304 gündür açlık grevinde olan Nuriye Gülmen: Alışmayın... 2018-01-06 09:13:13   HABER MERKEZİ - Açlık grevinde 304'üncü gününe giren akademisyen Nuriye Gülmen, bir yıla yakındır açlık grevinde olduklarını hatırlatarak, "Çok düşündüm, yani insanlara ne demeliyiz artık, diyecek bir şey kaldı mı? Öyle bir şey söyleyelim ki insanların yüreğine dokunsun. Belki öyle bir şey zaten yoktu ama belki ben öyle bir şey olsun istedim 300’üncü günde. Sonra şunu demeye kadar verdim. Epey düşündükten sonra. Alışmayın. Çünkü sanıyorum en çok korktuğum şey bu. İnsanların bizim aç kalmamıza alışmış olmaları" ifadelerini kullandı.    AKP tarafından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile ihraç edilen akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın işlerine iade edilmek için başlattığı açlık grevi 304’üncü gününe girdi. 193 gün süren tutukluluğun ardından tahliye edilen Nuriye , Seyri Sokak’a konuştu. “Dün çok düşündüm, yani insanlara ne demeliyiz artık, diyecek bir şey kaldı mı? Açlığımızın daha fazla söyleyeceği bir şey kaldı mı, bizim daha fazla sözle ifade edebileceğimiz bir şey kaldı mı?” diyerek sözlerine başlayan Nuriye, “ Öyle bir şey söyleyelim ki insanların yüreğine dokunsun. Belki öyle bir şey zaten yoktu ama belki ben öyle bir şey olsun istedim 300’üncü günde. Sonra şunu demeye kadar verdim. Epey düşündükten sonra. Alışmayın. Çünkü sanıyorum en çok korktuğum şey bu. İnsanların bizim aç kalmamıza alışmış olmaları” ifadelerini kullandı.    'Alışma hali korkunç'   Açlık grevinin neredeyse bir yıla yakıdır sürdüğünü hatırlatan Nuriye, “ İki eğitimci var bizim ülkemizde ve bunlar arkadaş bir senedir açlar yani ya. Hani şöyle bir şey olacak. Bir gün bize gerçekten bir şey olduğunda;  artık ölmüş olacağız mesela. Ve o artık belki büyük bir toplumsal travmaya dönüşecek. Belki travmanın ötesinde toplumsal hareketliliğe dönüşecek yani bilmiyorum. İnsanlarda bir şeye sebep olacağı kesin. Bir etki yaratacağını düşünüyorum. Bize bir şey olsa insanları gerçekten etkileyeceğini düşünüyorum. Bu evde oturan, üzülen insanlar var ya o üzüntü onda bir potansiyelin açığa çıkmasına sebep olabilir. Ama o zaman ben artık ölmüş olacağım. Beni o kısım ilgilendirmiyor. Yani ben öldükten sonra insanların sokağa çıkıp çıkmayacağıyla asla ilgilenmiyorum gerçekten. Öncesiyle ilgileniyorum. O yüzden bu alışma hali bana korkunç geliyor” diye konuştu.    'Kabul etmiyorum, vazgeçmeyeceğim'   “301’inci gün artık zulümdür” diyen Nuriye, “Bir şey demek istedim insanlara aslında. Burada çok büyük bir adaletsizlik var, buna alışmayın.301 gün zulümdür. Yani gerçekten bir saniye daha aç kalmak bizim için zulüm. Bunu böyle görsünler. Yürüyemiyorum. Ben kendi bacaklarımın üstünde yürüyemiyorum yani. Ve ben yürümek istiyorum, koşmak istiyorum. Tekrar hayatın içine karışmak istiyorum. Ve bu istek sıradan bir istek değil. Bir hastanın iyileşmesi gibi bir şey değil yani. Ben kendi irademle bunu bedenime yapıyorum. Kendimi aç bırakıyorum. Çünkü bu benim için çok hayati bir şey ve bundan asla vazgeçebileceğimiz düşünmüyorum. Asla bundan sorumlu olanlar bana işimi geri vermeden bu bana karşı yapılan şey ortadan kalkmadan bundan vazgeçmeyeceğim” dedi.    'Alıştığını hisseden herkes sorgulamalı'   “Bunun için bir şey yapmamız lazım, onların vazgeçmesi için bir şey yapmamız lazım” diyen Nuriye, “Ve evet insanlara öyle bir şey söyleyeyim ki beni anlasınlar, neler hissettiğimi. Ne yapmak istediğimi daha iyi anlasınlar. Bir saniye daha açlığın bizim için ne anlama geldiğini anlasınlar. Bugün de belki bunları söyleyebilirim. Alışmak…Buna alıştığını hissettiğinde herkes sorgulamalı. Biz bu insanların aç kalmasına mı alışıyoruz. Birileri bizi 300 gündür aç bırakıyor ve siz de buna alışıyorsunuz. Burada kötü bir hal var. Bence olmaması gereken bir şey. Belki sadece adaletsizliğe alışmamak için sokağa çıktım. Bu adaletsizliği ben kabul etmiyorum. Benim kabul etmemem başkalarının da kabul etmemesi için bir payanda oluyor. O da bunu görüyor, anlıyor idrak ediyor ve bunu kabul etmemesi gerektiğini görmesine sebep oluyor” dedi.    'Bir şeyler yapmak gerek'   Nuriye, devamında şunları söyledi: “Bunlar biraz zor ilişkiler, çok iyi anlatamadığım şeyler ama… İnsanların adaletsizliğe alışmasına set oluyoruz. Biz adaletsizliğe alışmayı yediremiyoruz Ama bir süre sonra siz bizim açlık grevimize alışıyorsunuz. Burada çok tersten bir ilişki oluyor. Bunun yaratması gereken etki bambaşkadır aslında. Daha ciddi bir şekilde bir kopuş yaratmalı. Ekmek kavgasının ne olduğunu halkımızın bilmesine biz güveniyorduk. Biliyorlar ve bizi anlayacaklar. Bizi gerçekten anladıklarını düşünüyoruz. Ama artık 300’üncü güne geldikten sonra bir adım daha atmak -bu adımın ne olduğunu bilmiyorum- bir şeyler yapmak gerek. Yani böyle tarif edebilirim. Ne kadar derli toplu bir çağrı oldu bilmiyorum ama…öyle…”