Efrîn’deki kadın örgütlerinden çağrı: Bu sessizliğe son verin 2018-03-05 21:20:09     EFRÎN- Türkiye ve bağlı grupların 45’inci gününe giren saldırılarına ilişkin ortak bir açıklama yayınlayan Efrîn’deki kadın örgütleri, uluslararası topluluklara, son 24 saatte 4’ü çocuk 18 kişinin katledildiği Efrîn’e yönelik saldırıların durdurulması için daha fala zaman kaybetmeden harekete geçmeleri çağrısında bulundu.     Efrîn’deki kadın örgütleri, Türkiye ve bağlı grupların 45’inci gününe giren saldırılarına ilişkin ortak bir açıklama yayınladı. Uluslararası topluluklara, son 24 saatte 4’ü çocuk 18 kişinin katledildiği Efrîn’e yönelik saldırıların durdurulması için daha fala zaman kaybetmeden harekete geçmeleri çağrısında bulunan kadın örgütleri, mektubunda şu ifadelere yer verdi:   “Uluslararası Topluluğa Çağrı;   Topraklar ihlal ediliyor, çocuklar öldürülüyor, kadınlara saldırılıyor ve dünya halen yapılan katliamlar karşısında suskun kalıyor. Efrîn bölgesi halen Türk ordusu ve El-Nusra ile El-Kaide’li destekçileri tarafından saldırıya uğruyor. Türk uçakları ve bombardımanları köyleri, kasabaları ve civarlarını bombalamaya başladı. Bununla da bitmedi; yurttaşları korkutmak ve yerlerinden etmek için kent merkezini de bombalayarak Türk ordusunun zulmünden kaçmak için köylerinden şehir merkezine gelen, göçmenler de dâhil olmak üzere, çocuk, kadın, yaşlı ve savunmasız sivillere yönelik katliamlara yol açtılar.   Türk saldırısının amacı yıkım ve talan politikası güderek Efrîn bölgesindeki yerel halkı yerinden etmektir. Erdoğan bunu, iddia ettiğine göre Suriye krizi başladığından beri Türkiye’de olan üç milyon Suriyeli mülteciyi geri gönderebileceği bir ‘güvenli bölge’ yaratana kadar Efrîn’i bombalamaya devam edeceğini duyurarak belirtmiştir. Bu, Erdoğan’ın Cerablus ve El-Bab bölgelerinde yaptığı gibi bölgenin demografisini değiştirmek için savaştığına yönelik en büyük kanıttır.   ‘Bu savaşın mağdurları çocuklardır’   Erdoğan Kürt halkının altyapısına ve ekonomik harekete saldırarak, evleri ve binaları bombalamak suretiyle insanların yüreğine korku salarak, çeşitli yollardan Efrîn’i işgal etmeye çalışmaktadır. Bunun sonucunda bu savaşın ilk mağdurları çocuklardır; onların kolay kolay taşıyamayacakları psikolojik ve nörolojik durumlara yol açılmaktadır. Gözlerinin önünde ebeveynlerinin öldürülmesine şahit olmak çocuklar için kolay değildir. Ayrıca birçok okul hedef alınarak çocukların ve gençlerin eğitim hakkı ihlal edilmektedir. Başlı başına bunlar, bir insani felaket olduğuna işaret etmektedir.   ‘Türkiye tüm insanı anlaşmaları çiğnemiştir’   Türk devleti Efrîn’e saldırarak tüm uluslararası ve insani yasa ve anlaşmaları çiğnemiştir.  Sınır köylerde klorin gazı kullanılmıştır ve doktorların hastalara dair raporlarında geçirdikleri boğulma, ciltte kızarmalar ve benzeri reaksiyonlar gibi belirtilerle teyit edilmiştir. Ayrıca en insanlık dışı yöntemlerle beden bütünlüklerini bozmuşlardır.   'Taş üstüne taş bırakmak istemiyorlar'   Zalimlikleri taş taş üstünde bırakmamaktadır. Bu topraklarda yaşayan medeniyetlerin tarihini ve insanlığın izlerini varlıktan men edercesine silmek için Efrîn’in tarihi ve arkeolojik yerlerini hedef almışlardır.Efrîn’e yönelik sürdürülen bu katliamlara ve insanlık dışı ihlallere karşı uluslararası suskunluk karşısında, insani, çocuk ve kadın hak örgütlerinin sessizliği karşısında şaşkınız.   ‘Toprağımızı savunacağız’   Bizler, tarihimizi, mirasımızı ve önceki nesillerimizden bize kalan toprağı savunmaya kararlı Efrîn kadınlarıyız. Direneceğimize ve son raddeye kadar adaletsizliği ve tiranlığı ortadan kaldırmak ve Türk işgalini durdurmak için savaşacağımıza söz veriyoruz.   ‘Sessizliğe son verin’   Bizler, Efrîn bölgesindeki kadın örgütleri olarak, tüm insan hakları örgütlerine, kurumlarına ve Birleşmiş Milletler’e sessizliklerine son vermeleri, harekete geçerek Efrîn’de kadınların tarihini ve mirasını korumaları ve katliamı, masum yaşamların yok edilmesini durdurmaları için çağrıda bulunuyoruz.    Efrîn Kadın Örgütleri”