Tutsaklardan BM ve Rusya Büyükelçiliği'ne protesto mektubu 2018-02-18 13:51:49   HABER MERKEZİ - Sincan Kadın Cezaevi'ndeki tutsaklar, Türkiye'nin Efrîn saldırısına karşı BM ve Rusya Elçiliği'ne protesto mektubu göndererek, başta kadınlar olmak üzere tüm kamuoyuna saldırılara karşı ses çıkarma çağrısı yaptı.    Sincan Kadın Cezaevi'ndeki DKP/KKB, MKP/MKB, PKK/PAJK ve MLKP/KKÖ'lü tutsaklar Türkiye'nin Efrîn'e yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı. Efrîn halkının bir aydır saldırılara karşı görkemli bir direniş ortaya koyduğunun belirtildiği açıklamada, "Çocuklar ve yaşlılar başta olmak üzere sivillere yönelik hunharca saldırı bu yenilginin hazmedilmemesinin sonucudur. Yine halkın iradesini kırmayı, korkutup sindirmeyi amaçlayan faşizm, klasik yöntemlerini de devreye koyuyor. Barin Kobanê'nin bedenine yapılan işkence bunları kapsamakla beraber kadınlar için daha fazlasıdır da" denildi.    'Barin'in bedenine saldırı kadın devrimine yöneliktir'   Rojava devriminin bir kadın devrimi olarak dünyaya mal olduğunu kaydeden kadın tutsaklar, Arin Mirkan ve en son Avesta Xabur'un erkek "cihatçı fatihler"e karşı eşsiz kadın direnişçilerin sembolleri olduğunu ifade etti. Sadece savaş alanında değil, yaşamın her alanında özbilinci, iradesi ve katılımıyla halklar kadınlar ve insanlık için yeni bir umut oluşturan bu kadınların dirilişinin, özgürlüğü ve kendini var etme eylemi olduğunu vurgulayan kadın tutsaklar, "Barin Kobanê'nin bedenine yönelik faşist saldırı ve işkence işte bu kadın yaratımlarına, özgürlüğüne, özcesi devrimine yöneliktir. Kadının özgürleşmesine tahammülsüzlüktür. Ekin Wan'ın çıplak bedenini sokaklarda dolaştıran, Barin Kobanê'nin bedenine işkence yapanla her gün onlarca kadını katleden aynı erkek zihniyeti, aynı kadın düşmanlığıdır. Biliyorlar ki Rojava kadın devrimiyle anlam kazandı. Kobanê kadın direnişiyle IŞİD çetelerini yenilgiye uğrattı. Ve biliyorlar ki, Efrîn'de de kadınlar geri durmayacak, başaracaktır. Korkuları da öfkeleri de bundan" ifadesini kullandı.   Kadınların açıklaması şöyle devam etti:    "Bütün kadınlara çağrımızdır; Rojava devrimi kadınların devrimidir. Efrîn'de direnişin öncülüğünü yapan kadınların hikayesi tüm kadınların hepimizin hikayesidir. Bu özgür kadınla egemen-zalim erkeğin savaşıdır. İlk defa erkek eli kadına ulaşamamakta, özsavunmamıza çarpmaktadır. Barin Kobanê'nin cenazesine yapılan korkunç işkence özgür kadına duyulan öfke ve korkudur. Bu erkek işgaline, zulmüne, egemenliğine, tecavüzüne direnen kadınların yanında yer almak, itiraz sesimizi yükseltmek ve kadın bedenine yönelik saldırıları durdurmak hepimizin sorumluluğu, özgür yaşam arzumuzun gereğidir. Kadınlar başta olmak üzere devrimci, sosyalist, demokrat ve kendine insanım diyen herkesi bu savaşa karşı durmalıdır. Barin Kobanê şahsında kadın bedenine zorbaca işkence yapan bu erkek güruhundan ve onun düzeninden hesap sormak kadının ve halkların özgürlük haykırışına ses vermelidir."