'KHK'ler ile hayatı altüst eden yetkililer tehlikelere karşı duyarsız' 2017-12-26 12:12:49   İSTANBUL -Kimya Mühendisleri Odası, Tuzla'da yüzlerce kişinin hastanelere akın etmesine neden olan gaz kokusuna ilişkin yaptığı açıklamada, "Sürekli halkın güvenliğinden bahseden, ancak çıkardığı KHK'ler ile hayatı altüst eden yetkililer 'gerçek' tehlikelere karşı duyarsız kalmaktadır" dedi.   İstanbul'un Tuzla ilçesinde yüzlerce kişiyi hastanelik eden kokunun atık su kolektör hattına kaçak deşarj edilen kimyasal atıktan kaynaklandığı iddia edilirken, Türkiye Mimarlar Mühendisler Odalar Birliği'ne bağlı Kimya Mühendisleri Odası, konuyla ilgili yazılı bir açıklama yayınladı. İstanbul'daki kimyasalların denetimsiz olduğunun vurgulandığı açıklamada, "Sürekli halkın güvenliğinden bahseden ancak çıkardığı KHK'l ile hayatı altüst eden yetkililer 'gerçek' tehlikelere karşı duyarsız kalmaktadır" uyarısı yapıldı.    Açıklamanın devamında,  "Detektörle tespit edilemeyen kimyasalın sağlığı etkilemeyeceği bilgisine ilgililer nasıl ulaşmıştır, bilmediği bir kimyasal ile ilgili halka nasıl böyle bir açıklama yapabilmiştir? Kimyasal deşarjında ortaya çıkan bir sızıntı bilgisi paylaşıldı yetkililerce.  Dolayısıyla hangi firma ve bu firmanın ne ürettiği, atıklarının ne olduğu belli değil midir?" diye soruldu.   Son duruma ilişkin güncel bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması gerekliliği üzerinde durulan açıklamada, "Daha önce yaşanan kazalarda olduğu gibi bu kazada da 'tehlikeli kimyasalların yönetimi' konusunda ciddi eksikliklerin olduğunu görmekteyiz" denildi.   Açıklamada son olarak, dikkat edilmesi gerekenler şöyle sıralandı:    "* Rahatsızlık hisseden vatandaşlarımızın acilen bir sağlık kuruluşuna başvurmalarını tavsiye ederiz.   * Kazanın oluş sebebi konusunda hazırlanacak raporunun yetkiler tarafından kamuoyuyla paylaşılması halka karşı sorumluluk gereğidir. Araştırma çalışmalarına uzman desteğimizle katkıda bulunmaya hazır olduğumuzun bilinmesini isteriz.   * İstanbul`un inşaat odaklı ranta açılması ve buna göre yapılandırılması sürecinde, birçok fabrika ve atölye yerleşim yerleri içerisinde kalmıştır. Birçok sınai işletmenin plansızca kent içerisinde kalması, böyle kazaların daha fazla insanı etkilenmesi ve daha fazla can kaybına yol açması anlamına gelmektedir.   * Kimya sanayinin yarattığı risklerin yönetilebilmesi için Organize Kimya Sanayi Bölgelerinin yer seçiminde hassasiyet gösterilmelidir.  Pek çok ülkede örneğini gördüğümüz gibi, özerk bir 'Kimyasal Kazaları Araştırma Kurumu' kurulmalıdır.   * Kimyasal madde üreten ve kullanan işletmelerde, 15.02.1954 tarih ve 6269 sayılı Kimyagerlik ve Kimya Mühendisliği Hakkında Kanun`a uygun olarak 'sorumlu müdür'  bulundurulması zorunludur. Artık işverenlerin ve yerel yönetimlerin bu zorunluluğun ne kadar önem arz ettiğini anlamaları ve kanunda yazanı hayata geçirmeleri gerekmektedir.   * Kimyasal atık bertarafının, 2 Nisan 2015 tarih ve 29314 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan yürürlüğe giren Atık Yönetimi Yönetmeliğinde atık bertaraf yöntemlerine uygun şekilde ıslah edilmesi ve denetiminin yapılması zaruridir."