Emekçinin gözünden Reza Zarrab davası: Hiçbir saltanat sonsuz değil! 2017-12-22 09:10:30     Zülal Koçer   İSTANBUL - ABD'de tanık olarak konuşan Reza Zarrab’ın ifadeleri ile tekrar gündeme gelen rüşvet ve yolsuzluk iddialarını FETÖ ile ilişkilendirilerek ihraç edilen Fatma Yıldırım’a sorduk. Fatma, cemaatle işbirliği yapanların ‘iki yüzlü’ davrandığını belirterek, “Bizim cemaatle işimiz olmaz. Ancak onların işi olur. Bu saltanat düzeni elbette son bulur, hiçbir saltanat sonsuz değil" dedi.   ABD'nin İran'a uyguladığı ambargoyu delme, bankacılık sahtekarlığı, kara para aklama, ABD yasalarını delmek için işbirliği yapıp komplo kurma, bankacılık sahtekarlığı ve kara para aklama suçlamalarını defalarca işleme suçlamaları ile yargılanan eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Hakan Atilla ve tanık olarak dinlenen Reza Zarrab davasında mahkeme jürisinin karar açıklaması bekleniyor. Eski bakan ve AKP’lilerin adı milyonlarca liralık rüşvet sarmalında anılırken, Türkiye’de ise eşit ve adil bir yaşam için mücadele eden fakat bir gecede işlerinden ihraç edilen binlerce emekçi var. 7 Şubat 2017 gecesi çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile 7 buçuk yıldır yaptığı öğretmenlik mesleğinden ihraç edilen ve 44 haftadır Bakırköy Meydanı'nda işine geri dönmek için nöbet tutan Fatma Yıldırım, direnen bir emekçi olarak Reza Zarrab davasını değerlendirdi.    '44 haftadır meydanlardayız'   Fatma siyasi iktidarın, 15 Temmuz darbe girişimini fırsat bilerek, muhalif tüm kesimleri FETÖ ile ilişkilendirip ihraç ettiğini kaydetti.  Fatma "Bizlere dayattıkları o tecrit politikasını kabul etmedik ve 44 haftadır alanlardayız, kendimizi anlatmaya çalışıyoruz, birbirimizle dayanışıyoruz, bize destek olmak isteyen herkes bizimle dayanışıyor. Bu bize iyi geliyor. İşimize geri dönene kadar biz alanlarda olmaya, ses vermeye devam edeceğiz" diyerek hükümetin politikalarını da teşhir etmeye devam edeceklerinin altını çizdi.    'Gün gelir yasalar önünde hesabı sorulur'   Reza Zarrab davası ile birlikte gündeme gelen rüşvet ve yolsuzluk iddialarını hatırlattığımız Fatma, bunun emekçilere nasıl hissettirdiğini şöyle açıkladı: "Zaten emekçinin yanında olan bir iktidar yoktu. Talan politikaları üzerine kurulan bir iktidar vardı, biz bunun farkındaydık ve buna itiraz ediyorduk. Aslında bu işten atmaların temeli de kamuda güvencesizliği yaratmaktı fakat bu güvencesizliği milyonlarca işçi emekçiye, yani bizlere dayatırken kendileri lüks içinde yaşadılar, saraylar kurdular kendilerine… Lüks içerisinde, saltanatlarını sürmeye devam ediyorlar maalesef ki. Bunu; bizi açlığa mahkum ederek yapıyorlar. Böyle olunca, öfkemizi herhalde tahmin edersiniz. Bende hissettirdiği duygu bu. Gün gelir bunun yasalar önünde de hesabı sorulur sorulmalıdır da."   ‘Her şeyi birlikte yaptılar!’   Kendilerinin de FETÖ operasyonları kapsamında ihraç edildiklerini vurgulayan Fatma, "Biz hep söyledik; darbelere, cemaatlere, her türlü cemaat ilişkisine karşıyız diye. Üyesi olduğum sendika da hep karşı durdu bunlara" diye belirtti.  Siyasi iktidarın vaktiyle Gülen Cemaatiyle kol kola yürüdüğünü hatırlatan Fatma, "Yalnızca bugün ABD'de görülen dava değil, 17-25 Aralık'ta FETÖ tarafından ortaya çıkarılan şeyler de iki yüzlüceydi. FETÖ operasyonları adı altında binlerce insanın işsiz bırakılması da ikiyüzlüce. İki taraf da aynı, zaten her şeyi birlikte yaptılar" ifadelerini kullandı.   'Doğru yapmıyorsun dedik, demeye devam edeceğiz'   Fatma sözlerini şöyle sürdürdü: "İktidarın benimsediği bir yol var; ne zaman sıkışsa kendisinden olmayanı, artık birlikte yol yürüyemediğini bertaraf ediyor. Bizim ise ne cemaatlerle ne darbelerle bir ilişkimiz ilgimiz olamaz. Varsa bir ilişki ancak onların olabilir. Bizler, muhalif bilinçli emekçilerdik.  İktidarın pek çok politikasında 'Doğru yapmıyorsun' dedik.  Bunu demeye devam edeceğiz."   "Bu saltanat düzeni elbette son bulur hiçbir saltanat sonsuz değil" diyen Fatma son olarak şunları belirtti: "Bizler mutlaka işlerimize geri döneceğiz, geri dönene kadar da direnmeye devam edeceğiz. Eğer bir yolsuzluk yapılmışsa bunun hesabı sorulmalıdır, sorulacaktır da!"