Asya Abdullah: Dünyanın tüm kadınları 8 Mart ruhunu Efrîn'e taşımalı 2018-03-04 09:09:14   Ruhenda Amed     EFRİN - Kobanê'de oluşan ruhun bugün Efrînle devam ettiğini belirten TEVDEM Eşbaşkanı Asya Abdullah, 44 gündür her türlü insanı prensipten yoksun işgal saldırılarına karşı direnişin öncülüğünü yine kadınların yaptığını söyledi. 8 Mart mesajı da veren Asya, "Tüm kadınlar burada yürütülen mücadelenin, cephelerde savaşan kadınların sesi olmalıdır. Dünyanın tüm kadınları Efrînli kadınlarla birlikte olmalı ve 8 Mart ruhunu buraya taşımalıdır" dedi.    8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nü Efrîn'deki direnişle karşılayan Demokratik Halk Hareketi (TEVDEM) Eşbaşkanı Asya Abdullah, "Çağın Direnişi"nin Rojava Devrimi'nin ortaya çıkardığı mücadelenin bir yansıması olduğuna dikkat çekerek, tüm kadınları Efrîn'e ses vermeye çağırdı. Rojava Devrimi ile kendini adım adım örgütleyen kadınların, mücadele biçimini genişlettiğini kaydeden Asya, "Siyasi ve toplumsal gücüyle kadınlar Rojava'da her alanda yerini almış ve devrimin öncülüğünü yapmıştır. Bugünde Kuzey Suriye'de kadın mücadelesinin yükselişi büyük oranda gerçekleştmiştir. Kuzey Suriye'deki tüm kadınlar bu kadın devrimini sahiplenmiştir. Kadın özgürlük mücadelesi bizim için bir kültür haline geldi" dedi.    'DAİŞ faşizmine karşı mücadele ile kendini görünür kıldı'    Özellikle DAİŞ faşizmine karşı verilen mücadele ile kendini görünür kılan Kuzey Suriyeli kadınların iktidarcı ve taakümcü erkek iktidarına karşı büyük bir zafer kazandığına işaret eden Asya, "DAİŞ faşizmine karşı mücadelede kadınlar, bir kez daha kanıtladı ki, kadın üzerinde kurulan erkek egemen tahammül bu topraklarda parçalandı. Kadınlar başta DAİŞ olmak üzere tüm iktidarcı tahakkümcü erkek sistemlerine ve toplumdaki tüm gericiliklere karşı kadınlar şimdi öz örgütlülüğü ile karşı duruyor. Bu topraklarda yüzbinlerce kadın kendi iradesiyle özgürlük mücadelesi yürütüyor" dedi.    'Tüm bölgeye kadın özgürlü ilhamı oldu'    "Sadece Kürt kadınları için değil tüm dünya kadınlarına Kuzey Suriye'deki kadın mücadelesi güç veriyor, ilham oluyor" diyen Asya, DAİŞ'ten kurtarılan alanlarda Arap kadınların, örgütlü gücünün çabuk oluşmasını örnek gösterdi. Asya, "Rojava ile başladı Kuzey Suriye ile birlikte kadın birliği ve kadın ittifakını oluşturdu. DAİŞ en fazla terörü kadın üzerinden yürüttü kendi egemenliklerini kadın üzerinden geliştirmek istiyorlardı. Kadın üzerinden yürüttükleri katliam politikasını tüm halklar üzerine yaymak istiyorlardı. İşgal edilen onlarca yerde yayınlanan videolarda kadın kırımına tanık olduk. Kürt kadınların YPJ'den ilham alan Arap ve diğer halklardan kadınlar, bu mücadeleyi sahiplendi. Onlarda umutlarının dile getiren videolar yayınladı. Bugün Arap kadınlarda kendi özsavunmalarını oluşturarak, direnişlerini gerçekleştiriyor. DAİŞ'ten kurtarılan alanlara bakalım, kadınların kendilerini daha güçlü örgütlediklerini görürüz. Bu kadınlar birlikte mücadelenin kurumlaşmasını oluşturdu kendi içinde" şeklinde konuştu.     