Ağrı'daki sığınma evi gizlilik ilkesini ihlal mi ediyor? 2017-12-14 09:05:10   Duygu Erol    ANKARA - Bir dönem Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bağlı sığınma evinde kalan kadınlar,  gizlilik ilkesinin ihlal edilerek bilgilerinin kendilerine şiddet uygulayan yakınlarına, eşlerine, babalarına verildiğini iddia etti. Ağrı’da bu tür birkaç olayla karşılaştıklarını belirten HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ise kadınların can güvenliğini sağlamakla yükümlü kurumların asıl görevlerini unutarak ‘arabuluculuk’ yaptığına dikkat çekti.    5 Ocak 2013 tarihinde Resmi Gazete'de yayınlanan "Kadın Konukevlerinin Açılması ve İşletilmesi Hakkında Yönetmelik" başlığı altında sığınma evlerine ilişkin gizlilik ilkesinin kapsayıcılığı açık bir şekilde belirtiliyor. Yönetmeliğe göre şiddet, tehdit, hayati tehlike gibi durumlardan kurtulmak için Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne başvuru yapan ve sığınma evine yerleştirilen kadınların kaldıkları yerler, iletişim bilgileri, adres bilgileri gizlidir ve paylaşılması suç sayılıyor. Buna karşın Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bağlı sığınma evinde kalan kadınlar gizlilik ilkesinin ihlal edildiğini ve bilgilerinin kendilerine şiddet uygulayan yakınlarına verildiğini iddia etti.    Bilgilerinin paylaşıldığını iddia ettiler   Sığınma evlerinde çalışanları bağlayan sorumluluk ve yükümlülükler açık bir şekilde belirtilirken geçmişte çeşitli nedenlerle Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'ne bağlı sığınma evlerinde kalan kadınlar kendileri hakkındaki bilgilerin şiddet failleri ile paylaşıldığını ve kendi imkânları ile il dışına çıkmak zorunda kaldıklarını iddia etti. Bilgilerinin kendilerine şiddet uygulayan failler ile paylaşılmasının ardından farklı yerlerde ikamet etmeye başlayan kadınlar Ağrı'daki kurumların sığınma ve koruma talep eden kadınlar ve çocuklar için güvenli olmadığını öne sürdü.    'Bilgilerim ailem ile paylaşıldı'   Aile bireyleri tarafından şiddete maruz bırakılan ve Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü'nce sığınma evine yerleştirilen D. isimli bir kadın yaşadıklarını şöyle anlattı: "Ben ailemden şiddet gördüğüm için darp raporu alarak evden çıktım ve polisler tarafından bir sığınma evine yerleştirildim. Bir süre orada kaldım. Zaten sığınma evinin şartları çok kötü. Ama bir yakınım tarafından ailemin nerede kaldığımı öğrendiğini duydum. Ağrı küçük bir yer ve herkes birbirini tanıyor. Ağrı Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü benim ile ilgili bilgileri ailem ile paylaşmış. Ben hemen kendi imkânlarım ile oradan ayrıldım. Bir yakınımın yanında kaldım. Bu yer de deşifre olunca Ağrı’dan kaçtım. Şimdi kadınların ve kadın kurumlarının desteği ile başka bir yerde kalıyorum. Şuan için kendimi güvende hissediyorum."    Sığınma evlerinde kalan kadınlarının bilgilerinin paylaşılması ve gizlilik ilkelerinin ihlal edilmesi kentte şiddete maruz bırakılan pek çok kadın tarafından biliniyor. Bundan kaynaklı şiddete maruz bırakılan kadınlar sığınma evine gitmek yerine kendi imkânları ile farklı çözümler arıyor.    ‘Kadınlar için çözüm bulunmalı’   Bu kadınlardan biri de cinsel ve fiziksel şiddete maruz bırakılan B. isimli kadın. B., neden Ağrı’da sığınma evine gitmek istemediğini şöyle anlatılıyor: "Ben bir yakınım tarafından cinsel ve fiziksel şiddete maruz bırakılıyordum. Ama yıllarca bunun için bir şeyler yapamadım. Hem cesaret edemiyordum hem de ne yapacağımı bilmiyordum. Ağrı'da yaşananları da biliyordum. Sığınma evinde kalan kadınların bilgileri paylaşılıyor. Sevgi Evleri’nde kalan çocuklar da çok zor durumda. Bu yüzden hiç bir zaman Ağrı'da bir kuruma başvurmaya gerek duymadım. Şimdi kendi imkânlarım ve çevremdekilerin desteği ile gerekli işlemleri ve şikâyeti gerçekleştireceğim. Ağrı’da yaşayan kadınlar için de bir şeyler yapılması gerektiğini düşünüyorum."    'Sığınma evine güvenmiyordum'   4 kardeşiyle beraber babaları olan erkek tarafından cinsel saldırı, istismar ve şiddete maruz bırakılan E. ise sığınma evinde yaşananları bildiği için Ağrı’da herhangi bir şikâyette bulunmadığını dile getirdi. E. ”Çünkü daha önce orada kalan kadınların bilgilerinin paylaşıldığını gördüm. Bu yüzden Ağrı'da hiç bir şey yapmadım, kendi imkânlarım ile güvenliğimi sağlayarak, kadın örgütlerinin de desteğini alarak şikâyette bulunabildim" dedi.    'AKP politikaları ile bağı var'   HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir ise gizlilik ihlalinin sadece Ağrı'da yaşanan bir sorun olmadığını genel anlamda bunun Türkiye'de yaşanan bir sorun olduğunu belirtti. Sığınakların ve kadınları korumakla yükümlü olan kurumların eril bir anlayışla yönetildiğini ifade eden Dilan, "Daha çok geleneksel bir yaklaşımla ‘kadın tekrardan nasıl barışır?’ diyerek kadını sorun yaşadığı kişiye yönlendiriyorlar. Çünkü bir kadının evinden çıkıp sığınağa gitmesi çok kabul görülmüyor. Ağrı'da benzer birkaç olay yaşandı” dedi.    Kadınların can güvenliğini sağlaması gereken kurumların ‘arabuluculuk’ yaptığını ifade eden Dilan, “Bunların AKP politikaları ile bağı var. Birçok kurumun da yönetimine sirayet ediyor bu anlayış" diye belirtti.     Katliama kapı aralıyor    Kadınların bilgilerinin paylaşıldığı iddiası elbette yaşama yeniden tutunmaya çalışan kadınlar için çok büyük bir tehlike. Geçen aylarda Kastamonu'da kadın sığınma evinde kalan Naime K.’nin eşi tarafından Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü servisinde vurularak katledilmesi ve ona refakat eden kurum görevlisi Dürdane Ç.’nin de bacağından yaralanması akıllara yine “Gizlilik ilkesi ihlal mi ediliyor?” sorusunu getirmişti.    Öte yandan Google arama motoruna erkeklerin en sık yazdığı cümlelerden biri “Eşim kadın sığınma evinde nasıl görüşebilirim.”