'İran'da yakılan meşale bizim de yolumuzu aydınlatacak' 2018-01-03 09:26:43   Zülal Koçer   İSTANBUL - İran'da 7'nci gününe giren kadın öncülüğündeki eylemleri değerlendiren kadınlar, rejimin tüm tehditlerine rağmen sokaklara çıkan kadınların özgürlük mücadelesinde birer meşale olduğunu söyledi.    İran'da ekonomik sorunlar ve yolsuzluklara karşı başlayan ve ülkenin dört bir yanına yayılan protestolar 7'nci gününe girdi. 28 Aralık'ta Meşhed'de başlayan protestolarda şimdiye kadar 20'nin üzerinde insan yaşamı yitirirken, onlarcası yaralandı. Yüzlerce kişinin de gözaltına alındığı eylemleri değerlendiren kadınlar, bütün tehditlere rağmen kadınların eylemlerine devam etmesinin önemli olduğunu belirterek, dayanışmada bulundu.    'Kadınlar direnişin simgesi oldu'   Sosyalist Kadın Meclisleri İstanbul İl Sözcüsü Gülçin Aykul,  İran'daki eylemlere ilişkin, "Ayaklanma her ne kadar ekonomik temelli görünse de halkın antidemokratik uygulamalara karşı son raddeye gelindiğini bize gösteriyor" değerlendirmesinde bulundu. Gülçin, eylemlerde en önünde kadınların yer aldığını ve direnişin simgesi haline geldiklerini söyledi.Gülçin, "Türkiye'de, Kürdistan'da olduğu gibi İran'da da direnişin en önünde olmaya devam ediyorlar. Her türlü baskıcı yönteme karşı sözlerini söylemeye, sokakta mücadele etmeye devam ediyorlar" diye konuştu.   'Kadın mücadelesi enternasyonal'    Kadınların en önde yer almasının Türkiye kadın hareketine yansımasını yorumlayan Gülçin, "Türkiye kadın özgürlük mücadelesi de kadın hareketi de enternasyonal bir özellik taşımakta. Dolayısıyla bugün Avrupa'daki kadın hareketi nasıl Türkiye'yi etkiliyorsa, Kürdistan'daki kadın hareketi, orada kadınların en önde yer almasını da aynı şekilde etkiliyor. Türkiye'de AKP faşizmine karşı direnen, mücadeleyi büyüten kadınlar cephesinden her bir noktada kadınların direnişi umudu büyüten bir noktada duruyor" ifadelerini kullandı.    İranlı kadınların direnişini selamlayan Gülçin, "Onların yaktığı meşale bizim de yolumuzu aydınlatacak" dedi.   'Gezi direnişine benziyor'   Mor Dayanışma üyesi Juliana Gözen ise,  İran'da yaşananları Türkiye'nin 2013'te yaşadığı Gezi direnişine benzetti.  Juliana şöyle devam etti: "Gezi İsyanı'nda da barikatların en önünde, devletin kolluk kuvvetlerinin en önünde kadınlar vardı.  Birbirinden farklı hayatları olan, farklı kadınlardı, İran'da da aynı şey aslında. Sadece ekonomik sıkıntıları sebebiyle kadınların en önde olduğu bir ayaklanma değil."    İran'da bugün açısından büyük bir kadın isyanının mayalandığını kaydeden Juliana, ülke yönetiminin özellikle kadınları baskılayan, hayatlarının her alanına müdahale eden politikalarına işaret ederek mayalanan bu isyanın tesadüf olmadığına dikkat çekti.    'Motor gücü kadınlar olan bir dinamik'   Kadınların baskılar karşısında en ufak kıvılcımla hayatlarına sahip çıkmak için, eylemlerde en önünde yer aldığını dile getiren Juliana, Türkiye'de de baskıcı politikaların özellikle OHAL ve KHK'ler ile yoğunlaştığını belirtti. Bu baskılara karşın Türkiye'de de uzun süredir bir dinamiğin oluştuğunu söyleyen Juliana, "Motor gücü kadınlar olan bir dinamikten bahsediyoruz. Şuanda ise görünürde bir şey yokmuş gibi bir hava olsa da dipte kadınların isyanının mayalandığını biliyoruz. Dolayısıyla İran'da yaşanan süreçle benzer bir süreçte olduğumuzu söylememiz lazım" dedi.    'Çok anlamlı'   Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP) Genel Sekreteri Fidan Ataselim de, "Kadının başörtüsüz görüldüğü yerde gözaltına alınıp tutuklandığı bir rejimin hüküm sürdüğü bir ülkede tüm halk, muhalif kesim, ayaklanarak rejim karşıtı eylem yapıyor, bu çok anlamlı" ifadesini kullandı.   'Bu kitleyi durdurmak kolay olmayacak'   Başörtüsünü sallayarak eylem yapan kadını hatırlatan Fidan, "İnsanlar idamı göze alıp bunu yapıyorlarsa bu hareketi kimse durduramaz diye düşünüyorum. O kadınların umut veren bu videoları, eylemleri bize şunu gösteriyor; baskı, şiddet ne kadar çok olursa olsun, ucunda ölüm de olsa kadınlar özellikle bunun karşısında nefes almak için elindeki tüm imkanları ile mücadele edecektir, kentin meydanlarına akacaktır. Kentin meydanlarını dolduran bu kitlelerini durdurmak da kolay olmayacaktır" diye konuştu.   'Kadınlar hakları için sokaklarda'   İran'daki kadınların direniş bayrağı olarak başörtülerini sallamalarının 2017'nin son karesi olduğunu belirterek, bunun umut verici olduğunu söyleyen Fidan, "İran'daki kadınların bu gücü kendilerinde bulmalarının bir sebebi var" diyerek dünyanın bir çok ülkesinde kadınların hakları için sokaklarda eylemde olduğunu ifade etti. Fidan son olarak, "İran'da İslami kıyafete uygun giymeyenler artık gözaltına alınmayacak tutuklanmayacak hiç bir işlem yapılmayacak" diyerek, İran'da kadınların daha şimdiden belli kazanımlar elde ettiğini sözlerine ekledi.