DTK: Sayın Öcalan’ın özgür olması vazgeçilmez mücadele nedenimizdir 2018-02-13 11:49:41   DİYARBAKIR - 15 Şubat uluslararası komplonun Kürt halkına karşı Abdullah Öcalan'ın şahsında gerçekleştirildiğine dikkat çeken DTK, “Sayın Öcalan özgür olmadan komplonun gerçek manada boşa çıkartıldığını düşünmek mümkün değildir. Sayın Öcalan'ın özgür olması ve özgür koşullarda halkımıza önderlik yapması, halkımızın özgürlüğü ile eş anlamlı, vazgeçilmez ve ertelenmez mücadele nedenimizdir. Barışın da, çözümün de anahtarı budur” dedi.   Demokratik Toplum Kongresi (DTK), PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın Uluslararası komplo ile Türkiye’ye getirilmesinin 19’uncu yıldönümüne ilişkin açıklama yayınladı. Yayınlanan açıklamada, Abdullah Öcalan şahsında Kürt halkına ve onun özgürlük hareketine karşı geliştirilen uluslararası komplo lanetlendi. Uluslararası emperyal güçlerin işbirliği ve ittifakıyla 15 Şubat 1999 tarihinde gerçekleştirilen komplo ile Kürt halkının özgürlük mücadelesinin nefessiz ve öncüsüz bırakılmak istendiğine dikkat çekilen açıklamada, bu komployla birlikte Kürt halkının tasfiye edilmek istendiği belirtildi.   Açıklama şöyle sürdürüldü:   “Ancak Uluslararası komplo Sayın Öcalan'ın olağanüstü iradesini, direnişini, demokratik ulus perspektifi ve öncülüğünü kendisine rehber edinen halkımızın tarihi direnişi ve mücadelesi ile boşa çıkartılmıştır. 15 Şubat uluslararası komplo, Kürt halkının özgürlük taleplerini boğmanın ve tasfiye etmenin yanı sıra, halklarımızı birbirine düşman ederek, kırdırtmayı hedeflemiş, başta Kürt ve Türk halkları olmak üzere bütün Ortadoğu halklarının birliğine ve ortak yaşamına kast etmiştir. Bu lanetli alçakça komplo ve planlar, Kürt Halk önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın engin öngörüsü, sağduyusu ve önderliği sayesinde amacına ulaşamamış, aksine insanlığın tanık olduğu, eşsiz ve tarihi direnişin fitilini yakmıştır.   ‘Halkların Sayın Öcalan’a sahip çıkması komployu boşa çıkardı’   15 Şubat uluslararası komployu planlayanlar ve gerçekleştirenler, komplonun 19. yılında Ortadoğu bataklığında bitişi ve çöküşü yaşamaktadırlar. Sayın Abdullah Öcalan'ın önderlik ettiği Kürdistan özgürlük mücadelesi ve ortak yaşam ideallerini tüm Ortadoğu coğrafyasında yaşanır kılmış, tüm Ortadoğu halklarının kurtuluş umudu haline gelmiştir. Rojava devrimi, Kobanê, Şengal ve Kuzey Kürdistan'daki özyönetim direnişleri, DAİŞ terör çetelerinin tüm Ortadoğu’dan temizlenmesi, Efrîn’e yönelik yapılan saldırı ve işgal girişimine karşı gerçekleştirilen direniş ve diasporadaki halkımızın Efrîn işgaline karşı geliştirdiği mücadele esasında halkımızın bir bütün olarak Önderliğine sahip çıkması,  uluslar arası komployu boşa çıkarmasıdır.   ‘Fırsatların değerlendirilmesi halkımıza karşı sorumluluktur’   Tüm Ortadoğu'nun, büyük bir değişime gebe olduğu tarihi bir süreçten geçtiği açıktır. Büyük özgürlük ve kurtuluş fırsatlarının ortaya çıktığı böylesine tarihi geçiş sürecinde tüm Kürdistan parçalarındaki halkımızın ve ona öncülük eden bütün siyasi partilerin, kanaat önderlerinin, bu sömürgeci kirli ittifaka karşı bir araya gelerek ortaya çıkan bu fırsatları değerlendirmesi, halkımıza karşı ertelenmez tarihi bir görev ve sorumluluktur.  Efrîn’e yönelik gerçekleştirilen saldırılar ve işgal girişimleri Ulusal Birlik çalışmalarının aciliyetini hayati bir ihtiyaç olarak bütün halkımızın gündemine sokmuştur. Bu nedenle, Ulusal Birlik çalışmalarına tüm Kürdistan'i güçlerin stratejik bir anlam ve değer biçerek yaklaşım göstermeleri ve somut bir kurumlaşmaya dönüştürmeleri hayatidir.   ‘Komplo sadece Kürt halkına karşı yapılan bir komplo değildi’   Tüm halkımız bilmektedir ki, uluslararası 15 Şubat komplosu boşa çıkartılmıştır. Ancak, bu komployu tezgahlayanlar ve uygulayanlar, hala boş durmamakta, komplo girişimlerini sürekli güncelleyerek özgürlük mücadelemizi tasfiye etmeye çalışmaktadırlar. 15 Şubat uluslararası komplosu, sadece Kürt halkına karşı bir komplo değil, Türk halkına karşı da bir komploydu. Bu lanetli komploya karşı, bütün Kürdistan ve Türkiye halkları, demokrasi güçleri ve uluslararası toplum seferber olmalı, faşist- gerici AKP-MHP ittifakına karşı halkların demokratik ittifakını kurarak, birlik ve beraberlik ruhuyla mücadeleyi yükseltmelidirler.   15 Şubat uluslararası komplonun artçı komplolarına karşı direnmenin ve bütün demokratik kazanımlarımızı koruyup geliştirmenin başka da yolu yoktur. Çok iyi bilmekte ve inanmaktayız ki, 15 Şubat uluslararası komplo, halkımıza karşı Sayın Öcalan'ın şahsında gerçekleştirilmiştir. Dolayısıyla Sayın Öcalan özgür olmadan komplonun gerçek manada boşa çıkartıldığını düşünmek mümkün değildir.  Sayın Öcalan'ın özgür olması ve özgür koşullarda halkımıza önderlik yapması, halkımızın özgürlüğü ile eş anlamlı, vazgeçilmez ve ertelenmez mücadele nedenimizdir. Barışın da, çözümün de anahtarı budur.”