Kadının rengi yayılmaya devam ediyor 2018-03-03 14:48:16   DİYARBAKIR/WAN - Diyarbakır’da 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlikleri kapsamında şölen düzenlenirken, Wan’da ise ‘Kadın ve çocuk katliamlarını’ anlatan resim sergisi ile sinevizyon gösterimi düzenlendi. Her iki kentte de kadınlar, 8 Mart’ın katliamlara karşı mücadele ve direniş günü olması gerektiği mesajını verdi.    Dicle Amed Kadın Platformu (DAKAP) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinlik kapsamında Diyarbakır’ın Bağlar ilçesinde şölen gerçekleştirdi. Serdar Düğün Salonu’nda gerçekleştirilen şölene HDP Diyarbakır Milletvekilleri Feleknas Uca, Sibel Yiğitalp, TJA, DAKAP üyeleri ve çok sayıda kadın katıldı. Şölen demokrasi mücadelesinde yaşamını yitiren kadınlar için yapılan saygı duruşu ile başladı. Dünyanın her yerinden dayanışan kadınlarla erkek egemen sisteme karşı verilen mücadeleyi sürdüreceklerini söyleyen DAKAP üyesi Serap Kılıç, kadınlar olarak ‘Vardık varız, var olacağız’ dedi.   ‘Tekstil atölyelerinde başlayan direniş Saralarla devam ediyor’   Ardından HDP Diyarbakır Milletvekili Feleknas Uca, DAİŞ’e karşı savaşanları ve cezaevinde bulunan tüm tutsakları selamlayarak konuşmasına başladı. Feleknas, kadın direnişiyle, kadın mücadelesiyle alanlarda olduklarını vurguladı. Kürt kadınlarının ve mücadele eden kadınların iktidardan korkamadığını ifade eden Feleknas, tekstil fabrikalarından başlayan devrim mücadelesinin Saraların mücadelesiyle sürdüğünü söyledi. Feleknas, “Öcalan özgür bir yaşam için, kadının özgürlük felsefesini geliştirerek bugün bu direnişte yaşam buluyor. Bugün bu felsefe Ortadoğu’da yayılmış ve herkes Kürt kadının özgürlük mücadelesini anlatıyor. Biz kadınlar olarak direniyoruz, alanlardayız ve mücadelemizi sürdüreceğiz” diye konuştu.   ‘21’nci yüzyılın destanını yazacağız’   8 Mart’ta tüm kadınların İmralı tecridine karşı bir araya gelmesi gerektiğini vurgulayan Feleknas, “Biz İmralı tecridini kırmadığımız sürece özgürlüğü yakalayamayacağız. 8 Mart katliamlara karşı mücadele ve direniş günü olmalıdır. 8 Mart Ortadoğu’da, Türkiye’de müjdeler verecektir. Biz 21’nci yüzyılın destanını yazacağız. Zindanlarda bulunan tüm tutsakları selamlıyor 8 Mart’larını kutluyorum” diye kaydetti.   “Biji berxwedana Efrine”, “Biji serok Apo” sloganlarının atıldığı şölende son olarak Sur Erbane Ritim Grubu ve Sur Kadın Folklor grubu sahne aldı. Şölen kadınların çektiği halaylar ve zılgıtlar eşliğinde sona erdi.    Van   Van'da Ahtamara Kadın Platformu'nun  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle startını verdiği eylem ve etkinliklerin 3'üncü günü de kadınların yoğun ilgisiyle devam ediyor. Kadınlar bugün KESK Van Şubeler Platformu binasında düzenlenen kadın katliamları ile çocuk istismarına ilişkin sinevizyon ve resim sergisinde buluştu. Kadın ve çocuklar tarafından ziyaret akınına uğrayan sergide çeşitli sitelerin kadın katliamları ve çocuk istismarları ile ilgili verileri yer aldı.  70'e yakın katledilen kadının hayat hikayelerinin bulunduğu siyah bezlerle sarılan şövalyelerin üzerine konulan dövizlerin üzerinde katledilen kadınların resimleri ile kırmızı karanfil  öz geçmişleri ile ne zaman nerede nasıl katledildikleri yer aldı. Platformun teknik biriminde yer alan kadınların kısa sürede toparladıkları hayat hikayeleri ve çalışma sırasında yaşadıklarını anlatan sosyolog Rojbin Fırat, oldukça değerli bir çalışma olduğunu ifade etti.     'Kadın katliamlarını durduracağız'   Çalışma süresince kadınların ve çocukların hayat hikayelerinin kendilerini çok etkilediğini kaydeden Rojbin, "Yerelde bu kadar çok kadının katledilmesini bu çalışma sonucunda öğrendim.  Biz kadınlar kadın katliamların önüne geçmek için her şeyi yapacağız. Resim sergisinde sergilediğimiz katledilen kadınlardan bir tanesi Nazmiye Alır,  Van'ın Özalp'ın ilçesine bağlı Yukarı yorganlı köyünde yaşıyordu.   Eşi tarafından şiddet gördüğü için ailesinin yanına sığınıyor. Ailesi tekrardan Nazmiye'yi eşinin evine gönderiyor.  Eşinin yanına döndüğü zaman eşi tarafından taşlık bir alana götürülerek, eli ve ayakları bağlanarak üzerine mazot dökülerek katlediliyor" dedi.     'Bir kişi daha eksilmeyeceğiz'   Kadın katliamlarına karşı dayanışmanın önemine dikkat çeken Rojbin, "Sosyolog olarak alanda yürüttüğüm çalışma sonucunda aslında kadına yönelik bu şiddetin çok fazla olduğunu biliyordum.  Ama yürüttüğüm çalışma bireysel olduğu için veri toplama ile sınırlı kalıyordum.  Ahtamara Kadın Platformu sayesinde dayanışmanın kadın katliamı karşısında verilebilecek en iyi cevap olduğunu gözlemledim. Burada bir kez daha seslenmek istiyorum.  Bir kişi dahi eksilmeyeceğiz. Yaşasın kadın dayanışması" mesajını verdi.