‘Ailelere cenazeler üzerinden işkence yapılıyor’ 2018-01-11 09:02:39   İSTANBUL - Son dönemde PKK'lilerin cenazelerine yönelik saldırıları ve Adli Tıp Kurumu'nun uygulamaları değerlendiren Avukat Gülizar Tuncer, ailelere cenazeler üzerinden işkence edildiğini belirterek, “Bu savaş hukukun da bile yok” dedi.   Bitlis'in Yukarıölek (Oleka Jor)  Mahallesi'nde bulunan Garzan Mezarlığı'ndan çıkarılan ve zaten daha önce DNA testi yapılan 267 cenaze DNA testi yapılacağı gerekçesiyle İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Yoğun tepkiler üzerine açıklama yapmak zorunda kalan Bitlis Valiliği ise, cenazelerin mevzuata uygun bir şekilde çıkarıldığını öne sürdü. Kürdistan’ın farklı kentlerinde ise Son dönemde PKK'lilerin cenazelerine yönelik saldırıları ve Adli Tıp Kurumu'nun uygulamalarını değerlendiren Avukat Gülizar Tuncer, ailelere cenazeler üzerinden işkence edildiğini belirterek, “Bu savaş hukukun da bile yok” dedi.   Adli Tıp Kurumu'nun uygulamalarına hukuki olarak bakıldığında otopsi işlemlerini düzenleyen 10'uncu maddeye göre Adli Tıp Kurumu'na (ATK) getirilen cenazeler Morg İhtisas Dairesi Başkanı'nın gözetimdeki işlemlerin en geç 48 saat içinde yapılması ve raporların 15 gün içinde hazırlanıp ilgili mercilere gönderilmesi yönünde karar olduğunu hatırlatan Gülizar, “Ancak son dönemde PKK'lilerin cenazelerinin tanınmaz hale getirildiğini ve teşhis edilemeyeceğini gördük. Basit bir teşhis bir işlemi ile sorun çözülmüyor. DNA testi yapılması gerekiyor. Fakat bu DNA testinin tapılması da eziyete dönüştürülmüş durumda aileler günlerce bekletiliyor. Bu savaş hukukun da bile yok” dedi.   'Ailelere baskı uygulanıyor'   Cizre, Sur ve Nusaybin'deki süreçte ailelere özellikle cenazeler yoluyla işkence edildiğini söyleyen Gülizar, “Ailelerden bazıları çocuğunun bir kolunu Elazığ ATK'de bulduysa başka bir kolunu da Diyarbakır ATK'de buldu. Bu uygulama tam da savaş konseptine uygun. Cenazelere yapılan işkenceler ailelere zulüm durumuna dönüştü” diye konuştu.   'İşkenceler savaş politikasından ayrı düşünülemez'   Daha önceki süreçte ise tam tersinin yapıldığını hatırlatan Gülizar, kimliği belirsiz cenazelerle ilgili 3 gün içinde gelip cenazeye alamayanlar için sahipsiz bırakılması ve kimsesizler mezarlığına gömülmesinin kararlaştırıldığını hatırlatarak, “O dönem süreci hızlandıran devlet şimdi süreci alabildiğine uzatıyor ve ailelere karşı, avukatlara karşı baskı ve yıldırma politikasına dönüştürüyor bunu. Son dönem uygulanan bu tür işkenceleri savaş politikasına ayrı düşünemeyiz” dedi.   Ailelerin dayanışma gösterdiği derneklerin de KHK'ler iler kapatıldığını hatırlatan Gülizar, sürecin hukukla hiçbir alakası olmadığına vurgu yaptı.