'OHAL Komisyonu oyalıyor' 2017-12-18 14:49:37   ANKARA - Açlık grevinin 285'inci gününde olan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın dosyalarının görüşülüp işlerine iade edilmesi için yapılan açıklamada konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Betül Vangölü Kozağaçlı, OHAL Komisyonu'nun oyalama içerisinde olduğunu söyledi.    Açlık grevinde 285 günü geride bırakan akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça'nın OHAL Komisyonu tarafından dosyalarının görüşülüp işlerine iade edilmeleri için Mimarlar Odası Ankara Şubesi'nde basın toplantısı düzenlendi. Nuriye ve Semih için Dayanışma Ankara Platformu'nun düzenlediği toplantıya CHP Milletvekilleri Şenal Sarıhan, Onursal Adıgüzel, Orhan Sarıbal ve Ali Şeker'in yanı sıra Yüksel eylemcileri Veli Saçılık ve Mehmet Dersulu'nun bulunduğu çok sayıda isim katıldı.   'Onlar yaşatılmalı'   Toplantıda konuşan Çağdaş Hukukçular Derneği üyesi Betül Vangölü Kozağaçlı, iki eğitimcinin yargılanma sürecinin ve verilen kararın hukuka uygun olmadığını söyledi. Betül, "Adına yargı denilen bir oyun sergilendi" ifadesini kullandı. OHAL Komisyonu'nun sürekli oyalama içerisinde olduğunu kaydeden Betül,  "Bu yargılamada da çok kazanım elde ettiler. Onların yaşatılmasını çok istiyoruz" dedi.    'OHAL Komisyonu bir karar vermeli'   Ardından söz alan Semih'in annesi Sultan Özakça da oğlunun ve Nuriye'nin açlık grevlerini bırakmaları için OHAL Komisyonu'nun bir karar vermesi gerektiğini belirtti. Oğlunun 5 ay tutuklu kalmasına rağmen beraat ettiğini, buna rağmen savcılığın karara itiraz ettiğini dile getiren Sultan, oğlunun sağlık durumuyla da ilgili şöyle konuştu:    "10 gündür Semih'in uyku düzeni yok. Sürekli bir baş ağrısı var, ayaklarında ağrılar var. Geceleri uyuyamıyor. Bu kadar işkence niyeydi? Artık sağlık durumları el vermiyor. 285 gündür biz neler çekiyoruz. Nereye gideceğimizi şaşırdık. Çocuklarımız bir kemik yığını, annesi ona bakıyor. Tutup tuvalete götürüyor banyo yaptırıyor. Tutmaya kıyamıyor çünkü kemik kaldı artık. 'Oğlum ne olursunuz bırakın' diyorum. 'Anne tek bir somut bir şey yok. Biz bu zamana kadar geldik nasıl bırakabiliriz?' diyorlar. Anneler, babalar olarak tükendik, bir şey konuşacak derman bulamıyorum. Tek isteğim çocuklarımızı zarar gelmeden kucaklayabilelim. Tek isteğim komisyonun bir an önce işe başlayıp karar vermesi."