Efrîn eylemleri sürüyor: Bu suça ortak olmayacağız 2018-01-25 12:30:23   HABER MERKEZİ - Türkiye ve ÖSO'nun Efrîn'e yönelik saldırılarına bugün de bir çok yerden tepki geldi. Kadınlar, "erkek savaş" politikalarına direnmeye devam edeceklerini vurgularken, yaşam savunucuları ise zeytin dalının tarihsel önemine değinerek, barışı simgelediğini hatırlattı.    Türkiye ve ÖSO’nun Efrîn’e yönelik saldırılarına tepkiler gelmeye devam ediyor. Ankara Kadın Platformu, Türkiye’nin Efrîn’e yönelik saldırısına tepki göstererek Sağlık Emekçileri Sendikası (SES) Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Açıklamanın yapıldığı salona “Savaş değil barış istiyoruz “ pankartı asılırken, açıklamayı platform adına Ayla Yılmaz okudu.   'Irkçılık konsolide ediliyor'   Suriye’de 2011 yılında başlayan ve yüz binlerce insanın hayatını kaybetmesine, milyonlarca insanın da yerinden edilmesine neden olan savaşın ardından yedi yıl geçtiğini hatırlatan Ayla, “Türkiye’nin çıkarlarını kendi kişisel iktidarına indirgeyen AKP- Saray iktidarı faşizmi kurumsallaştırma politikal6arını sürdürmek için büyük bir algı operasyonu ile milliyetçi histeriyi coşturmaya çalışıyor. İç ve dış politikada yaşadığı sıkışmışlığı aşmak ve kendi ittifak blokunu sağlam tutmak gayretiyle Efrîn’i işgal etme halkları düşmanlaştırarak Kürt karşıtı söylemleriyle milliyetçi ve ırkçı kesimi konsolide etmeye çalışıyor” dedi.   'Medya gerçekleri terzyüz ediyor'   İktidarın gücüyle medyanın da büyük bir yalan ve algı operasyonuyla  gerçekleri tersyüz ettiğine  vurgu yapan Ayla, “Savaş kadınlar ve çocuklar için açlık, yoksulluk, taciz, tecavüz ve ölümdür. Savaş insanlık suçudur. Savaş karşıtı olmaktan, barışı talep etmekten vazgeçmiyoruz, tüm baskılara, gözaltılara ve tutuklamalara rağmen bu suça ortak olmayacağız. Barış talebinden asla vazgeçmeyeceğiz” diye konuştu.   ‘Erkek savaş politikalarına direneceğiz'   “Bir kez daha, eşit, adil ve özgürlükçü bir barış ortamından başka şansımız olmadığını gördük” diyen Ayla, sürekli kışkırtılan erkek egemenliğine, baskılara ve savaş politikalarına karşı mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini söyledi.  Demokrasi, özgürlük ve barış için sokaklara çıkmaya devam edeceklerini belirten Ayla, konuşmasını şöyle sürdürdü:   “ Bizi bu saldırgan kalabalıklar üzerinden hizaya getirmeye çalışan anti- demokratik, faşist saldırılara asla izin vermeyeceğiz. Bu topraklarda halkların barış içinde eşit ve özgürce tüm farklılıklarına rağmen bir arada birlikte yaşayabileceğimiz bir dünya için erkek savaş politikalarına direnmeye devam edeceğiz.”   Antalya   Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonları (KESK) Antalya Şubeler Platformu da, Efrîn saldırılarını protesto edenlere dönük başlatılan gözaltı ve tutuklamaları protesto etti. Eğitim Sen Antalya Şubesi'nde düzenlenen toplantıya, çok sayıda kişi katıldı. Toplantıda konuşan Eğitim Sen Antalya Şube Başkanı Kadir Öztürk de AKP'nin Efrîn saldırısına ilişkin medya eli ile algı oluşturduğunu kaydetti.    İktidarın operasyona sınır güvenliğini gerekçe sunduğunu ancak asıl amacın hem iç hem de dış politika da yaşanan sorunları örtbas etmek olduğunu belirten Kadir,  "AKP Hükümeti tarafından ülkemizin temel sorunlarını geride bırakmak ve kendi iktidar güvenliğini sağlamak için sürdürdüğü savaş politikalarına karşı çıkmak ve barış istemek insanlık borcudur. Kuruluş amacımız olan emek, barış ve özgürlük taleplerine dün olduğu gibi bugünde sahip çıkıyoruz" diye konuştu.    İzmir   Ege Çevre ve Kültür Platformu (EGEÇEP) ise saldırılara yazılı açıklamayla tepki gösterdi. Zeytin ve dalının tarihten bugüne kadar temsil ettiği değerlerin barış, bereket, bolluk ve sevgi olduğunun altı çizilen açıklamada, canlı yaşamı ve doğa tahribatı doğuracak bir savaşa bu ismin verilmesinin kabul edilebilir olmadığını kaydetti. Açıklamada şu ifadelere yer verildi:    EGEÇEP: Zeytin barışın simgesidir savaşın değil!   "İktidarın, sürekli bir şekilde Zeytin Yasası'nı delme girişimleri, Soma Yırca'da yandaş şirketin 6600 zeytini katletmesine göz yumulması, maden ve enerji yatırımları için zeytinliklerin ortadan kaldırılması gibi zeytin karşıtı politikalarını yıllardır biliyoruz. Şimdi de bir askeri harekata zeytin dalı adının verilmesini bu düşüncenin bir ürünü olarak değerlendiriyoruz. Homeros zeytinyağına 'altın sıvı' der. Atinalı siyaset adamı Solon ise zeytin ağacını kesenleri ağır şekilde cezalandıran yasalar çıkarmıştır.   'Doğayla barışık mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız'   Zeytin barışın simgesidir savaşın değil. Mısır'da Firavun Ramses Tanrı Ra'ya zeytin dalı sunar. Ona; 'Senin şehrin Heliopolis'i zeytin ağaçlarıyla süsledim' diye seslenir. Kur'an'da tanrının üzerine yemin ettiği iki meyveden birisidir. Tin suresi; 'Tin'e (incir) ve zeytuna hamdolsun...' diye başlar. Tevrat'a göre Nuh Tufanı'ndan sonra gönderilen beyaz güvercin gagasında zeytin dalı ile döner. İncil'e göre, İsa Kudüs'te zeytin dağında göğe yükselmiştir ve o bahçedeki zeytin ağaçları bugün hala yaşamaktadır. Biz yaşam savunucuları, savaşların olmadığı, tüm canlıların yaşam haklarının gözetildiği, insan emeği ve onurunun korunduğu, doğayla barışık bir yaşam mücadelemizi sürdürmekte kararlıyız."