Kadınlardan Diyanet'e: Susmuyoruz, korkmuyoruz 2018-01-06 19:45:01   İSTANBUL - İstanbul'da onlarca kadın, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın cinsiyetçi ve çocuk istismarına yol açan tanımlamaları protesto ettiği yürüyüşte, "Susmuyoruz, korkmuyoruz, itaat etmiyoruz" diye haykırdı.    Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi web sitesinde çocuk istismarını teşvik eden ve çocuk yaşta evlendirilmeleri meşrulaştıran tanımlamalarına tepkiler artarak devam ediyor. İstanbul'daki kadın örgütleri,  Kadıköy Süreyya Operası'ndan Mehmet Ayvalıtaş Parkı'na kadar yürüyüş düzenledi. Süreyya Operası önünde toplanan kadınlar, "Çocuk düşmanı fetvalarınız değil kadınlar kazanacak" yazılı pankartı açtı ve Mehmet Ayvalıtaş Parkı'na kadar, "Kadınlar birlikte güçlü", "Kadınlar artık susmayacak", ",Susmuyoruz korkmuyoruz itaat etmiyoruz", "Diyanet elini çocuklardan çek" ve "Jin jiyan azadi" sloganları ile yürüdü. Yürüyüşe engel olmak isteyen polis, kadınların ısrarı karşısında yürüyüşe izin vermek zorunda kaldı. Yürüyüş boyunca kadınlar ve polisler arasında sık sık gerginlik yaşanırken, polisin muhabirimiz fotoğraf makinesine saldırdığı görüldü.     Yürüyüşün sonunda kadınlar adına açıklamayı yapan Selin Top,  Diyanet'in açıklamalarına karşı bir arada olduklarını belirterek, Diyanet'in halktan toplanan vergiler ile bu şekilde konuşma hakkı olmadığını söyledi.    'Fetvalara susmuyoruz'   Selin devamında şöyle dedi:  "Kız çocuklarının çocukluğunu 9 yaşında bitiren, evlilik ve tecavüzde rıza yaşını 'rüşt olma'ya bağlayıp 9 yaşına kadar indirebilen, 15 yaşı rüşt olma yaşı olarak sabitleyen, kadınların boşanma haklarını gasp edip, boşanmayı erkeğin ağzından çıkan ya da internetten yolladığı 'boş ol'a bağlayan, kadın ve çocuk düşmanı diyanet fetvalarına susmuyoruz. "    Diyanet'in bu şekildeki açıklamalarının ilk olmadığını kaydeden Selin, "4+4+4 eğitim sistemiyle erken yaşta çocuğu okula başlatmanın mükellefiyet yaşı ile ilgili olduğu, bunun da en çok kız çocuklarını etkileyeceği daha önce defalarca söylendi. Bu sistemle kız çocuklarının okula devam etme oranı giderek azaldı" diye belirtti.    Bekir Bezdağ'a soru: Diyanet hangi kanundan güç alıyor?    2016 yılının Kasım ayında AKP'nin bir gece yarısı cinsel saldırıyı aklama amacıyla meclise getirdiğinde o zamanın Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın bu yasayı "küçüğün rızası" olarak değerlendirdiğini hatırlatan Selin, "Aynı Bekir Bozdağ şimdi hükümet sözcüsü sıfatıyla 'Diyanet'in uygulayacağı tek kanun var fetva verirken, Allah'ın kanunlarıdır' diyor. Bekir Bozdağ'a soralım; sahi Diyanet İşleri Başkanlığı hangi kanunlara bağlı olarak hazinenin parasını çarçur dağıtıyor, yetmiyor ek bütçe istiyor, yetmiyor belediyelerden devletten ayrıcalıklar alıyor, yetmiyor Milli Eğitim ile, Sağlık Bakanlığı ile, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile protokoller yapıyor. Bu kurum hangi kanuna dayanarak bütün bu güce erişiyor" diye konuştu.    'RTÜK de kadın düşmanı politikalar üretiyor'   Diyanetin yanı sıra RTÜK'ün de benzer politikalar doğrultusunda hareket ettiğini söyleyen Selin, "Hayır, sizlere bu hakkı vermiyoruz. 9 yaşındaki kız çocuklarını cinsel istismar hedefi yapmanıza, cinsel istismarı dinle, ayetle, fetvayla meşrulaştırmanıza izin vermiyoruz. Devletin hiçbir organı cinsel istismarı destekleyen bir açıklama yapamaz. Kadın ve çocuk düşmanı fetvalarla toplumsal yaşamı dizayn etmeye çalışan Diyanet kapatılmalıdır. Müftülere verilen nikah kıyma yetkisi geri alınmalıdır" dedi.    'Adalet kadınlar için çalışmadı'   Şarkıcı Hadise'nin klibine ve şort giyen çocukların dans ettiği bir programa "ahlaki gelişime zarar" gerekçesiyle RTÜK tarafından verilen cezayı hatırlatan Selin şöyle devam etti: "Daha dün Cumhurbaşkanı kadına yönelik şiddet konusunda ne yapsak medyayı mı suçlasak dedikten sonra eğitim şart bu konuda diyanete çok iş düşüyor diyor. Çocuk istismarını meşrulaştırdığı için bu eylemi yapmamıza vesile olan Diyanet'e, günlerdir tüm Türkiye'de kadınların kapatılsın diye sokaklara döküldüğü diyanete şiddeti önleme görevi veriyor. 6284 gibi kadınların mücadeleyle kazandığı yasaları etkisizleştirmeyi, boşanmada kadınların haklarını geri almayı, Aile Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesinden kadının statüsüne ayrılan payı giderek azaltmayı, şiddet önleme merkezlerini kadınları evlerine geri gönderme merkezlerine dönüştürmeyi, yeni eğitim müfredatında her türlü cinsiyetçi iş bölümünü, kadınları aşağılayan içerikleri okullara sokmayı kendilerine vazife edinenler konuşuyor. Konuşuyor ve hayatlarımıza dair duvarlar örüyor."    'Bir yere gitmiyoruz'   Selin son olarak, "Bu nedenle bugün bir kez daha sokaklardayız. Bizim bedenlerimiz, hayatlarımız, haklarımız üzerine basarak inşa edilen bu düzeni biz kadınlar kabul etmiyoruz. Aile politikalarıyla, erkek şiddetiyle, din baskısıyla hayatımızı kuşatmanıza izin vermiyoruz. Buradayız, bir yere gitmiyoruz. Hayatın her alanında mücadelemizle var oluyoruz" dedi.    Açıklama,  sloganlarla sona erdi.