Tutsak kadın siyasetçiler binlere seslendi: Tek yol özgürlük 2018-03-04 13:48:19   İSTANBUL - İstanbul 8 Mart Kadınlar Platformu öncülüğünde, “Savaşa, OHAL’e, cinsiyetçiliğe karşı emeğimiz, kimliğimiz ve özgürlüğümüz için direniyoruz” şiarıyla düzenlenen mitinge tutuklu bulundukları cezaevinden mesaj gönderen Figen Yüksekdağ ve Sebahat Tuncel, “Tek yok özgürlük” diye seslendi.   İstanbul 8 Mart Platformu öncülüğünde, “Savaşa, OHAL’e, cinsiyetçiliğe karşı emeğimiz, kimliğimiz ve özgürlüğümüz için direniyoruz” şiarı düzenlenen miting devam ediyor. Alkışlar, zılgıtlar, sloganlar eşliğinde devam eden mitingde kadınların özgürlük sloganları tüm İstanbul'da yankılanıyor. Saygı duruşunun ardından başlayan mitingde ilk olaran AKP hükümeti tarafından çıkarılan KHK ile işinden ihraç edilen Sema Uçar konuştu.  Sema, KHK ile haksız ve hukuksuz bir şekilde işinden atılan emekçilerden biri olduğunu bu nedenle Pazartesi ve Cuma günleri OHAL ve KHK zulümne karşı eylem yaptıklarını hatırlattı. “İşimize geri dönmek istiyoruz" diyen Sema, tek taleplerinin iş olmadığını aynı zamanda barış ve özgürlük talep ettiklerini de söyledi. Yaşamın her alanında erkek ergemenliğine karşı direndiklerini söyleyen Sema, “Bir direnişi örgütlenerek kadın yoldaşlığının önemine inandık. Nerede olursak olalım içerde dışarda evde işte özgürlük mücadelesi veren kadınlarla biraraya geldik. Mücadelemiz sürecek. Vardık var olacağız” dedi.   Daha sonra Kandıra 1 Nolu F Tipi Cezaevi'deki Halkların Demokratik Partisi eski Eş Genel Başkanı (HDP) ve Van Milletvekili Figen Yüksekdağ ile Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel 'in mitinge gönderdiği mesajlar okundu. Figen ve Sebahat, meydanda bulunan kadınlara şöyle seslendi:   "Sevgili kadınlar; hepinizi 8 Mart coşkusu ve direngenliğiyle, sevgiyle, saygıyla selamlıyoruz. Tüm saldırılara, savaşa, zulme yasaklara, OHAL zorbalığına rağmen yine isyandayız, yine sokakta alanlarda…! Sesimiz duvarlara, sınırlara inat yine 'vardık, varız, var olacağız' haykırışında birleşiyoruz. Bizler de bütün heyecanımızla yanınızda, omuz başlarındayız. Belediye eş başkanı, kurum temsilcisi, milletvekili, siyasetçi ve özgürlük mücadelesi veren binlerce kadınının hapsedildiği, kadın dayanışma ve örgütlenme mevzilerinin kapısına kilit vurulduğu koşullarda zulme inat gösterdiğimiz kararlılığı, 8 Mart’ın ruhuyla alanlarda buluşma iradenizi kutluyoruz. Kadınların 8 Mart iradesinin, savaş, OHAL, faşizm kuşatmasına karşı daha büyük ve kitlesel direnmeye yol açacağına yürekten inanıyoruz.   'Özgürlük, adalet, eşitlik ittifakı geleceğimizdir'   Kadına dönük katliam ve kırımı çocuklara cinsel istismar vahşetini, Türkiye, Kürdistan ve bölgeyi saran savaş, ölüm histerisini durduracak başat güç şüphesiz ki kadınlardır. 'Bu böyle gitmez, ya özgürlük ya özgürlük' diye haykıran kadınlar, yükselen faşizm ve eril kıyıcılık karşısında cesaretten, direnişten, dayanışmadan bir barikat kuruyor şimdi. 8 Mart alanlarında kadınların birliği ve özgürlük, adalet, eşitlik ittifakı asıl gücümüz ve geleceğimizdir. İşçisi, ev ve kamu emekçisi, öğrencisi, köylüsü, esnafı, Kürdü, Türkü Alevi’si, Sunisi ve tüm farklılıklarıyla kadınların ortak itirazı yarını belirleyebilir.   'Efrîn'de kadın kahramanlığının ışığında tarih yazılıyor'   8 Martta bir kez daha hakları ve yaşamı elinden alınan, bedeni, kimliği ve bütün ezilenlerin kurtuluşu için direnen kadınlarla yüreğimizi, sesimizi birleştiriyoruz. Kalbimizin yarısı buradaysa, yarısı Afrin’de yurdu ve bütün kadınların onuru için direnen kız kardeşlerimizle birlikte. 8 Mart alanlarından kadın, yaşam, özgürlük için bedenini siper edenleri selamlıyoruz. Biliyoruz ki, ölüm ne kadar amansızsa, yaşam o kadar direnişçidir; eril savaş ne kadar fütursuzsa, kadın o kadar yenilmezdir. Afrin’de kenti, yaşamı, siyaseti, toplumu çağın demokratik-insanı bilinciyle yeniden kuran kadınlar, çağın kadın direnişiyle bu büyük değeri savunuyoruz. Her kes bilmeli ki, Afrin ve kadın direnişi, büyük insanlık ve tarih nezdinde çoktan kazanmıştır. Şimdi Efrîn’de yükselen onur, özgürlük bayrağının ve kadın kahramanlığının ışığında yeni bir tarih yazılmaktadır.   'Tek yok özgürlük'   Kadınların 'ya özgürlük ya özgürlük' kararlılığı 8 mart meydanlarına sığmaz. Efrîn’den Amed’e, Şengal’den İstanbul’a kadar her yerde ve her günde aynı ruh ve sesle haykıracağız:  Tek yol özgürlük.   Hepinizi yeniden bu duygu ve inançla selamlıyor, bütün kadınların 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutluyoruz. Özlemle ve kadınların yeni yaşam şenliklerinde kavuşma umuduyla kucaklıyoruz.   Tutuklu kadın tutsaklar adına   Figen Yüksekdağ - Sebahat Tuncel."