Ankara’da ‘kaçırmaların’ yerini ‘infaz’ girişimi aldı 2018-01-26 09:02:51     ANKARA - Önce infaz edilmekle tehdit edilen ardından kaldığı ev kimliği belirsiz kişiler tarafından kuşatılan ESP üyesi ve Suruç gazisi Tülin Gür, paramiliter yapılanmaların devlet ile çalıştığını ve kendilerine yönelik özel bir politika uygulandığını söyledi. Tülin, kaçırma ve ölüm tehditlerine karşı, “Boyun eğmeyeceğiz” dedi.    Ankara’da son bir yıldır kendilerini Kamu Güvenlik Timi (KGT) olarak tanıtan kişiler devrimci ve sosyalist kişileri kaçırarak tehdit ediyor.  En son Kızılay’da kaçırılan SGDF üyesi Hasret Korucu işkenceye maruz bırakılarak tehdit edildi.  Hasret’ten önce Liseli Öğrenci Birliği (LÖB) üyesi Nebahat Aleyna Sert ve Dev-Lis üyesi Türkü Yılmaz da kaçırılarak tehdit edilmişti. Ezilenlerin Sosyalist Partisi (ESP), Sosyalist Gençlik Dernekleri Federasyonu (SGDF)  üyesi Sedat Polat, Tülin Gür ve Burcu Durak ise geçtiğimiz gece, kimliği belirsiz şahıslar tarafından öldürülmekle tehdit edildi. Sosyalistlerin verdiği bilgiye göre, bu şahıslar, Sedat’ın ailesini arayarak,  “Eve operasyon yapacağız. Evdeki herkesi katledeceğiz, oğlunu kurtar” dedi. ESP üyesi Tülin Gür, o gece yaşadıklarını anlattı.    ‘Ailemi arayıp tehdit ettiler’   Geçen hafta ESP’ye yönelik yapılan polis operasyonun ardından ailelerin birer birer arandığını ifade eden Tülin, “Ailemi arayıp Ankara’da olduğumu ve beni öldüreceklerini, cenazemi dahi almamalarını söylemişler. ‘Onun cenazesini dahi sahiplenmeyeceksiniz’ şeklinde ailemi tehdit etmişler” dedi. Bu aramadan bir gece sonra Sedat Polat’ın babasına da benzer bir telefonun geldiğini dile getiren Tülin, kendini Mehmet olarak tanıtan bir polisin,  “Oğlunu hemen evden çıkar. Çok büyük bir mesele var. Operasyon yapacağız. Çıkarmasan oğlunu da diğerlerini de öldüreceğiz” dediğini söyledi.     ‘Bize parmak salladılar’   Bu telefon konuşmasından sonra pencereden dışarı baktıklarında gördüklerini anlatan Tülin, “Kapının bir önünde bir kişinin evi izlediğini gördük daha sonra bir araç geldi ve sayısını tespit edemediğimiz kalabalık bir grup araçtan inerek onlarla görüştü ve yüz metre ileriye gidip aracı park etti. Beş dakika sonra başka bir araç geldi. İkinci gelenler de  araçtan indi ve evin önünde duran kişilerle görüşüp aracı diğerleri gibi yüz metre ileriye park etti ve beklemeye başladılar. Bizim onu camdan izlediğimizi fark ettiğinde bize parmak sallayarak tehdit etti.”   Hemen arkadaşlarını arayarak karakola yönlendirdiklerini ve ardından evin önüne resmi bir polis aracının geldiğini belirten Tülin, “Gelen polisler evin önünde bekleyenlerle görüştü. On dakika sonra hepsi dağıldı ama resmi araçtaki polisler işlem yapmadı. Arkadaşlarımız ve HDP’liler gelip biz bulunduğumuz yerden çıkardı” dedi.   ‘Suruç katliamının tanığı olduğumuz için…’   ESP’nin üyelerine dönük saldırı ve tehditlerin planlı bir şekilde yapıldığını ifade eden Tülin, “Biz bunları Suruç’tan, Ankara’dan, Amed’den tanıyoruz. Bunlar devletle birlikte iş birliği yapan paramiliter güçlerdir. Zaten son çıkan KHK ile de bu güçlerin önü açılmış ve bu güçlerin yapacağı infaz ve katliamlar koruma altına alınmıştır. Devlet ile tamamen organize bir şekilde çalışan bu paramiliter güçler gece yarısı Ankara’da bizi infaz etmeye çalıştı” diye konuştu.   Özellikle Suruç katliamı davası öncesi benzer olayların yaşandığına dikkat çeken Tülin,“ Biz bu katliamın tanığı olduğumuz için bizi bastırmak ve korkutmak istiyorlar” dedi.    ‘Devletle işbirliği içindeler’   Daha öncede ‘canlı bomba’ iddiası ile hedef gösterildiğini hatırlatan Tülin,  konuşmasını şöyle sürdürdü: “2016 Mart ayında kaçırıldım 11 saat işkence gördüm. Böyle bir şey olmadığı ortaya çıktı. Şimdi de sosyal medyadan bile infaz tehdidi alıyorum. Mesajlarda ‘Bu kişi görüldüğü yerde infaz edilsin’ gibi paylaşımlar yapılıyor.”   Ankara’ya özgü bir paramiliter  yapıların oluştuğuna dikkat çeken Tülin, “Bunlar devlet ile işbirliği içindeler ve bizi infazla, öldürmekle, kaçırarak, işkence etmekle tehdit ediyorlar” dedi.    ‘Bize boyun eğdiremeyecekler’   “Biz Suruç cehenneminden çıktık. İnsanlar evlatlarını, annelerini, babalarını kaybettiler. Biz buna rağmen boyun eğmedik ve adalet mücadelemizden vazgeçmedik. Bu tehditler infaz girişimleri ne kadar korktuklarının ve aciz olduklarının göstergesidir” diyen Tülin, son olarak şu sözleri söyledi :“Onların korkularının daimi olması için elimizden geleni yapmaya devam edeceğiz. Adalet ve sosyalist mücadeleden vazgeçmeyeceğiz. Bize boyun eğdiremeyecekler”