İki kadın bir fotoğraf: Sokak sokak adalet arayan Celile'yi dinleyin 2018-03-10 09:08:14   MARDİN - Elinde, bir yıl önce "intihar etti" denilerek cenazesi teslim edilen kızı Sultan Ertaş'ın fotoğrafı, sokak sokak adalet arayan Celile İldeniz, "İnanmıyorum intihar ettiğine, kızımı öldürdüler. Gerekirse Ankara'ya giderim ama yine de bu işin peşini bırakmam" diyor.   Her gün kadın katliamlarının yaşandığı Türkiye'de "intihar" adı altından cinayetlerin üzeri kapatılıyor. Her intiharın bir cinayet olduğunu unutan yargı da devlet de politikalarında bir değişikliğe gitmiyor. Celile İldeniz, kaybettiği kızı için adalet arayan bir anne. Mardin'de 8 Mart günü şölenin yapılacağı alana elbiseleri, renkli flamaları ile değil kızıyla kendisinin olduğu fotoğrafı taşıyarak gelen Celile, yıllarca eşinin işkencesine maruz kalan daha sonra "intihar" etti denilerek katledilen kızı için adalet arıyor. Alanda elindeki büyük çerçeveli fotoğrafı ile dolaşan ve birini arıyormuş gibi sürekli çevresine bakan Celile, en sonda sahnenin arkasındaki banklardan birinde oturuyor. Boynumdaki fotoğraf makinesini gören 60 yaşındaki Celile, koşmaya başlıyor.   Kameramda umut gören bir kadın   Ne olduğunu anlayamadan "Ben de sabahtan beri seni arıyorum" diyen Celile, elindeki fotoğrafı göstererek, "Bak bu benim kızım, onu öldürdüler ama kimse bir ceza almadı. Bana yardım et" diyor. Celile ile kalktığı yere gidip oturduk. Bir yıldır adalet aradığını ama kimseye ulaşamadığını ifade eden Celile, hüzünlü ama umut eden gözlerle "Sen bir şey yapabilir misin?" diye soruyor. Sorusuna cevap dahi vermeden çıkardığım makineyi ona doğru tutuyorum. Sadece "Ne oldu?" sorusunu sorduğum Celile, her şeyi anlatmaya başlıyor.   'Evlendiği kişi ona ve çocuklarına işkence ediyordu'   "Benim kızımın adı Sultan Ertaş. 32 yaşındaydı. Bir yıl önce 6 Mayıs'ta 'intihar etti' diye hastaneye kaldırıldı. Evlendiği kişi daha önceden evliymiş ve 4 tane de çocuğu varmış. Henüz çok gençti benim kızım. Viranşehir yolunda Heşşe köyünde kalıyorlardı. Eşiyle evlendikten sonra bir gün bile gün yüzü görmedi. Her gün eşinden şiddet görüyordu. Sadece eşi değil çocukları bile kızımı şiddete maruz bırakıyorlarmış. Her gün konuşuyordum 'kızım çocuklarını da al gel' diye ama o 'çocuklarım için direneceğim' diyordu. 'Nereye kadar' diyordum ama o gelemedi bir türlü yanıma. Eşinden görebileceği bütün zalimlikleri gördü. Geçtiğimiz sene 6 Mayıs'ta yine kızımla konuşuyordum. Gece yarısına kadar konuştum. Ertesi gün akşam saat 5 gibi adamın çocuğu beni arayıp 'kızın zehir içti' dedi.   'Kızımın katillerinin bulunmasını istiyorum'   Hastanede bize onun evde zehir içtiğini intihar ettiği söylediler ama inanmadım. Yıllardır çocukları için tüm işkencelere katlanan kızım çocuklarını geride bırakıp gitmez. Onları geride bırakmaz. Kızım bir süre yoğun bakımda kaldı sonra da hayatını kaybetti. Otopsi raporu için cenazesi Diyarbakır'a gönderildi. Otopsi raporu çıktığında bile bana bir şey göstermediler. 'Bir şey yok' deyip üstünü kapatmaya çalıştılar. Ama ben kızımın kendini öldürmediğine eminim. Evli olduğu adamın şiddeti yüzünden, hayatını karartması yüzünden kızım hayatını kaybetti. Belki de öldürüldü. Cenazesini bile vermediler alıp köyde toprağa verdiler. Ben kızım için adalet istiyorum. Aradan bir yıl geçti ama evli olduğu adamın yargılanmasını istiyorum. Onun kendisini öldüremeyeceğini çok iyi biliyorum. Eşi A. Ertaş ona ve çocuklarına işkence ediyordu. Ankara'ya da gideceğim ama yine de bu işin peşini bırakmayacağım. Kızımın katilleri yargılansın."   Kadınlara seslendi: Yanımda olun    Konuşmasını bitirdikten sonra umutlu gözlerle bakan Celile, ardından çerçevelettiği fotoğraftaki kızına konuşmasından önceki hüzünlü bakışları ile bakıyor. 8 Mart'ın coşkusu sürerken, Celile'nin mücadelesi de devam ediyordu. Fotoğraf makinemi halay çeken kadınlara çevirirken, Celile kadınların yanında onlardan destek almak istiyordu ve çağrısını yapıyordu: Kızımın katilinin yargılanması için yanımda olun!