'KHK ile linç kültürü meşrulaştırılıyor' 2017-12-27 14:22:11   HABER MERKEZİ - İHD ve THİV yaptıkları ortak açıklama ile son çıkarılan KHK ile linç kültürüne meşru bir taban kazandırıldığına dikkat çekerek, tek tip kıyafet ile tutsaklara yönelik her türlü şiddetin kolaylaştırıcı bir araç haline dönüştürülebileceği uyarısında bulunuldu.     İnsan Hakları Derneği (İHD) ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) son çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile tutsaklara tek tip kıyafet dayatmasına ilişkin ortak yazılı açıklama yayınladı. Açıklamada OHAL uygulamaları kapsamında çıkarılan KHK'ler eleştirilerek, çıkarılan KHK'lerin tüm toplumsal hayatı doğrudan ve derinden etkilediğinin altını çizildi.  Açıklamada "terör eylemi" olarak nitelendirilen olayların bastırılmasında hareket eden sivillere yargı yolunun kapatılması maddesinden derhal vazgeçilmesi istenerek, şöyle denildi:   'Toplumdaki kutuplaşma derinleşecek'   "Son KHK düzenlemesi ile Devletin cezasızlıkla korunan şiddet tekeline siviller de eklenerek suç ortaklığı yaygınlaştırılmaktadır. Böylece iktidarın yandaşı olan 'müteyakkız' sivil kitleler, sadece politik muhalifleri değil toplumsal veya ahlaki açıdan 'sapkın' olarak gördükleri kişi ve davranışları bir tür ihkak-ı hak (hakkı, hukuku bizzat gerçekleştirme) anlayışıyla keyfi biçimde 'cezalandırmaya' kalkacaklar ve cezasızlık zırhı ile korunacaklardır. Bu durum, linç kültürünün meşrulaştırılarak/yasalaştırılarak kalıcı bir OHAL yöntemi haline getirilmesidir. Daha da vahimi, bugüne kadar siyasi kaygı ve çıkarlarla toplumda yaratılan kutuplaşmayı daha da derinleştirecek, ülkeyi herkesin herkese şiddet uyguladığı, artık hiçbir yurttaşın yaşam hakkının dahi güvence altında olmadığı bir kargaşa ortamına sürükleyecektir"   Açıklamada ayrıca 696 sayılı KHK'nın 103. maddesi ile TMK kapsamındaki suçlardan dolayı tutuklu ve hükümlü bulunanların duruşmaya sevkleri için cezaevi dışına nakillerinde tek tip elbise giyme zorunluluğu maddesine de değinilerek, tutsakların onur kırıcı bir ceza ile karşı karşıya oldukları uyarısında bulunuldu.    'Mahpusa fiziki ve manevi şiddet uygulanabilecektir'   "Tek tip elbise mahpusa yönelik her türlü şiddet uygulamasının kolaylaştırıcı bir aracı haline dönüştürülebilecektir. Yanı sıra, tek tip elbiseyi kabul etmeyen mahpus buna direndiğinde, mahpusa fiziki ve manevi şiddet uygulanabilecektir. Türkiye ve dünyadaki hapishaneler tarihi bunun örnekleri ile doludur" denilen açıklamada, tek tip kıyafeti kabul etmeyen mahkuma cezai yaptırımların da KHK'nin 101. Maddesinde düzenlendiğine işaret edildi.    Tutsakların tek tip elbise giymeye zorlanması ile adil yargılanma hakkının da ihlalinin doğacağının kaydedildiği açıklamada, tek tip kıyafetin iktidarların politik tercihlerine uymayan bireylere yönelik simgesel, biçimsel, politik bir saldırı aracına dönüştürülmek istendiğinin ifade edildi. Açıklamada ayrıca, tek tipin sadece tutukluya değil toplumun tamamına dayatılan bir cezalandırma ve tek tipçiliği benimsetme davranışı olduğu vurgulandı.    Açıklama şu ifadeler ile sonlandırıldı:   "696 sayılı OHAL KHK'si göstermiştir ki keyfi yönetim anlayışında sınır kalmamıştır. Anayasa'nın 121. maddesine ve TBMM'nin iç tüzüğüne göre OHAL KHK'larının 30 gün içerisinde TBMM tarafından görüşülerek onaylanması gerekir. Siyasal iktidar maalesef son iki KHK öncesinde çıkarılan 28 OHAL KHK'sından da sadece 5'i hakkında TBMM onayı alarak açıkça Anayasayı ihlal etmiştir. Bu nedenle bir an önce bu düzenlemelerin yargı denetimine tabi tutulması ve OHAL'in kaldırılması gerekmektedir.   Şimdi ülkemizin kaderi için vahim ve kaygı verici bu son gelişme karşısında TBMM'yi Anayasal yetkisini kullanmaya ve 696 sayılı KHK'yı görüşerek reddetmeye davet ediyoruz. Ayrıca tüm duyarlı kamuoyunu da linç kültürünün sıradan bir OHAL yöntemi haline gelmesini önlemek için demokratik tepkilerini göstermeye çağırıyoruz."