Doktor raporunu kabul etmeyen bakanlık hasta tutsağı ölüme sürüklüyor! 2018-02-27 09:01:26   ANTEP - Hakkında doktor raporu olmasına rağmen Adalet Bakanlığı tarafından, "cezaevinde kalabilir" denilerek tahliye edilmeyen hasta tutsak İzzet Turan'ın kardeşi Leyla Tuna, İzzet ve tüm hasta tutsaklar için dayanışma çağrısında bulundu.    İnsan hakları savunucuları ve ailelerin taleplerine rağmen hasta tutsakların tedavi hakkı konusunda adım atılmıyor.  Tedavileri yapılmayan, ilaçları verilmeyen tutsaklar için Adalet Bakanlığı'na defalarca başvuru yapan aileler her seferinde olumsuz sonuç ile karşılanıyor. 1997 yılından bu yana cezaevinde bulunan İzzet Turan'ın ailesi de tüm başvurularına rağmen bir sonuç alamadı.    4 ay önce yine sürgün edildi   Müebbet hapis cezası verilen ve çok genç yaşta cezaevine konulan İzzet Turan tutuklandığı günden bu yana 6 defa sürgün edildi. Son olarak 4 ay önce Diyarbakır D Tipi Cezaevi'nden Antep L Tipi Cezaevi'ne sürgün edilen İzzet'in tutuklandığı dönemde maruz kaldığı işkenceler nedeniyle vücudunda kalıcı hasarlar meydana geldi.    'Bakanlığa göre 'ayakta durduğu' için cezaevinde kalabilir'    Abisi için dayanışma çağrısında bulunan Leyla Tuna ise İzzet'in zor koşullar altında yaşamını idame ettirdiğini söyledi. Abisinin hastalığına rağmen Adalet Bakanlığına verilen raporların kabul edilmediğini dile getiren Leyla, "Görmediği işkence kalmadı. Ben onu görmeden büyüdüm. Cezaevine ilk girdiğinde gördüğü işkenceden dolayı vücudunda hasar meydana geldi. Bu yüzden hem kemik erimesi var, hem de göğsünde hastalık var. İçeride yaşamını tek başına idame ettiremiyor. Koğuştaki arkadaşları sayesinde ihtiyaçlarını gideriyor. Doktorun çıkması gerek raporuna rağmen Adalet Bakanlığı bu raporu kabul etmedi. Ona göre içeride 'Ayakta kalabildiği yürüyebildiği için' kalabilirmiş. Ama içeride zar zor kalıyor. Onu ne tedaviye götürüyorlar ne de ilaçlarını veriyorlar. Doğru düzgün kontrol bile etmiyorlar" dedi.   'Sürgün edilirken de işkence edildi'   Adalet Bakanlığına çağrı yapan Leyla, "Eğer onlar bakmıyor, tedavi etmiyorsa çıkarsınlar biz bakalım. Doktora bile kelepçeli bir şekilde götürülüyor. Elleri kelepçeli bir şekilde ring aracında diğer arkadaşları ile birlikte sürgün edilirken de sözlü hakaret ve işkenceye maruz kalmış yine. Bu sürgünlerle sadece tutsaklara değil bize de işkence yapıyorlar. Ama bu tür politikalar ile ne tutsakları ne de bizi yıldıramazlar. Ne kitap ne de gazete veriliyor. Keyfi olarak kıyafet sınırlaması getirildi. Sıcak suları yok. Temiz suları yok" diye konuştu.   'Sonuna kadar direneceğiz'   Bu politikalara ve 'tek tip' işkencesine karşı sonuna kadar mücadele edeceklerini vurgulayan Leyla, "Sadece abimin değil bütün hasta tutsakların bırakılmasını istiyorum. Bir de 'tek tip elbise çıkaracağız' diyorlar. Tutsakların bu elbiseleri giymeyeceğini herkes biliyor. Biz de tutsaklarla birlikte buna karşı direneceğiz. Alanlarda, cezaevlerinde gerekirse onların yaptığı grevlere de dâhil oluruz ama yine de sessiz kalmayacağız" dedi.