Avukat Gazal Koluman: Yasalarımız mağdur odaklı değil 2017-12-22 09:02:22   Safiye Alagaş    DİYARBAKIR - Türkiye'de çocuklara dönük cinsel istismar saldırılarını değerlendiren Avukat Gazal Koluman, Türkiye'de mağdur odaklı bir yasanın olmadığını söyledi. Gazal, istismar sonrası çocuğun yaşadığı travmayla yalnız başına bırakıldığına dikkat çekerek, "Devletin yükümlülüklerini yerine getirmemesiyle beraber, çocuk devlet tarafından da istismar edilecektir. İstismara maruz bırakılan çocuk düzenli bir psikolog takibine tabi tutulmalı” dedi.    Türkiye'de çocuklara yönelik cinsel istismar saldırıları her geçen gün artıyor. Ailelere ilişkin çocuğun kendini istismardan nasıl koruyabileceği noktasında herhangi bir eğitim çalışması yapılmayan Türkiye’de, istismara maruz bırakılan çocukların bu travmadan kurtulabilmeleri için de yeterince psikolojik destek verilmiyor. Bu konuda uzun yıllardır çalışmalar yürüten Avukat Gazal Koluman istismar öncesi alınabilecek önlemler ile istismara maruz bırakılan çocukları için yapılabilecek çözümleri sıraladı.    ‘Türkiye’de eğitimler yetersiz’   Bu konuda ciddi bir eğitim sorunu olduğunu, eğitimi ise birden fazla basamakta yürütmek gerektiğini söyleyen Gazal, çocuğa temas edebilecek her kesimin bilinçlendirilmesi ve eğitilmesi gerektiğinin altını çizdi. Anne ve babaların çocuklarını başka alana göndermeleri halinde üzerlerine düşen görevler olduğunu hatırlatan Gazal, Avrupa'daki ülkelerde bu alandaki bilinçlendirme eğitiminin ana okul çağındaki çocuklardan başlandığını dile getirdi.     Avrupa’da ana okul çağındaki çocukların ebeveynlerine, "Bir çocuğa bedenine dokunmamayı nasıl öğretmeliyiz" içerikli CD'ler gönderildiğine dikkat çeken Gazal, "Bizde ki modele baktığımızda henüz milli eğitim bünyesinde ciddi bir çalışmanın olmadığını görmekteyiz. Geçen yıl iç çamaşır diye bir kural tanımı yapılmaya çalışıldı. Buda çok yetersiz kaldı. Ana okul ve ilkokul çağındaki çocuklara okuldaki rehber öğretmenleri bedenin özel bölgelerine dokunmamayı öğretmeye çalışıyorlar. Bu geldiğimiz aşama açısından iyi bir şey. Ancak çok yetersiz" dedi.   'Çocuğa 'hayır' kavramını öğretmek gerekiyor'   Çocuğun özel bölgelerinin çocuğa tanıtılması ve kimsenin dokunmaması gerektiğin kavratılmasının önemine dikkat çeken Gazal, çocuğa   iyi davranış, kötü davranış, iyi sevgi, kötü sevgi kavramlarının da öğretilmesi gerektiğine işaret etti. Çocukların istemeyeceği davranışlar karşısında 'Hayır, dur' diyebilme özelliğinin kazandırılması gerektiğini belirten Gazal, "Hayır kavramını öğretmek gerekiyor.  Okul çağında ki çocuğun da aynı şekilde servise bindiğinde servis şoförü, serviste ablalık ya da ağabeylik yapan kişilerin, yardımcı elemanların, okuldaki öğretmenlerin, okulda mutfakta çalışanların yine bu bölgelerine dokunmaması gerektiğini öğretmek gerekiyor" diye konuştu.     'Mağdur odaklı yasamız yok'   Türkiye'de istismar sonrasında mağdur odaklı bir yasa olmadığını vurgulayan Gazal, bu suçun oluşması halinde TCK'nın 103-104 maddelerinde yer alan 'çocuğun cinsel istismarı ve çocuğun taciz suçları' düzenlemesi olduğunu belirtti. Ancak bu maddelerde sadece çocuğa bu eylemi yapan kişinin ne şekilde sorgulanacağı ve yargılanacağının geçtiğini dile getiren Gazal, çocuğun sonrasında nasıl korunması ve uğradığı eylemden kendini psikolojik olarak nasıl rahatlatacağı belirtilmediğini  söyledi. Devletin görev ve yükümlülükleri noktasına çok daha keskin ve belirleyici bir yasa olmadığının altını çizen Gazal, "Çocuk istismara maruz kaldığında ceza yasası kapsamında mahkemede mağdur ya da tanık sıfatıyla geçiyor. Şu an mağdur yasası diye bir tasarı gündemde. Çocuk alanında çalışan aktivistler uzun zamandır uğraşıyor" diye ifade etti.   'Çocuk yaşadığıyla yalnız başına bırakılıyor'   Çocuğun mahkemede ifadesi alındıktan sonra çocukla temas halinde olan bir kesimin olmadığını söyleyen Gazal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çocuk koruma yasası bağlamında Aile Sosyal Politikaların İl Müdürlükleri bazında sosyal hizmet görevlileri yer alır. Sosyal hizmet uzmanları çocuğun istismarı doğru yansıtıyor mu? Yalan var mı? ifadesi kapsamında görüş belirtiyor. Bundan sonraki aşamanın Aile Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü tarafından üçlü raylı periyotlarla çocuğun takip edilmesi gerekiyor. Ama ne yazık ki bunlar yasal mevzuata göre yürümediği için çocuk yaşadığıyla yalnız başına bırakılıyor."   ‘Düzenli psikolog takibi olmalı’   Yargılama sürecinde mahkemede uzayan yargılamalarla sürekli çocuğun mükerrer ifadesinin alınmasıyla çocuğun sistematik istismara maruz bırakıldığını ifade eden Gazal, istismarın sadece cinsel istismar olmadığını psikolojik, fiziksel, ruhsal boyutlarının da olduğunu söyledi. Gazal, "Bu noktada devletin yükümlülüklerini yerine getirmemesiyle beraber, çocuk devlet tarafından da istismar edilecektir. İstismara maruz bırakılan çocuk düzenli bir psikolog takibine tabi tutulmalı. Bunun kendi kusuru, giyim tarzı, oturma şekli, yaşam tarzıyla ilişkili olmadığı asıl suçlunun bu işin failinin olduğunu anlatmak, bunu hissettirmek ve bu çocuğun bir an önce bu duygu yıkımından kurtarmak gerekiyor" dedi.   Gazal son olarak, psikologların istismara maruz bırakılan çocuk için kullandığı "Bir öyküyü siz param parça ediyorsunuz" terimini hatırlatarak, bu nedenle acil mağdur yasasına ihtiyaç olduğuna vurgu yaptı.