'Gözaltı ve tutuklamaların asıl mesajı kadınlara!' 2018-02-17 09:07:01   Şehriban Aslan   DİYARBAKIR - Son süreçte HDP, HDK ve DBP’ye yapılan gözaltı operasyonlarında kadınların hedef alınması dikkat çekiyor. DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Sevim Adsoy, baskı, gözaltı ve tutuklamaların kadınları engellemek için hayata geçirildiğini ifade ederek, kadınların bu yollarla eve kapatılmak istendiğine vurgu yaptı.   Son zamanlarda siyasi soykırım operasyonları artarken gözaltına alınanların çoğunun kadın olması dikkat çekiyor. DTK Eş Başkanı Leyla Güven’in gözaltına alınıp tutuklanmasının ardından DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan’ın tutuklanması ve sonrasında TJA aktivisti Ayşe Gökkan, HDP Eski Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, DBP Eş Genel Başkan Yardımcısı Hacer Özdemir, HDP-HDK bileşenleri ve DBP çalışanlarına yönelik gözaltı operasyonu hayata geçirildi. Yapılan gözaltı operasyonlarına tepkiler gelirken operasyonun mücadeleden geri adım atılmasına dönük olduğu söylendi. DTK Divan üyesi Saliha Aydeniz, son dönemde siyasi soykırım diye nitelendirilen operasyonların iki yıldır yoğunlukta olduğunu ve hız kesmeden devam ettiğini belirtti.   ‘Mücadeleden vazgeçmemizi istiyorlar’   Saliha, siyasi soykırımlarla Kürt halkına, Türkiye’nin devrimci sol sosyalist kesimlerine mücadeleden vazgeçilmesi gerektiği mesajının verilmek istendiğini vurguladı. Saliha, “HDP kongresi öncesi DTK Eş başkanı Leyla Güven, DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan, DBP Eş Genel Başkan Yardımcısı Hacer Özdemir, HDP eski Eş Genel Başkanı Serpil Kemalbay, HDP-HDK bileşenleri ve DBP’li çalışanlar gözaltına alındı. Ayrıca yine geçtiğimiz günlerde Ayşe Gökkan Nusaybin’de gözaltına alındı. Bu da ‘kendi topaklarınızdan, dilinizden, kültürünüzden vazgeçin’ demektir. Ya da bunca baskı, tutuklamaya rağmen ‘neden mücadele ediyorsunuz?’ demenin bir başka adıdır” dedi.    ‘Mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz’     2009 yılında KCK operasyonları adı altında yapılan siyasi soykırım operasyonlarını hatırlatan Saliha, o dönem baskılara rağmen direnen halkların bugün de aynı şekilde direneceklerinin altını çizdi. 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL ile birlikte kendi darbesini devam ettiren bir hükümet gerçekliği ile karşı karşıya olunduğunu aktaran Saliha, bu nedenle ısrarla demokratik ve barış ortamında mücadeleyi sürdüreceklerini söyledi. Saliha, “Son olarak HDP’nin yaptığı kongrede halk kendi mücadelesine sahip çıkacağının mesajını vermiştir. Kendi topraklarımızda kendi duruşumuzla, rengimizle, kadın mücadelesinin öncülüğü ile dimdik ayakta duracağımızı bir kez daha tekrarlıyoruz” diye konuştu.   ‘Asla geri adım atmayacağız’   Gözaltı ve tutuklamaların tamamen kadına yönelik olduğuna dikkat çeken DBP Kadın Meclisi Sözcüsü Sevim Adsoy ise, erkek egemen siyaset yürüten sistemin amacının kadını eve kilitlemek olduğunu söyledi. Sevim, “Gözaltı, tutuklama ve baskılarla kadına sürekli evin dört duvarı arasında çocuk bakması, iş yapması ve eşine hizmet etme noktalarında bir misyon biçiliyor. Fakat bunu herkes bilsin ki bu baskılarla geri adım atacak bir kadın hareketi değiliz. Demokratik siyasette varız. Sözümüz var ve yaşam ve yaşatmak için varız. Ataerkil zihniyetin artık topluma bir faydasının olmadığını söylüyoruz. Kadınlar olarak bize düşen öncülük görevini tüm engellere rağmen sürdüreceğiz” diyerek çalışmalarından vazgeçmeyeceklerini vurguladı.