Kadın gazeteciler: JIN TV ile mücadele bir adım öteye taşınacak 2018-03-08 09:12:55   Duygu Ciniviz   DİYARBAKIR - Bugün yayın hayatına başlayan JIN TV için değerlendirmelerde bulunan kadın gazeteciler, tüm kadın kadınların JIN TV'yi takip etmesi gerektiğini belirterek, "JIN TV ile kadın mücadelesi bir adım öteye taşınacak" dedi.   Newa Kadın Vakfı'nın tüm aşamasında kadınların yer aldığı JIN TV'nin yayın hayatına başlayacağını duyurmasının ardından kadınlar heyecanla kendi televizyonlarının açılmasını beklemeye başladı. Paris'te katledilen 3 Kürt kadın devrimcinin katledilişinin yıldönümünde duyurusu yapılan televizyon, bugün  yayın hayatına başladı.    'Kadınların başarısı'    JIN TV'ye bir destek de gazetecilerden geldi. Gazeteci Münevver Karademir , "Kadınlar uzunca bir süredir medyadaki eril tahakküme karşı alternatif mecralar yaratma mücadelesi veriyordu. JIN TV bu mücadelenin başarıya erdiğini göstergesidir" diye konuştu. Basın alanının erkeklerinmiş gibi göründüğünü ifade eden Münevver, kadınların direnişleri ile bu algıyı kırdığını vurguladı. Münevver, Türkiye'nin ilk kadın genel yayın yönetmeni Gurbetteli Ersöz'ü hatırlatarak, "Muhalif gazeteciliğe dönük baskının yoğunlaştığı bir süreçte zulme başkaldırdı ve basın çalışmasında ısrarın, inancın adı oldu" ifadelerine yer verdi.   'JIN TV kadınların sesi olacak'   Kuruluş aşamasında yer alan kadınları kutladığını belirten Münevver, nasıl bir JIN TV istediğini şu sözlerle ifade etti: "Haber sunumu ve programlar yapılacak ama ben sadece bunlarla sınırlı kalmasını istemiyorum. Kadın toplumun önemli bir parçası ve erkek egemen zihniyet kadının nefes almasına izin vermiyor. Kadınların her adımı yeni bir direnişi bağrında taşıyor. İşte tam da bu yüzden yaşamın her alanında bu direnişin bir parçası olan kadınların hayatları, yaşam hikayeleri evlerimizin konuğu olmalı. Yine kadın direnişlerini anlatan belgesel ve filmlere yer verilmeli. İnanıyorum ki JIN TV kadınların sesi olacak."   'Kadın sesi kısılmaya çalışılıyor'   Evrensel Gazetesi muhabiri Serpil Berk de bir kadın televizyonunun içerisinde bulunduğumuz süreç açısından çok anlamlı olduğunu belirtti. Serpil, "Kadınların sesinin her alanda kısılmaya çalışıldığı bir süreç yaşıyoruz. Bölge nezdinde değerlendirecek olursak kayyımlar vasıtasıyla kadın çalışma alanları baskıya ve kapatmaya maruz bırakıldı. Yine OHAL ve KHK'ler ile televizyon ve gazetelere dönük ciddi saldırılar yaşanıyor" diye konuştu.   Muhalif haber kanalları, ajanslar dışında kadınların sesinin duyurulmadığının altını çizen Serpil, "Kadınların yaşam alanlarına dönük sistematik saldırılar yaşanıyor, kadınlar eve hapsedilmek isteniyor. Kadınların susturulmaya çalışıldığı bir dönemde böyle güçlü bir adımı anlamlı buluyorum. İnanıyorum ki JIN TV ile kadın mücadelesi bir adım öteye taşınacak" dedi.   'JIN TV benim, biziz'   JIN TV'nin yayın hayatına başladığını duyduğu an 'bir kadın gazeteci olarak katkı sunmalıyım' dediğini aktaran Mezopotamya Ajansı (MA) Editörü Zuhal Atlan ise JIN TV'nin kadınların yıllardır eril sisteme verdiği mücadelenin bir kazanımı olduğunu ifade etti. JIN TV'yi "Benim, Biziz" olarak tanımlayan Zuhal, kadın gerçekliğini ve tarihini erkeklerin "insafına" bırakmadan bizzat kadınların yazması gerektiğinin altını çizdi.   Zuhal, "JIN TV'nin de buna vesile olması gerektiğini düşünüyorum. Kadınları, 'zavallı, çaresiz, erkeğe muhtaç, sürekli ağlayan, fitne, fesat, güzel, seksi' gibi sıfatlarla gösteren erkek egemen sistemin televizyonlarına karşı kadının dayanışma ve direngen ruhunu ön plana çıkaracak programlar, haberler, dosyaların işlenmesi gerektiğine inanıyorum. JIN TV'nin kadınlar için büyük getirisi olacaktır. Evde 'gündüz kuşağı programları' izlemek zorunda bırakılan kadınlar, JIN TV'de kendilerini bulacaklardır. O zaman da kendi güçlerinin farkına varacaklardır. Sistemin kendilerine atfettiği 'kadınlık tipolojisine' karşı bir tavırları ve duruşlarının olacağını düşünüyorum" diye konuştu.