TJA baskılara karşı ayakta: Jin jiyan azadi demeye devam! 2017-12-22 09:06:49   Beritan Canözer   İSTANBUL - TJA'ya yönelik baskıları değerlendiren Gülistan Aydın, bu baskıların PKK Lideri Abdullah  Öcalan üzerinde uygulanan tecrit ile bağlantılı olduğuna dikkat çekti. Tüm tutuklama ve gözaltı politikalarına karşı mücadeleden vazgeçmeyeceklerini dile getiren Gülistan, “Alanlarda ‘jin jiyan azadi’ demeye devam edeceğiz” dedi.    AKP hükümeti, hemen her söylem ve pratiğinde kadınları hedef almaya devam ediyor. Yasalar ve cezasızlık politikalarıyla kadınları şiddet sarmalına iten hükümet, örgütlü kadın mücadelesini ise gözaltı ve tutuklamalarla bastırmaya çalışıyor. Tüm bu politikalara karşı örgütlü kadın mücadelesinin temsillerinden biri olan Tevgera Jinen Azad (TJA) da direnmeye ve sözünü söylemeye devam ediyor. Sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirilen, aktivistleri gözaltında işkencelere maruz bırakılan ve aylarca tutuklu kalan TJA’ya yönelik baskıları ve direniş yöntemlerini TJA İstanbul aktivisti Gülistan Aydın ile konuştuk.    'AKP bütün silahları ile bize karşı savaşıyor'   Gülistan, kadına karşı artan her türlü şiddetten AKP'nin sorumlu olduğuna dikkat çekerek, "AKP direnen, mücadele eden kadınlara karşı bir düşmanlık büyütüyor. Bunu Kürt halkına karşı olan kin ve nefretten ayrı ele alamayız, kadına düşmanlığını buradan büyütüyor. Kadın özgürlüğünü savunan, kadınların ön saflarda savaştığı, kadın perspektiflerinin esas alındığı bir Kürt halkı gerçekliği var. Kadın özgürlük ideolojisini geliştirmiş bir Kürt halk önderi gerçekliği var. Bu nedenle kadına düşmanlık aslında Kürt halkına, Kürt halkına düşmanlık ise kadına düşmanlık olarak karşımıza çıkıyor. AKP bütün silahları ile bize karşı savaşıyor. Faşizan yaklaşımları ile kadını hedef haline getiriyor" diye ifade etti.   'Devletin ve erkeğin dayattığı kadın modelini kabul etmedik'   Kadının kırk yıllık mücadeledeki aktifliğinin herkes tarafından görüldüğünü belirten Gülistan, "Kürt özgürlük mücadelesinde kadın hep savaşan oldu. Hem devletin hem de erkeğin zihniyetine karşı verilen savaş, tanka, topa karşı verilen savaştan daha keskin ve güçlüydü. Bir zihniyet ile savaşmak ayrı bir mücadele tarihidir. Kürt kadınları bu tarihi her zaman kendi kalemleriyle yazmaya devam ettiler. Devletin ve erkeğin kadına dayattığı ve biçtiği yaşam tarzını ve kadın modelini hiçbir zaman kabul etmedik. Kadını köleleştirmek ve erkeğe onların terimi ile 'muhtaç etmek' için yapmadıkları şey kalmadı. Kadının ekonomik alanda ayaklarının üzerinde duramaması için, eğitim alamaması, erkeğe bağlı yaşamak zorunda kalması, hayatının dört duvar içinde erkeğe yemek pişirmek ve kendini beğendirmekte geçmesi, iyi bir anne, iyi bir eş olmayı hedeflemesi için devlet ve erkek her yöntemi denedi" dedi.    'Kadın mücadelesini kırmak istiyorlar'   Erkeğin, kadının yaşamı ile ilgili hiçbir konuda söz sahibi olamayacağını söyleyen Gülistan, kadının kendi başına bir irade olduğunu dile getirdi. TJA'nın da daha önceki yıllarda farklı isimlerle bunun mücadelesini yürüttüğünü ifade eden Gülistan, bundan sonraki süreçlerde de TJA olarak aynı çizgide mücadelelerini sürdüreceklerine dikkat çekti. Gülistan, "Devlet kadınların örgütlenmesini istemediği için her türlü baskı yoluyla bizi engellemeye çalışıyor. Üyelerimizi tutukluyor, çalışmalarımızı engelliyor, baskı ve kapatmalar ile bizi durdurmaya çalışıyor. Kadın mücadelesini kırmak istiyorlar. Bir yandan da terbiye etme politikası yürütüyorlar. Sayın Öcalan üzerinde tecridin ağırlaştırılmış olması, kendisinden haber alamıyor olmamız da yaşanan hiçbir şeyden bağımsız değil. AKP hükümeti kadın özgürlük mücadelesine saldırıyor" diye belirtti.   'Mücadele bayrağını her yere taşıyacağız'   TJA'nın tüm baskılara rağmen ideolojisinden ve kadın özgürlük mücadelesinden geri adım atmayacağının altını çizen Gülistan, "Tutuklanan, gözaltına alınan arkadaşlarımız işkence görüyorlar. Günlerce gözaltında tutuluyorlar. Şuna tutuklu bulunan yüzlerce kadın yoldaşımız var ama biz onların da iradesini ortaya koyacak güçlü çalışmalar yürüteceğiz. Kampanyalarımız devam ediyor. Şu an 6 ve 9 Ocak katliamlarının yıldönümü var önümüzde. Önce onun çalışmalarını planlayacağız. Güçlü bir duruş ve eylem ağı ortaya çıkmalıdır. Daha sonra da hızlı bir şekilde 8 Mart planlamasını ve örgütlenmesini yürüteceğiz. Bir kez daha Kürt Kadın Hareketi olarak tüm yoldaşlarımız ile beraber alanlarda ve meydanlarda 'jin jiyan azadi' sloganını haykıracak ve Sakine'lerin, Seve'lerin, Pakize'lerin, Fatma'ların bize bırakmış olduğu mücadele bayrağı ile örgütlülüğümüzü her yere taşıyacağız" diye konuştu.