Kadınlar 'Emek ve mücadele' panelinde buluştu 2018-03-08 08:10:47   İSTANBUL - Emek Çalışmaları Topluluğu (EÇT)'nun düzenlediği "Kadın Emeği ve mücadelesi" panelinde, kadınların emeğinin değersizleştirilmesi ve buna karşı mücadelesi anlatıldı.    Emek Çalışmaları Topluluğu(EÇT) tarafından Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB)'nde  Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi'nde "Kadın emeği ve mücadelesi" başlıklı panel düzenlendi.  Panelde "Kadınlarımızın direnişi: Hayatlarımızın turnusolu" ve "Toplumsal cinsiyet eşitliği için mor ekonomi" başlıkları altında konuşuldu.     'İş gücüne katılım oranı düşük'   Panelde ilk olarak İTÜ akademisyenlerinden İpek İlkkaracan söz aldı.  "Sadece yeşil ekonomi yetmez birazda mor ekonomi lazım" diyerek konuşmasına başlayan İpek, kadınların ekonomiye olan etkisine dair değerlendirmelerde bulundu. İpek, ekonomik alandaki, toplumsal cinsiyet eşitsizliği hakkında iş gücüne katılım uçurumu ve iş yerinde taciz ve mobingin olduğunu ifade ederek, "Kadınların iş gücü piyasasına ilişkin konuşamıyoruz,  çünkü en büyük sorun kadınların iş gücüne katılım oranlarının düşük olması" diye konuştu.     'Ev içi çalışma 6 kat fazla'   Türkiye'de evli ve anne olan kadınların çalışma hayatında oldukça zorlandığını dile getiren İpek, "Türkiye'de kadın işgücü katılımı neden düşük sorusunu sorduğumuzda, erkeklerin kadınlardan daha eğitimsiz olduğu söyleniyor, fakat tabloya baktığımızda bu durumun eğitimle değil evlilikle birlikte düştüğünü görüyoruz. 2'inci sorun da evlenmekle birlikte gelen anne olmak ve ev içi iş yükünün kadının üzerinde olması.  Türkiye'de ev içi ücretsiz çalışma erkeğin ev içi çalışmasından 6 kat daha fazla" ifadelerine yer verdi.   'Kadın emeği değersizleştiriliyor'   Kadın emeğinin değersizleştirilmesine de değinen İpek, kadınların toplam çalışma saatlerinin yüzde 41'inin ücretsiz çalışmayı kapsadığını söyledi. İpek, "Ücretli ve ücretsiz çalışma bir arada düşünüldüğünde, kadınlar erkeklerden daha fazla çalışıyor. Toplam çalışma saatlerinin yüzde 52'si kadınlara ait. Dolaylı bakım emeği ve doğrudan bakım emeği olarak ayrılıyor. Dolaylı bakım emeği, günlük ev işleri, yemek, çamaşır, hijyen alışveriş, ev idaresi, kırsal da ise su, yakacak odun toplama, gıda üretimi. Doğrudan bakım emeği de bir bebeğin ya da yatağa bağımlı hastanın bakımı, bir çocuğa ödevi ile ilgili yardım etmek gibi" diye devam etti.   'Mor Ekonomi nedir?'    "Mor ekonomi nedir?" diye soran İpek, "Bakım ekonomisinin merkeze alan toplumsal cinsiyet eşitlikçi sürdürülebilir bir ekonomi vizyonu. Popüler olarak kullanılan yeşil ekonomi kavramı ve feminist hareketin sembolik rengi mordan ilham alınarak toplumsal cinsiyet eşitlikçi bir ekonomi vizyonu ile bağdaştırıyor" sözlerini kullandı.    'Ben de direndim'   KHK'yla işten çıkartılan emekçilerden Betül Celep de, mücadele sürecini değerlendirdi. "Hayatımızın her alanında karşılaştığımız iktidarlarla her an direniyoruz kadınlar olarak" diyerek sözlerine başlayan Betül,  şöyle devam etti: "Patronlarımıza direniyoruz, eşimize direniyoruz.  Hem bir kadın olarak hem hayata soldan bakan bir kadın olarak var oldum. İşten atıldığımı öğrendim, bir sayısınız devlete göre ama hayatınızın alt üst olacağını anlıyorsunuz. Ne olacak diye en temeldeki ilk hissiyatım şu olmuştu, kendi sendikamda arkadaşlar işten çıkartıldığında onlara direnin derdim. Kendimin işten atıldıktan sonra direnmemek sahtekarlık olacaktı. Bende direndim.  Eğer evliyseniz 'ya zaten seninki aile bütçesine katkıydı çalışmasan da olur' deniliyor. Ya da ailen ' sen oraya çalışmaya gittin e işten de çıkartıldıysan evine dön' denilerek ailen baskı yapıyor. Tekrardan işe girme durumu da bir erkeğinkinden çok daha zor oluyor."   Mücadele alanından söz eden Betül, KHK ile işten atılan insanların arasında sadece akademisyenlerin olmadığını  ifade ederek, " Yüzünüze bir tane bile arkadaşınız bakmamaya başlıyor. Aslında devletin figürünü ailede de görüyorsunuz" dedi.   Panel, soru cevap bölümü ile sona erdi.