Kobanê'de adı Arîn oldu   Mücadelenin Kadın Savunma Birlikleri (YPJ) eksenli oluştuğuna işaret eden Asya, Kobanê direnişinde kadınların oluşturduğu özgürlük ruhuna değindi. Asya, "YPJ'nin kadın mücadelesi kadınlara bütün alanlarda örgütlenlerini vesile oldu. Büyük bir bilgi ve deneyim edinmesine öncülük etti bir anlayış ortaya çıkardı. YPJ'nin direnişi tüm kadınlar için umudu inşa etti. Özellikle Kobanê'de kadın direniş mücadelesinin ortaya çıkardı Arîn şahsındaki kadın direnişi kadınların özgürlük umudunun temsili oldu. Rojava Devrimi bu nedenle kadın devrimidir. Özellikle annelerin yürüttüğü mücadele direnmenin sembolü oldu" diye kaydetti.    Arîn'in mirasını Avesta devraldı    Kobanê'de oluşan ruhun bugün Efrînle devam ettiğini belirten Asya, 44 gündür her türlü insanı prensipten yoksun işgal saldırılarına karşı direnişin öncülüğünü yine kadınların yaptığını söyledi. Avesta Xabur'un fedai ruhuna değinen Asya sözlerini şöyle sürdürdü: "24 saat yaralılara bakan, mayın çıkaran, yaşamı var ede kadınlar Kobanê'den Efrîn'e taşındı. 44 gündür tüm insani perensiplerin dışında bir terör estiriliyor. Çeteleri, uçakları, tankları, topları, özel savaş basını ile halk üzerine soykırım uygulanıyor. Tarihte ilklerdendir küçük bir bölge bir NATO devletine karşı kendini savunuyor. Bunda YPJ'nin rolü büyük. Kendi özgücüyle direnen kadınlar dünya kadınları için umut olmayı sürdürüyor. Kobanê'den aldıkları kültürle kadınlar böyle görkemli bir direnişe evsahipliği yapıyor. Orada Arîn'di direnişin adı burada Avesta oldu. Avesta 'Özgür kadın duruşuyla şahadete kadar mücadele edeceğiz' mesajını veriyor."   'Bu toprağın dili ve inancı var'    "Terör devletine karşı bu ruhla savaşıyor, o kadar çok kahraman kadın hikayesi var ki işte bu ruh cephede, şehirlerde her yerde kadınlar direniyor" diyen Asya, "Efrîn'de kadınların duruşu büyük bir iradedir, bu irade gün be gün özgürlüğe gideceğinin müjdesini veriyor. Topraklarını bırakmayan kadınların Efrîn'de kararlılığı cepheye YPJ'li savaşçıların kahramanlıklarıyla yansıyor. Bu toprağın bir dili var, inancı var, bağlılığı var. Her fırsatta 'Toprağımı bırakmıyorum' diyen kadınlar bir iradenin temsilcisidir. Bu direniş Kürdistani halklar başta olmak üzere tüm halklardan kadınlar içindir. Kadın tarihi kadınların elleriyle yazılıyor" şeklinde konuştu.    Dünyadaki tüm kadınlara çağrı    Efrîn'de cephe cephe verilen direnişin dünyadaki tüm kadınlar için olduğunu belirten Asya sözlerini şöyle sürdürdü: "Tüm kadınlar buradaki yürütülen mücadelenin sesi olmalıdır, cephelerde savaşan kadınların sesi olmalıdır. Bu direniş herkesin emeği haline getirilmeli. Dünyanın tüm kadınları Efrînli kadınlarla birlikte olmalı ve 8 Mart ruhunu buraya taşımalı ses vermelidir. Avesta Xabur ve Arin Mirkan ruhu ile direnen kadınların ruhuyla 8 Mart Dünya Kadınlar Günü anlamını bulmalı."