‘Paşalarına’ gül gibi bakacak cesareti nereden buluyorlar? 2018-02-07 09:03:03   DİYARBAKIR - Rojbin Baran'ı katlettikten sonra konuyla ilgili bilgi almak için olay yerine giden aralarında muhabirlerimizin de olduğu gazetecileri tehdit eden Şehmus İlhan yakalandı. Şehmus İlhan’ın akrabalarının adliye önünde verdiği destek ve “Paşama gül gibi bakacağız. Cezaevi kime kalmış?” sözleri cezasızlık politikaları sonucu cezaevinin erkeklere kalmadığını bir kez daha hatırlattı.    Şehmus İlhan isimli erkek, Diyarbakır'ın Yenişehir ilçesine bağlı Fiskaya semtinde bulunan Dicle Mahallesi'nde 24 Aralık 2017’de Rojbin Baran'ı katlettikten sonra konuyla ilgili bilgi almak için olay yerine giden ve aralarında muhabirlerimizin de olduğu gazetecileri tehdit ederek röportaj vermişti. Cinayetten tam 40 gün sonra yakalanan Şehmus, bir kadını katlettikten sonra elini kolunu sallayarak gezecek cesareti nereden bulduğunu muhabirlerimize verdiği röportajında da yakalansa dahi ceza almayacağını söyleyerek açıklamıştı.    Cesareti kimden alıyor?    40 gün boyunca saklanan Şehmus, kuşkusuz bu cesareti hem adliye önünde “Paşama gül gibi bakacağız” diyen yakınlarından hem de devletin cezasızlık politikalarından alıyordu.    Şehmus İlhan adliyeye götürülürken adliye önünde toplanan bir yakını, "Başını dik tut. Paşama gül gibi bakacağız. Cezaevi kime kalmış” diye bağırarak destek verdi. Aile yakınlarının verdiği desteğe ve “Cezaevi kime kalmış” cümlesine bakıldığında yasaların caydırıcı olmamasından kaynaklanan sonuçlar bir kez daha gözler önüne serildi.    Cezaevi erkeklere kalmıyor!    Peki cezaevi gerçekten kime kalmış? Kadınlar eşleri, babaları, kardeşleri, sevgilileri veya tanımadıkları erkekler tarafından katlediliyor. Kadın katliamı failleri haksız tahrik ve saygın tutum indirimleri sayesinde cezasızlıkla ödüllendiriliyor.  Cezaevi belki bu erkeklere kalmıyor ama şiddete karşı özsavunma hakkını kullanan kadınlar cezaevlerini dolduruyor.    Cezaevi Nevin’e mi kalacak?    Örneğin evli olduğu ya da yakını olan erkekler tarafından yıllarca şiddet ve işkenceye maruz kalan bırakılan kadınlar özsavunma haklarını kullandıkları için müebbet hapis cezası ile yargılanıyor, hiçbir indirim de uygulanmıyor.  Nevin Yıldırım bu örneğin en başında gelen kadınlardan.  Nevin, yerel mahkeme tarafından müebbet hapis cezasına çarptırıldı. Yargıtay kararı bozdu ama yargılanma süreci devam ediyor ve kısa bir zaman sonra yeniden karar verilecek.    Emine Türk çocuk yaşta evlendirildiği erkeğin sistematik işkencelerine karşı özsavunma hakkını kullandı ancak oda erkek yargı tarafından müebbet hapis istemi ile yargılanıyor.    Erkek devletten cesaret alıyorlar   Öte yandan 15 Temmuz 2016 yılında hükümete karşı yapılan darbe girişiminin ardından kadın kazanımları hedef alındı.  Darbe girişimi bahane edilerek çıkarılan KHK’ler ile neredeyse kadın ve çocuk kurumlarının tamamı kapatıldı. Özellikle kapatılan kadın kurumları ile kadınlar alternatifsiz bırakılmak istendi. Kadın dernekleri ve kurumlarının kapatılmasıyla kadına yönelik şiddet, baskı ve cinsel saldırının artış yaşadığı görüldü. Erkeklerin hem kadın kurumlarının kapatılmasından hem de devletin yasalarla destek vermesinden cesaret alarak suç işlediği de söylenebilir.   Kadınlar ise OHAL ve baskılara rağmen alanları terk etmeyeceklerini söylüyor. Cezaevi Şehmus ve Şehmus gibi kadın cinayeti faillerine kalabilsin, ne devlet ne aile bu erkeklere gül gibi bakamasın diye kadınların mücadelesi devam ediyor.