Latife Tekin: Yoksulların sesini duyamıyoruz 2018-03-09 22:35:13           İSTANBUL – Kadın Yazısı etkinliğinde konuşan edebiyatçı yazar Latife Tekin, son romanını yoksul mahalleleri gözlemleyerek yazdığını belirterek, “Derin bir yoksulluk var. Memleketin her yeri ışıklı. Işıktan biz o yoksulluğu göremiyoruz” dedi.   İsveç ve Türkiye arasında ortaklaşa düzenlenen ve 18 Mart’a kadar devam edecek olan edebiyat, yazı ve kadın ilişkisinin tartışıldığı paneller dizisi, Mimar Sinan Üniversitesi Konferans Salonu’nda başladı. İlk olarak İsveç ve Türkiye edebiyatı üzerine düzenlenen oturumda konuşan edebiyatçı, yazarların seçimlerine asla karışılmaması gerektiğini vurgulandı.     Daha sonra İsveçli şair ve akademisyen Hanna Hallagren söz aldı. İsveç’teki feminizm hareketi üzerine konuşan Hanna, dün gece İstanbul’a geldiğini ve Taksim’deki feminist yürüyüşüne katıldığını, ve bu yürüyüşten çok etkilendiğini belirtti.    Direnişin en önemli öğesinin yazı olduğunu söyleyen Hanna, “Kelimeler ağır malzemelerdir. Kelimeler ısırır” dedi. Kadın hareketi ve kadın yazını arasındaki ilişkiye değinmek istediğini kaydeden Hanna, erkeklerle eşit düzeye gelen kadınların hikayelerine de yer verdi.  Kadın Hareketi’nin yazınla her zaman ilgisi olduğunu ifade eden Hanna, özellikle İsveç’te hem ideolojik hem de siyasi boyutuna girmek gerektiğini söyledi. Daha sonra Sabancı Üniversitesi’nden Prof. Dr. Sibel Irzık, “Kadın yazımında kadının rolü” başlıklı sunumunu yaptı. Sibel, kadın hikayelerinde daha çok yas evini düzenleyen, güne yeniden başlanılmasını sağlayan kişi olarak belirdiğini kaydetti.    Ardından konuşan edebiyatçı Latife Tekin, yeni kitabından bölümler okudu. Latife, yoksulluğu “yeni yoksulluk” olarak tanımlarken, sanayi mahallelerine giderek yazdığı son romanını yoksul ve işçi kesimine bir borç olarak gördüğünü söyledi. Romanında yoksulların yaşadığı mahalledeki dönüşümü anlatmaya çalıştığını dile getiren Latife, “Derin bir yoksulluk var. Memleketin her yeri ışıklı. Işıktan biz o yoksulluğu göremiyoruz” dedi.     Latife, son olarak  işçi sınıfının makinelerin önüne yem olarak atıldığını sözlerine ekledi.    Panel, sunum ve konuşmaların ardından sona erdi.