'Hem evimiz yıkıldı hem borçlu çıktık' 2018-01-16 09:06:21   ŞIRNAK - Silopi'de devlet güçleri  tarafından yıkılan evlerin yerine yapılan TOKİ'lere yerleştirilen yurttaşlar, aylar geçmesine rağmen halen su ve elektirik sıkıntısı yaşıyor. "Hem evimiz yıkıldı hem borçlu çıktık" diyen Suzan Kaplan, "Birliktelik ruhunun ve aile olma özlemimizi çatışmalar adı altında darmadağın edip bizleri kopardılar. Kürt halkını bu yalan altında yok etmek istediler ancak ne olursa olsun eskisi olmak için elimizden geleni yapacağız" dedi.    Şırnak'ın Silopi ilçesinde 2015 tarihinde ilan edilen “sokağa çıkma yasağı”ndan sonra evleri yerle bir edilen ailelere verilmek için Toplu Konut İdaresi (TOKİ) tarafından yapılan evler, 16 Nisan referandum seçimi öncesine denk getirilen kura çekimleri nedeniyle geç teslim edilmişti.   2017'nin ilk aylarında teslim edileceği söylenen ancak daha geç teslim edilen evlerde su ve elektrik olmadığı için büyük sıkıntı yaşıyor.    'Bizi bu evlerde yaşamaya mecbur bıraktılar'   Çatışmaların yaşandığı Başak Mahallesi'nde yıkılan evi yerine 3-4 ay önce TOKİ'lere yerleştiğini dile getiren Suzan Kaplan, TOKİ'de girdikleri evi borç ederek aldıklarını söyledi. TOKİ'lerin arkasında bulunan boş arazide ekmek yaparken rastladığımız Suzan, "Eskiden Başak Mahallesi’nde oturuyorduk.  Oradaki evimiz yıkıldı buraya taşıdık. Bu evi borç harç aldık. Daha evin borcunu bitiremedik. Çatışmaların yaşandığı süreçte evimiz ve içindeki eşyalarla birlikte talan edildi. Devlet hem evimizi yıktı hem de bizi borçlu harçlı çıkardı. Şuan devlete göre 25 bin TL borçluyuz. Bizi bu evlerde yaşamaya mecbur bıraktılar" dedi.   'Evleri kutu gibi'   Geçim kaynaklarının olmadığını ve eski yaşamlarını korumaya çalışarak geçimlerini sağladıklarını dile getiren Suzan, " Burayı sevdiğimizden taşınmadık. Geçim kaynağımız yok. 3 göz odada onlarca çocukla kalıyoruz. Evler zaten kutu gibi bizim eski evimizin yerlerini asla tutamazlar. Eski evimi ve yaşamımı çok özlüyorum. Burada da eski yaşantımızı devam ettirmeye çalışıyoruz. Burada kendi imkânlarımla eskisi gibi ekmek yapıyorum. Bazı komşularım ve diğer insanlar buna şaşırıyor ya da şikâyet ediyorlar. Zaten bir sürü paramız gidiyor bir de dışarıdan ekmek alsak bize ne kalacak. Ekmek için odunları bile bir odaya saklayıp oradan alıyoruz" diye konuştu.   'Ne olursa olsun...'   4 ay öne taşınmak zorunda kaldıklarını söyleyen Suzan, "Eski mahallemi, evimi çok seviyorum hala çok özlüyorum.  Bahçem vardı, damım vardı ve en önemlisi komşularım vardı. Burada kimse birbirini tanımıyor. Ben kiminle komşu olduğumu bile bilmiyorum. Burada 24 ev aynı binada yaşıyoruz.  Buradaki bina dairesi bize göre değil biz rahat yaşayan insanlarız bu kulübe gibi evlerde yaşamak zor geliyor. Birliktelik ruhunun ve aile olma özlemimizi çatışmalar adı altında darmadağın edip bizleri kopardılar. Kürt halkını bu yalan altında yok etmek istediler ancak ne olursa olsun eskisi olmak için elimizden geleni yapacağız" ifadelerini kullandı.