'MEB yetki ve sorumluluklarını cemaatlere devretti' 2018-02-07 09:05:38   DİYARBAKIR - Yılda bir kaç kez müfredat değişikliği yapılan eğitim sistemi sonucunda okulların “dindar” ve “kindar” nesil yetiştirme alanlarına dönüştüğünü söyleyen Eğitim sen 1 Nolu Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Hatice Efe, MEB'in yetki ve sorumluluklarını cemaat ve vakıflara devrettiğini ifade etti.    Eğitim sen 1 Nolu Diyarbakır Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Hatice Efe, "Okula devam etmeyen öğrenciler çocuk evliliklere yönlendiriliyor. Sınav sisteminin sürekli değişmesi öğrencilerde umutsuzluğa yol açıyor. Umutsuzluğa kapılan bireyleri pasifleştirmektir. Gelinen noktada okullar dindar ve kindar bir nesil yetiştirme alanlarına dönüştürüldü" dedi.   2017 yılında eğitim alanında birbirini tekrar eden sorunlar geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi başta öğrenciler, öğretmenleri ve velileri ciddi anlamda etkiledi. Anadilde eğitim hakkının yok sayıldığı, 7 yıldır uygulanan Yükseköğretime Geçiş Sınavı (YGS) ile Lisans Yerleştirme (LYS) sınavlarının kaldırılarak yerine Yükseköğretim Kurumları Sınavı’nın (YKS) getirildiği eğitim sisteminde son “yeniliğin” ardından 5 kez daha değişiklik yapıldı. Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından “Haftalık ders saatlerinin fazla olması”, “Ders sayısındaki yığılma” ve “Derslerin içeriklerinin çok ağır olması” gerekçe gösterilerek 51 dersin müfredat program taslağı hazırladı. Müfredatta evrim teorisi kaldırıldı, okullarda cihat okutulmaya başlandı.    'MEB yetkilerini cemaat ve vakıflara devretti'   Eğitim-öğretim alanında yaşanan sorunlara ilişkin konuşan Eğitim Sen Diyarbakır 1 Nolu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Hatice Efe, okulların artık “dindar” ve “kindar” nesil yetiştirme alanlarına dönüştürüldüğünü söyleyerek, cemaat ve vakıflarla imzalanan protokollere dikkat çekti. Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) yetki ve sorumluluklarını diyanete teslim ettiğini dile getiren Hatice, "Diyanet aracılığıyla da vakıflar ve cemaat okullarda etkin hale getirdi. Okullarda müfredat ve ders içeriğinin belirlenmesine kadar yetki verildi. En son anasınıfına yönelik bir madde imzalandı. Dini sıfatı bulunan kişiler öğretmen olmamalarına rağmen sınıflara gidiyorlar. Zaten kadrolaşmayla beraber kendi atadıkları öğretmenler bu çalışmaları okullarda çok etkin bir şekilde yürütüyorlar" dedi.   'Çocuk evliliklerin zemini yaratılıyor'   Değişiklikle birlikte cihatçı terimlerin de yeni müfredatta yer aldığını söyleyen Hatice, okullarda da bu tür çalışmaların yürütüldüğünü ifade etti. Bunun yanı sıra okula devam zorunluluğunun kaldırılmasının kız öğrencileri okuldan kopardığına dikkat çeken Hatice, bu yöntemle çocuk evliliklerin önünün açıldığını söyledi. Hatice, "MEB'den aldığımız kaynaklarda devamsızlığı en çok yapan kız öğrenciler. Açık öğretime yönlendiriliyorlar. Bu beraberinde aslında erken yaşta evliliği getiriyor. Bunu teşvik etmek için yapılmıştı. Daha önce kadın kurumları buna yönelik basın açıklamaları da yapmışlardı. Biz bunun yansımasını 2017 yılında gördük. Okula devam etmeyen çocuklar çocuk evliliklere yönlendirildiler" diye kaydetti.   '115 çocuk bu zihniyetin yansıması'   Hatice, İstanbul Küçükçekmece'deki Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde cinsel istismar sonucu gebe bırakılan 115 çocuğun bu zihniyetin yansıması olduğuna vurgu yaptı. Geçmiş yıllarda lise son sınıfa kadar devam zorunluluğu olduğunu hatırlatan Hatice, "Böyle olmayınca aileler çocuklarını okula göndermiyor. Toplumda kız çocuklarını okula gönderme noktası sıkıntılı. Diyanette 9 yaşındaki çocuklarınızı evlendirebilirsiniz sıkıntı yok diyor. Lise ve ortaokulda olması gereken öğrenciler evlendiriliyor. Bu durum kabul edilemez" diye konuştu.   'Amaç biat eden bir toplum yaratmak'   Hatice, "Her an sınav sistemi yeniden değişebilir. Dolayısıyla var olan bakanlığa güvenemiyoruz. 2018'nin çok farklı olacağını düşünmüyoruz. Çünkü zihniyet değişmediği sürece uygulamalarda aynı kalacaktır. Amaç sadece iktidarı sürdürmek olduğunda toplumu önemsememek, öğrenciyi, öğretmeni, veliyi önemsememek kendi başına karar almak bunları getiriyor. Bunun amacı tamamıyla biat eden bir toplum yaratma istemidir" ifadelerini kullandı.    Emekçilere saldırı devam ediyor   Emekçiler açısından benzer saldırıların söz konusu olduğunu söyleyen Hatice, basit sendikal eylemler gerekçe gösterilerek verilen cezalara dikkat çekerek, şöyle dedi: “Hatice, anadilde eğitim için imza atan arkadaşlarına çeşitli cezalar verdiğini vurguladı.