ATO: Nuriye ve Semih kritik evrede 2018-01-18 16:18:58   ANKARA - ATO, açlık grevine devam eden Nuriye Gülmen, Semih ve Esra Özakça ile Mehmet Güvel'in sağlık durumlarına ilişkin bilgilendirme yaparak, direnişçilerin "kritik" evrede olunduğu uyarısı yaptı. OHAL Komisyonu'na da çağrı yapılan açıklamada bir an önce adım atılması istendi.    Ankara Tabip Odası (ATO) açlık grevine devam eden Nuriye Gülmen, Semih ve Esra Özakça ile Mehmet Güvel'in sağlık durumlarına ilişkin bilgi vermek üzere basın toplantısı düzenledi. ATO toplantı salonunda gerçekleşen basın toplantısında, açlık grevini takip eden hekim heyeti adına açıklamayı ATO yönetim kurulu üyesi Dr. Onur Naci Karahancı yaptı.    Onur, açlık grevcilerinin sağlık durumlarının ağırlaşması nedeniyle ailelerini de kaygılandırmamak adına uzun süredir açıklama yapamadıklarını, bundan sonraki süreçte de bilgilendirme koşullarının artık kalmayabileceğini söyledi. Sağlık durumlarının kritikliği ve ani değişimlere açık olması nedeniyle hergün farklı uzmanlık alanlarından en az iki hekim tarafından muayene edildiklerini belirten Onur, bilgilendirme ve uyarıların hergün yapıldığını, açlık grevi hakkında kararlarının sorulduğunu söyledi. Onur, dört açlık grevcisinin mevcut ortak sağlık sorunlarının, uyku bozuklukları, ayaklarda ve bacaklarda yanma hissi, denge kaybı, kas-iskelet sistemine ait problemler, tansiyon düzensizlikleri ve sindirim sistemi rahatsızlıkları olarak açıkladı.   'Nuriye'de her an kırıklar oluşabilir'   Nuriye Gülmen'in açlık grevinin 316. gününde 33.8 kiloya düştüğünü belirten Onur, sıvı alımını da engelleyen dil köküne kadar ilerleyen ağız içi yaralarının bulunduğuna ifade etti. Yaklaşık bir haftadır sıvı alımında ciddi azalma olduğunu, midede yanma ve ağrılarının ise arttığını söyleyen Onur, derin duyu bozukluğu ve her iki bacağında da artan ödem olduğunu belirtti. Onur, Nuriye'nin yalnız başına hareket ettiği sırada düşmesi sonucu kalça bölgesinde kırıktan şüphelendiklerini, şimdilik kırık hattı saptanmadığını ancak mineral eksikliğine bağlı olarak kendiliğinden kırıkların her an oluşabileceğini belirtti.   'Semih 45.3 kiloya düştü'   Semih Özakça'nın ise 45.3 kiloya düştüğünü, ayaklarında ve bacağında his kaygı, kemiklerinde yaygın ağrı, günlerce süren baş ağrısı ve gittikçe artan denge kaybı yaşadığını söyleyen Onur, ani tansiyon değişikliği, çarpıntı, terleme şikayetlerinin de son dönemde arttığını kaydetti.   'Esra'da yoğun ağrılar var'   Açlık grevinin 241. gününde olan Esra Özakça'nın 37.7 kiloya düştüğünü, açlık grevinin başından beri ishal ve eloktrolit bozukluğunun sürdüğünü söyleyen Onur, his kaybı, kol ve bacaklarında yoğun ağrılarının devam ettiğini, son dönemde ise konuşma bozukluğunun gözlemlendiğini belirtti.   'Mehmet Güvel denge sorunu yaşıyor'   Açlık grevine İstanbul'da başlayan ve Ankara'da devam etme kararı alan açlık grevinin 202. gününde olan Mehmet Güvel'in ise 52 kiloya düştüğü bilgisini veren Onur, sinir sisteminde kalıcı hasar gözlendiği, refakatçisiz hareket edemediği, ciddi denge sorunları yaşadığını kaydetti. Mehmet Güvel'in ayaklarındaki ağrılar nedeniyle uykuya dalamadığını belirten Onur, geçtiğimiz haftasonu düşme sonucu yüz kemiklerinde iki bölgede de kırıklar gözlemlendiğini söyledi.    Basın toplantısında konuşan Türkiye İnsan Hakları Vakfı (THİV) Genel Sekreteri Metin Bakkalcı ise hiçbir soruşturma ve kovuşturma geçirmeden ihraç edilen açlık grevcilerinin taleplerinin sadece üç sözcük  "İşimi Geri İstiyorum" olduğunu söyledi.    'Vicdanı olan var mıdır'   OHAL komisyonuna yönelik eleştirilerde bulunan Metin, bugüne kadar hiçbir sonuç açıklamadığını, hiçbir şeyin kamuoyu ile paylaşılmadığını belirtti. Komisyonun etkin değerlendirme yapabilmesinin öznel ve nesnel zemininin de olmadığını vurgulayan Metin, "Nuriye ve Semih başta olmak üzere direnenler, aslında bu ülkede bu kadar kötücüllerin baskın olduğu bir ortamda umut ışığı oldu. Büyük kazanım yarattılar. Bizim tahmin edemeyeceğimiz kadar kötücüllermiş. 'Vicdanı olan var mıdır' diyerek onlara bir şans verildi. Ancak hiçbir karar alamıyorlar. Asıl yok olan bu kötücüllerdir. Umuyoruz en kısa sürede bu onurlu insanların yaşamlarında problem olmadan bu süreci başka bir düzeye taşıyabiliriz" dedi.     'Aslolan onurlu yaşamdır'   Sivil ölüme terk edilme girişiminin büyük bir trajedi olduğunu belirten, Metin  "Sivil ölüme direniyorlar, yaşamı savunuyorlar. Bu yaşama olan inanç ve çabadır. Hepimize çok şey öğrettiler. Tıp ortamının bilgi birikiminin yeniden gözden geçirmemizi sağladı bu süreç. Bütün bu süreçte yaşama olan inançlarıyla çok özel bir örnek oluşturdular. 'Aslolan onurlu yaşamdır' deriz. Bir kez daha hepimize öğrettiler. Onlar aslında kazandılar" diye kaydetti.