdiklerimizin ve katledilen avukatlarımızın hukuktan ve adaletten uzak görülen hukuk davalarındaki hüküm, aslında Galatasaray'da kuruluyor. Ve hiç şüphe yok ki bu hükümler insanlığın vicdanında ve tarihte hak ettikleri yeri alacak" diye sürdürdü.   İbrahim Demir ve Agit Akipa'nın hikayesi   Ardından İbrahim Demir ve Agit Akipa'nın hikayelerini anlatan Maside sözlerini şu şekilde sürdürdü: "36 yaşındaki İbrahim Demir ve 39 yaşındaki Agit Akipa, Şırnak'ın İdil ilçesine bağlı Çukurlu (Xenduk) Köyü'nde yaşıyordu. Agit Akipa aynı zamanda köyün muhtarıydı.  Köylüler üzerinde ağır bir koruculaştırma baskısı vardı. Bu ortamda İbrahim Demir ve Agit Akipa defalarca gözaltına alındı, ağır işkence gördü. 12 Aralık 1991 tarihinde İbrahim Demir ve Agit Akipa İdil'den köye dönmek için diğer köylülerle birlikte traktöre bindiler. Traktör yolda askerler tarafından durduruldu. İbrahim Demir ve Agit Akipa traktörden indirildi. Dargeçit Anıtlı Tabur Komutanlığına bağlı Ağaçlı mezrasında bulunan Piyade Bölük Komutanı ve askerleri tarafından gözaltına alındılar.   Traktördeki diğer kişiler köye ulaşınca durumu ailelere anlattılar. Jandarma karakoluna giden ailelere, Karakol Komutanı "Onları hiç görmedik" dedi. Bir asker gizlice aileleri "mağaralara gidin" diye yönlendirdi. Bölgeyi köylülerle birlikte karış karış arayan aileler, 13 Aralık 1991 günü girişi taşla örülerek kapatılmış bir mağarada kayıpların cansız bedenlerine ulaştı. Gözleri ve elleri bağlanmış halde bulunan İbrahim Demir işkence edilerek, Agit Akipa da başından silahla vurularak öldürülmüştü."    Dava Tahir Elçi tarafından AİHM'e taşınmıştı   İbrahim Demir ve Agit Akipa dosyasının kaybedilmek istendiğini söyleyen Maside, "26 yıldır yürütülen soruşturmalardan bugüne kadar bir sonuç alınmadı. Dava ailelerin avukatı Tahir Elçi tarafından 2012 yılında AİHM'e taşındı" dedi. Maside, kayıpların yerel sorumlularını saydıktan sonra, "İbrahim Demir ve Agit Akipa'nın kaybedilmesinden Süleyman Demirel'in Başbakan, İsmet Sezgin'in İçişleri Bakanı olduğu 49. hükümet ve dönemin Genel Kurmay Başkanı Doğan Güreş sorumludur" dedi.