‘Cizre bodrumlarının’ ardından: Mücadeleleri Cizre sokaklarında yaşayacak… 2018-02-05 09:02:01   ŞIRNAK - İki yıl önce ‘Cizre bodrumlarında’ “Biz diz çökmedik, bizimle gurur duyun” diye seslenen Mehmet Tunç’un annesi Esmer Tunç, “Onlarla gurur duyuyorum” diyerek cevap oluyor Mehmet’e, Orhan’a ve diğerlerine… Esmer, ayrıca “Onların anıları, mücadeleleri her zaman Cizre sokaklarında yaşayacak” diye belirtiyor.    Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen ve 79 gün süren ‘sokağa çıkma yasağının’ üzerinden 3 yıl geçti. Hafızalara Nusaybin Caddesi Narin Sokak olarak kazınan sokaktaki ilk bodrumda yaralıların sesini kamuoyuna duyuran Cizre Halk Meclisi Eş Başkanı Mehmet Tunç, son telefon bağlantısında “Kimse bizden teslim olmamızı beklemesin. Biz ilk gün olduğu gibi omuz omuza direneceğiz ve bu uğurda gerekirse şehit olacağız. Biz direndik, diz çökmedik bizimle gurur duyun” demişti.    Bodrumda mahsur kalanların yapılan operasyonla katledilmelerinin ardından, kardeşi Orhan Tunç’la birlikte yaşamını yitiren Mehmet Tunç’un annesi Esmer, “İki oğlumda namus ve şeref yolunda gittiler. Onlarla gurur duyuyorum” diyor.   Evinin olduğu Nur Mahallesi’nde çatışmalar döneminde sadece 23 gün kaldığını dile getiren Esmer, “Bir an olsun aklımdan çıkmıyor” dediği o günleri anlatmaya başlıyor. “Mal gitsin, her şey gitsin ama can gitmesin” dedikleri günlerde iki oğlunu da kaybeden Esmer, “Ben yasaklarda 23 gün burada kaldım. Oğlum Orhan günlerce Nur Mahallesi’nde kaldı. Onu sürekli görüyordum. Bir ay 3 gün boyunca burada kaldılar. Sonra Orhan Cudi Mahallesi’nde patlama olduğunu öğrendiğinde abisinin yanına gitti. Daha Orhan Cudi Mahallesi’ne geçmeden keskin nişancılar tarafından ayağından vuruldu. Sonra Cudi’ye geçiyor. Oraya geçtikten sonra zaten çatışmalar çok şiddetlendi. Sonra zaten bir daha onlarla konuşamadım” diye anlatıyor.   ‘Onlarla gurur duyuyorum’   Devletin, bodrumlarda mahsur kalanların yaralı olduğunu bildiği halde müdahaleye devam ettiğini dile getiren Esmer, bodrumlarda katledilen onlarca kişinin daha çocuk yaşta olduğunu vurguluyor. “Mehmet’in sesini herkes duydu” diyen Esmer, “Her şeyi söyledi, bu kadar yaralı ölü var diye. Her şeye rağmen orada direndiler. Orhan Cudi Mahallesi’nde iken ben Mehmet’i aradım, ‘oğlum sen gelmeyeceksin biliyorum ama Orhan yaralı onu gönder’ dedim. O da bana ‘Anne oğlunu öldürsünler mi? Başımıza bir ölüm gelecekse de namus ve şerefimizle gelsin. Biz eve gelsek de ölebiliriz ama biz namuslu ve şerefli bir ölüm için buradayız’ dedi. Yani namusu ve şerefi olan direndi” diyor.    ‘Hangi din bunu kabul edebilir ki?’   Oğlunun yaralandığını duyduktan sonra eline aldığı beyaz bezle belediye gittiğini ve buradan bodrumlara geçtiğini söyleyen Esmer, o anları şöyle anlatıyor: “Akşamüstü saatleriydi, ben elime beyaz bir bez alıp buradan belediyeye kadar geçtim ama kimseyi bulamadım. Sonra oturdum orada, saat öğlene geliyordu. Sonra bir baktım çatışma sesleri geldi. Sonra televizyondan canlı izledik. Cenazelerin üzerine mermiler yağdırdılar. Hiçbir din böyle bir zulmü kabul etmemiş şuana kadar. Ölenler zaten ölmüş, o gün 9 kişi daha öldürülüp, yaralandı. Akşam oldu kulağımız ve gözümüz televizyondaydı, Orhan’ı hastaneye götürdüklerini söylediler. İçim rahatladı. Ondan sonra Batman’a götürdüklerini söylediler ondan sonra kaybedildi. Ne yaptıklarını bile bilmiyorduk. En sonda da ölüm haberini aldık zaten.”   ‘Onların anıları halen bu sokaklarda’   “Ne olursa olsun bu istilacı devletin önünde boyun eğmeyeceğiz” diyen Esmer, oğulları ve yaşamını yitiren hiç kimseyi unutmayacağının altını çiziyor. Esmer, “Ben ne onları ne de bodrumları asla unutmayacağım. Onların anılarına da sözlerine de sonuna kadar sahip çıkacağım. Değil iki yıl, asırlar bile geçse üstünden yine de o yaşadıklarımızı unutmayacağız. Bunların hesabı elbet bir gün sorulacak. O kadar gencimizi kimseye unutturmayacağız. Onların anıları mücadeleleri her zaman Cizre sokaklarında yaşayacak” diyor.   ‘Efrîn Cizre’nin hesabını soracak’   Son olarak Efrîn saldırılarına da tepki gösteren Esmer, “Günlerdir Efrîn’e de saldırıyor bu devlet. Oradaki onurlu halkta direnecektir. Onuru ve şerefi olan devlete boyun eğmeyecektir. Kürtleri sadece öldürmek istiyorlar ama anlasınlar artık ne savaşla ne de öldürmekle bitmeyeceğiz. Sonuna kadar direneceğiz. Cizre’de yapamadılar Efrîn’de de yapamayacaklar. O gençler buranın da hesabını soracaklardır” diyerek sözlerini sonlandırdı.