Nazan Bozkurt kendisini cinsel tacize maruz bırakan polisi teşhir etti 2018-03-05 16:32:09   ANKARA - Yüksel Caddesi'ndeki "İşimi geri istiyorum" eylemi ile 482 gündür direnen Nazan Bozkurt, bir polis tarafından maruz bırakıldığı sistematik cinsel tacizi anlatarak teşhir etti.     Ankara Çankaya Kaymakamlığı Nüfus Müdürlüğü'ndeki görevinden ihraç edilen ve Yüksek Caddesi'nde 482 gündür "İşimi geri istiyorum" talebi ile eylem yapan Nazan Bozkurt, kendisini gözaltına almak isteyen polis tarafından maruz kaldığı cinsel tacizi anlattı. Sosyal medya hesabından kendisini cinsel tacize maruz bırakan polisi teşhir eden Nazan, Ankara Güvenlik Şube Müdürü'ne de açık mektup yazdı.     Nazan mektubunda şu ifadelere yer verdi:   "'Suç unsuru' bulmak için sabah akşam profillerimizde gezindiğinizi biliyorum. Bu yüzden size baştan ayağa 'suç unsuru' olan bir memurunuzun tacizlerinden bahsetmek istiyorum.    Öncelikle fotoğrafa iyi bakmanızı istiyorum. O esnada eylemde 'gözaltına alınacak' tek kadın benim. İki de kadın polis var. Fakat fotoğrafa göre solumda olan memurunuz, ikinci kadın polisin bana yaklaşmasına dahi fırsat vermeden gözaltı işlemine salça oluyor. Neden?    O akşamın videosunu arkadaşlarınızdan isteyip izlerseniz 'nereyi tutuyorsun sen ahlaksız' diye bağırdığımı rahatlıkla duyabilirsiniz. Memurunuz bacaklarımın arasından tuttu Müdür bey! Ve bunu ilk kez de yapmıyordu. Daha önce bir iki kez bacaklarımın üstünden tutmuştu. Yanlışlıkla olmuş olabileceği ihtimaline karşı bu duruma tepki göstermedim. Fakat sonra bir gün, iki bacağımın tam ortasından tutup beni araca attı. İşte o an, daha öncekilerin de 'yanlışlıkla' olmadığını anladım.    O akşam, gözaltından çıkıp eve geldiğimde bu adamı ifşa eden bir yazı yazmak istedim ancak kadınlık onurum buna engel oldu. Utandım evet. Hala da utanıyorum ancak bunu anlatmaya beni memurunuz mecbur etti. Çünkü bu akşam da aynı şeyi yaptı! İki bacağımın tam ortasından tutup beni araca fırlattı! Bu tacizine karşılık kendisine tekme attığım için hakkımda suç duyurusunda bulunabilirsiniz elbette. Lütfen bulunun.   Biliyorum ki ben kendisi hakkında suç duyurusunda bulunmak istersem, savcı sizden görüntüleri istediğinde 'kameranın şeyinin şeyi şey olmuş' olacak. Daha önce de yaptınız bunu. Bizim elimizde gözaltı aracı önünde olanları gösteren bir video yok. Çünkü polisleriniz çekime engel olmak için kalkanlarıyla araç önünü kapatıyor. Yukarı çıkıp gözaltı aracını çekmek isteyen basına ise polisleriniz plastik mermiyle saldırıyor. Ve böylece işkence yapmak isteyen memurlarınızın önündeki bütün engeller kalkmış oluyor.   Daha önce işkence yapan polislerinizi size defalarca şikayet etmiştim. Hepsini de korumaya aldınız. Biliyorum ki bu tacizci memurunuz da sizden aldığı cesaretle beni taciz edebiliyor. Soruşturma geçireceğini, ceza alacağını bilse bu ahlaksızlığı yapamazdı çünkü. Biliyor ki hesap sormayacaksınız. Hakkında işlem başlatmayacaksınız. Siz de şunu çok iyi bilin; bu adam bir daha bana yaklaşacak olursa onu değil sizi sorumlu tutarım! Evet hasımız. Uğradığımız haksızlığa ses çıkarmak isterken sesimizi boğmak isteyen iktidarın üzerimize saldıklarısınız. Bu yüzden sizle biz, hasımız doğrudur. Peki bizim bu hasımlıkta bir tek ahlaksızlığımızı gören var mı? Bizim erkek arkadaşlarımızın, sizin kadın polislerinize bırakın tacizi; ellerini sürdüklerini hiç gördünüz mü? Veya polislerinizin bize sıkça sarfettiği bel altı mezbele küfürleri hiç çıktı mı erkek arkadaşlarımızın ağızlarından? Neden çıkmadı biliyor musunuz; bizim içimizde ahlaksız yok çünkü!    Peki siz Müdür bey; karınızı, kızınızı ASLA emanet edemeyeceğiniz adamlarla çalışmaktan memnun musunuz?"