Menekşe Aydınlar: Gözbebeğime ne yaptınız? 2018-03-03 13:04:40   İSTANBUL - 24 yıl önce kaybedilen Cüneyt Aydınların akıbetini soran Cumartesi Anneleri,  anne Menekşe Aydınlar’ın, “24 yıl oldu. Bilmeye hakkım var; oğluma, gözbebeğime ne yaptınız?” sözlerini hatırlattı. Cüneyt’in kardeşi Recep Aydınlar ise, “Kardeşimi nereye gördünüz?” diye sordu.   Gözaltında kaybedilen yakınlarının akıbetini sormak ve faillerden hesap sormak için 675’inci kez Galatasaray Lisesi önünde bir araya geldi.  “Failleri belli kayıplar nerede?” yazılı pankart ve karanfillerle sessiz oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri, 24 yıl önce İstanbul’da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Cüneyt Aydınlar’ın akıbetinin sorarak, “faillerinin” cezalandırılmasını istedi.    Eylemde ilk olarak konuşan Cüneyt Aydınlar davasının avukatlarından Eren Keskin, gözaltında kaybetme politikasının devletin sürekliliği anlamında bugün de yinelendiğini hatırlatarak, “Devletin gözaltında kaybetme politikası gibi kaybedenlerin cezalandırılmaması bir politika olarak devam ediyor. Cüneyt için birçok suç duyurusunda bulunmamıza rağmen sonuç alamadık. Ailenin sesi mahkemelerde duyulmadı. Bugün Cüneyt Aydınlar’ı kaybedenler cezasız bırakıldı” dedi.   Sezgin: İşkenceye sonsuz tolerans   CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu da, AKP’nin 2002’de iktidara geldiğinde “işkenceye sıfır tolerans” söylemini kullandığını ancak bugün işkenceye sonsuz tolerans uygulamalarının yaşandığını söyledi. “Bu meydan bir hafıza meydanıdır” diyen Sezgin, “Bizler kayıplarımız için adalet aramaktan vazgeçmeyeceğiz bir gün mutlaka hukuk içinde hesap soracağız” dedi.   Recep Aydınlar: Kardeşimi nereye götürdünüz?   Eylemde Cüneyt Aydınlar’ın ailesi adına, Cüneyt’in kardeşi Recep Aydınlar konuştu. Cüneyt’ten 24 yıldır haber alamadıklarını söyleyen Recep, “675 haftadır buradan suç duyurusunda bulunuluyor ancak bu suç duyuruları da yanıtsız kalıyor. Türkiye’de gündem hiçbir zaman yaşatmak olmadı. Ölüme götürenler hiçbir zaman ceza almadı. Bu kişiler adalet karşısına çıkarılmadı” dedi.  “24 yıl önce ağabeyimi nereye götürdünüz?” diye soran Recep, “Sizler kaybettiğinizde bir insanı kuşaktan kuşağa yaralıyorsunuz. Artık bu kaybetme politikalarını, yok etme politikalarını bırakın, yaşatma politikasına geçin” ifadelerini kullandı.    Bu haftanın basın açıklamasını İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi’nden Hatice Onaran okudu. “Güvenlik güçleri tarafından gözaltına alındıktan sonra kendilerinden bir daha haber alınamayan insanlarımızın akıbetlerinin açığa çıkartılması, bu insanlığa karşı suçtaki cezasızlığın son bulması talebiyle 675 haftadır Galatasaray’dayız” diyerek sözlerine başlayan Hatice, 675 haftadır Galatasaray Meydanı’ndan devlete, zorla kaybetme suçlarında maddi gerçeği açığa çıkartacak etkinlikte soruşturma-kovuşturma yapma ve “failleri” işledikleri ağır suçla orantılı olarak cezalandırma yükümlülüğünü yerine getirme çağrısı yaptıklarını hatırlattı.   ‘AKP iktidarında kayıplarla ilgili hiçbir gelişme yaşanmadı’   “675 haftamızın 475 haftası AKP iktidarında geçti” diyen Hatice, “Parti programında ‘İşkence, gözaltında ölüm, kayıp, faili meçhul cinayetler gibi demokratik hukuk devletinde kabul edilemez uygulamaların üstüne ciddiyetle gidilecek ve şeffaflık sağlanacaktır. Bu konuda her vatandaşın şikâyeti değerlendirilecek, caydırıcılığı sağlayan gerekli düzenlemeler yapılacak, sorumlular cezasız kalmayacaktır’ yazan AKP’nin iktidarında gözaltında kayıplarla ilgili hiçbir gelişme yaşanmadı. Şikayetlerimiz ve taleplerimiz dikkate alınmadı. AKP’nin topluma vaadinin aksine, demokratik bir hukuk devletinde kabul edilemez uygulamaların en ağırları ile karşı karşıya kaldık” dedi.   “675’inci haftamızda Menekşe Aydınlar’ın, ‘24 yıl oldu. Bilmeye hakkım var; oğluma, gözbebeğime ne yaptınız?’ sorusunu devleti yönetenlere ve adli yetkililere birlikte sormak için buluştuk” diyen Hatice, Cüneyt’in başına gelenleri şu şekilde anlattı: “ Diyarbakırlı Cüneyt Aydınlar üniversite eğitimi için 90’ların başında İstanbul’a geldi. 23 yaşındaki Cüneyt, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi 3.sınıf öğrencisiydi. 20 Şubat 1994 tarihinde Bakırköy, İncirli’de bulunan Ömür Durağı’nda Terörle Mücadele polisleri tarafından gözaltına alındı.   27 Şubat’ta gözaltı kaydı yapıldı   Aynı operasyonda gözaltına alınan on dört kişi gibi Cüneyt de Gayrettepe’deki İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne götürüldü. Emniyette yedi gün kayıt dışı gözaltında tutulduktan sonra, 27 Şubat 1994 tarihinde gözaltı kaydı yapıldı. Ancak emniyette birlikte gözaltında tutulduğu 14 kişi, mahkemeye sevk edildiklerinde aralarında Cüneyt yoktu.   Başına geleceklerden Gayrettepe Emniyet Müdürlüğü sorumlu    Bu kişiler 17 Mart 1994 tarihinde avukatları aracılığıyla kamuoyuna yaptıkları açıklamada; Cüneyt Aydınlar’ın 20 Şubat 1994 tarihinde gözaltına alındığını ve 2 Mart 1994 tarihine kadar birlikte gözaltında tutulduklarını, Cüneyt’in başına geleceklerden Gayrettepe Terörle Mücadele Şubesi’nin sorumlu olduğunu söylediler.   ‘Dur’ ihtarına uymamış!   İstanbul Emniyet Müdürlüğü ise Cüneyt Aydınlar’ı soran ailesine oğullarının yer gösterme esnasında ellerinden kaçtığını söyledi. Terörle Mücadele Şubesinde görevli polisler, 28 Şubat 1994 tarihinde Cüneyt Aydınları’ın yer göstermek için götürdükleri Beyoğlu Çukurcuma’da ‘dur’ ihtarına uymayarak kaçtığına ve arkasından koşmalarına rağmen onun firar ettiğine dair bir tutanak düzenlediler.   İstanbul Emniyet Müdürlüğü kaybetti!   Ailenin başvurusu üzerine İnsan Hakları Derneği avukatları olayı araştırdı ve yapılan araştırma sonrasında, İHD İstanbul Şubesi, 25 Mart 1994 tarihli basın açıklaması ile İstanbul Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesinin gözaltına aldığını kabul ettiği Cüneyt Aydınlar’ı kaybettiğini duyurdu.”   Savcıların olayı soruşturmak yerine, Cüneyt hakkında firar ettiği iddiasıyla yakalama kararı çıkardığını anlatan Hatice, “ Hakimler Cüneyt’i kaybeden polislerin ifadelerini esas alarak haklarında beraat kararı verdi. Cüneyt Aydınlar dosyası evrensel hukuka aykırı bir biçimde zaman aşımı gerekçe gösterilerek kapatıldı. Aydınlar Ailesi’nin ‘Cüneyt firar etmedi, gözaltında kaybedildi. Biz onun için Galatasaray’dayız. Cüneyt’i bulana kadar, onu kaybedenler adil bir yargı önünde hesap verene kadar burada olmayı sürdüreceğiz’ diyen sesi devleti yönetenler ve adli makamlar nezdinde karşılık bulmadı” dedi.   'Cüneyt için adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz'   Hatice son olarak, “Gözaltında kaybedilişinin 24. yılında tekrarlıyoruz: Cüneyt Aydınlar’ın gerçek akıbeti açıklanana ve failleri yargılanana kadar bu dava bizim için kapanmayacak!  Cüneyt Aydınlar için adalet talebimizden vazgeçmeyeceğiz” diye seslendi.Yüksekova ve Cizre’li kayıp yakınlarının eylemlerine de dikkat çeken Cumartesi Annelerinin eylemi ve Tahir Elçi’nin ölümünün üzerinden 117 hafta geçtiği hatırlatılarak sona erdi.