'Cesareti ve umudu büyüterek faşizmi yenilgiye uğratacağız' 2018-01-07 15:41:06   BURSA - HDP'nin Marmara Bilge Kadın Konferansı'nda konuşan HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, kadın mücadelesinin köklü olduğunu vurgulayarak, "Biz cesareti ve umudu büyüterek faşizmi yenilgiye uğratacağız. HDP'nin kadın partisi olma iddiasından korktuklarını biliyoruz. Hep birlikte 11 Şubat'ta onlara bu korkuyu yaşatalım" ifadeleri ile 3. Büyük Olağan Kongre'lerine işaret etti.     Halkların Demokratik Partisi (HDP), 11 Şubat'ta gerçekleştireceği 3. Büyük Olağan Kongre öncesi Bursa'da Marmara Bölge Kadın Konferansını gerçekleştirdi. HDP Yıldırım İlçe Örgütü binasında gerçekleştirilen konferansta, "Faşizme dur diyoruz, örgütlenerek özgürlüğe yürüyoruz" pankartı asıldı. Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, HDP PM üyeleri ile Kocaeli, Yalova, Çanakkele ve Bursa'dan kadın eşbaşkanların katıldığı konferans, saygı duruşu ile başladı.     Katledilen Kürt kadın siyasetçiler Sakine Cansız, Fidan Doğan, Leyla Şaylemez, Sevê Demir, Fatma Uyar ve Pakize Nayır'ı anarak konuşmasına başlayan HDP Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir,  "Onların yaşamın her alanında yükselttiği mücadele olmamış olsaydı HDP'nin kadın partisi olma iddiasını bu kadar güçlü, mücadeleyi ve umudu yükselten bir yerden tartışıyor olamazdık. Bizlere de düşen bu öncü kadınların mücadelesini yükseltmek" dedi.   '2014'ten bu yana devreye konulan bir çökertme planı'   11 Şubat'ta yapacakları 3. Büyük Olağan Kongre'de HDP'nin fikriyatını büyüterek yeni bir başlangıç yapmak istediklerini dile getiren Dilan Dirayet, kongre öncesi yaptıkları konferansların da bunun için çok önemli olduğunu vurguladı. 2014 yılında devreye konulan "çökertme planı"na değinen Dilan Dirayet, "Bunu adım adım işlediler. İlk önce Kürdistan'daki yıkım ile aslında bu süreç başlatıldı. Biz o dönem hep birlikte şunu çok tartıştık. Bu her ne kadar HDP'nin fikriyatını tasfiye etmeye dönük bir politikaysa HDP'ye yönelimlerin temel nedenlerinden bir tanesi de kadın partisi olma iddiasıdır. Çünkü biz tarihten de güncel yaşamdan da biliyoruz. Kadın özgürlük mücadelesinin güçlü olduğu yerlerde, siz tek adam rejimini, faşizmi, tekçiliği, inkar ve asimilasyonu o kadar kolay hayata geçiremezsiniz" diye konuştu.    'İlk olarak kadınlar hedef alındı'   İktidarın, gelişen kadın mücadelesi karşısında ilk olarak kadınları hedef aldığını ifade eden Dilan Dirayet, şu ifadeleri kullandı: "Kadın bedenini teşhir etmeyle başladılar. Taybet Ana'nın cenazesini haftalarca sokakta bıraktılar. Yine kadın kurumlarına ciddi yönelimler başladı. Bir sonraki adım ise siyasetten kadın öncüleri tasfiye etmekle bu siyaset yürürlüğe konulmaya başlandı. Bizler bugün iktidarın kadın politikalarına baktığımızda aslında kadın bedeni ve kadın mücadelesi üzerinde neleri yapmaya çalıştığını hatırladığımızda aslında IŞİD'ten farklı olmayan bir düşünce yapısının gittikçe adım adım toplumda yeşertilmeye çalışıldığını biliyoruz."   'Kadın mücadelesi kökleri derinlere iniyor'   AKP'li yöneticilerin Meclis kürsüsünden başlayarak yaşamın her alanında ağızlarını açtıklarında kadın kazanımlarını hedef aldıklarını vurgulayan Dilan Dirayet, şu şekilde konuştu: "Diyanet'in 9 yaşındaki çocukların evlendirme fetvasının bu dönem verilmesi, müftülüklere nikah yetkisinin verilmesi tesadüfi bir durum değildir. Tam da kurmak istedikleri dünyanın nasıl bir dünya olduğunu ve bu dünyada kadınların yerinin neresi olduğunu da açıkça bizlere ifade ettiklerini biliyoruz. Ama bence onların düşünemedikleri bir şey var. Kadın mücadelesi, kadın direnişi AKP'nin 15 yıllık iktidarından çok çok fazladır. Kökleri çok çok derinlere iniyor. Kadınlar bugün evde de zindanda da Figen başkanın dediği gibi zulmün gözünün içine bakarak direniyorlar. Biz cesareti ve umudu büyüterek faşizmi yenilgiye uğratacağız. Onun için bizim bu cesaretimizden, umudumuzdan çok korktuklarını biliyoruz. HDP'nin kadın partisi olma iddiasından korktuklarını biliyoruz. Hep birlikte 11 Şubat'ta onlara bu korkuyu yaşatalım."    Dilan Dirayet'in konuşmasının ardından Figen Yüksekdağ  ve Gültan Kışanak'ın mesajları okunarak konferansa basına kapalı olarak devam edildi.