Kayıp Yakınları: Mücadelemizden geri adım atmayacağız 2018-01-13 14:21:21   DİYARBAKIR - Kayıp yakınlarının "Kayıplar bulunsun, failler yargılansın" sloganı ile yaptığı eylemin 466'ncı haftasında eşinin akıbetini soran Nezire Baran, "Biz çocuklarımızın ve eşimin mücadelesinin peşinde olacağız. Geri adım atmayacağız" dedi.    İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve kayıp yakınları, "Kayıplar Bulunsun, Failler Yargılansın" sloganıyla düzenledikleri eylemlerinin 466'ncısı için bir araya geldi. İhd Şube Binası'nda yapılan eylemde, kayıp yakınları ellerinde kaybedilenlerin fotoğraflarını taşıdı. Bu hafta 14 Ocak 1994 yılında kaybedilen Ömer Önen'in eşi Nezire Baran, eşinin kaybolma hikayesini anlattı.    'Torunlarımız bile bu vahşeti unutmayacak'   Nezire Baran, eşinin 1994 yılında bir gece aniden evden çıktığını ve bir daha eve geri dönmediğini ifade etti. Her yerde eşini aradıklarını söyleyen Nezire, gittikleri hiçbir yerde çözüm bulamadıklarını dile getirdi. Nezire, yıllardır seslerini duyurmak için Koşuyolu Parkı'nda bir araya geldiklerini hatırlatarak, son süreçte faillerin bulunması için yüksel seslerin duyulmaması için eylemin dört duvar arasına tıkatılmak istendiğini belirtti. Ne olursa olsun haykırmaya devam edeceklerini aktaran Nezire, torunlarının dahi kendilerine yaşatılan vahşeti unutmayacağını kaydetti.    'Kayıplarımızın nerede olduğunu devlet biliyor'   Yaşanan faili meçhul olayların dönemin Hizbullah'ına mal edilmeye çalışıldığını vurgulayan Nezire, "Hizbullah yaptı ve hizbullah'ı destekleyen de devletti. Kayıplarımızın nerede olduğunu devlet çok iyi biliyor. Kürtleri öldürmekle, tutuklayarak bitiremeyeceksiniz. Tek bir Kürt kaldıkça bu mücadele devam edecek. Kürt kadınlarını, gençlerini alıp götürüyorsunuz. Biz çocuklarımızın ve eşimin mücadelesinin peşinde olacağız. Geri adım atmayacağız" diye konuştu.    Abdulrezzak Erdoğan'ın hikayesi okundu   Nezire'nin ardından Abdulrezzak Erdoğan'ın hikayesi İHD Avukatı Hasan Yalçın tarafından okundu. Hasan, Abdulrezzak'ın kardeşi Cemal Erdoğan'ın anlattığı hikayeyi şu şekilde okudu: "Bu olay öncesi Abdulrezzak sürekli izleniyordu. Şemdinli'de 09 Kasım 2005 tarihinde Umut Kitap Evi'ne el bombası atarken suçüstü yakalanan Astsubay Ali Kaya bizim buralarda giydiğimiz yerel kıyafet giyerek köyümüzde tatbikat yapıyordu. Abdulrezzak izlendiğinin farkındaydı ancak, Ali Kaya'nın kim olduğunu net olarak bilmiyordu.   Bu olaydan kısa bir süre önce birkaç kez evimizin duvarının dibine bomba attılar. Bunu birkaç kez yapınca kendileri köy korucularını evimize gönderiyorlardı. Bize gelip soruyorlardı 'ölen var mı bir hasar var mı' diye. Birçok kez evimizin etrafında ayak izlerini tespit ettik. Evimiz tek katlıydı, evin penceresi yüksek değildi. Kardeşimi evin içinde katlettiler. Ali Kaya adlı Astsubay gece askeri birlikte kalıyordu. Gündüz yerel kıyafetlerle köydeki camiye girip çıkıyordu. Köyde rahat geziyordu. Kardeşim öldürüldükten sonra evimizi telefonla arayıp 'eğer davacı olursanız davayı alanı da aynı akıbete uğratacağız' deyip bizi sürekli tehdit ediyorlardı. Bu nedenle davacı olmadık, köyde herkes bu olaya tanıktır."   Açıklama, yapılan 5 dakikalık oturma eylemiyle sona erdi.