Cumartesi Anneleri 676'ncı kez seslendi: Yüzleşin! 2018-03-10 14:11:50   İSTANBUL - Kayıpların akıbetini sormak ve "faillerin" yargılanması talebiyle 676’ncı kez bir araya gelen Cumartesi Anneleri'nin eyleminde,  24 Mart 1994’te, Batman'da gözaltına alınarak kaybedilen Zeynel Kürsep’in akıbeti sorularak,  "Onların tek suçları, muhalif, devrimci, Kürt, sosyalist olmalarıydı. Eğer çıkıp da birgün bu zulmü yaşayan insanlarla, bu resimlerin sahipleriyle yüzleşirlerse bu ülkeye demokrasinin geleceğine belki o zaman inanırız" denildi.    Cumartesi Anneleri, kayıpların akıbetini sormak ve "faillerin" yargılanması talebiyle 676’ncı kez Galatasaray Meydan’ında bir araya geldi. Her hafta olduğu gibi yine “Failler Belli, Kayıplar Nerede?” pankartı açan Cumartesi Anneleri, pankartın üzerine ise kırmızı karanfiller ve barışı simgeleyen beyaz tülbent bıraktı. Çok sayıda kişinin katıldığı bu haftaki eyleme Cumhuriyet Gazetesi davasından tutuklu bulunan ve dün tahliye edilen gazetenin Genel Yayın Yönetmeni Murat Sabuncu da katıldı.    'Devlet gibi düşünmeyen herkes kayıp adayıdır'   Bu hafta 24 Mart 1994’te Batman'da gözaltına alınarak kaybedilen Zeynel Kürsep’in akıbeti soruldu. Eylemde ilk olarak 12 Eylül 1994'te Ankara'da gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Kenan Bilgin'in kardeşi İrfan Bilgin konuştu. 23 yıldır Galatasaray Meydanı'nda adalet talebinde bulunduklarını söyleyen İrfan, “Bu insanları kim katletti? Devleti yönetenler gibi düşünmeyen herkes bir kayıp adayıdır. 22 yıldır bizimle burada oturan, dertlerimize ortak olan gazetecilerin büyük bir çoğunluğu şu anda gözaltında. Bu ülkedeki adaletsizliklere baktıkça artık umutlarımı tüketiyorum. Şunu hiçbir zaman unutmadım; diktatörler, katliamcılar bir gün halklarına hesap vermek zorundadırlar. Katiller hiçbir zaman hatırlanmazlar; aksine lanetlenip tarihin çöplüğüne atılırlar” diye konuştu.    'Büyük adalet sarayları yaparak adaleti getiremezsiniz'   "Gözaltında kaybedilenlerin suçu ne?" diye soran İrfan, “Çıkıp da onların suçu buydu diyecek cesaretleri bile yok. Bu insanların suçsuz olduklarını benimle beraber buradaki herkes biliyor. Onların tek suçları, muhalif, devrimci, Kürt, sosyalist olmalarıydı. Eğer çıkıp da birgün bu zulmü yaşayan insanlarla, bu resimlerin sahipleriyle yüzleşirlerse bu ülkeye demokrasinin geleceğine belki o zaman inanırız. Yoksa sırça köşklerde otururak, büyük adalet sarayları yaparak adaleti getiremezler, buna asla inanmıyorum” ifadelerini kullandı.   23 yıl yani  676 haftadır Galatasaray Meydanı’nda olduklarını söyleyen 12 Eylül 1980 darbesinden sonra gözaltına alınıp kaybedilen Cemil Kırbayır'ın ağabeyi Mikail Kırbayır ise, "Bu meydandaki ana temamız; failler belli kayıplar nerede? Ömrümüz devletin açıklaması gereken belirsizlikleri belirlemekle geçti. Ama devlet yetkilileri bu konuda her hangi bir adım atmadı. Devletin asli görevi insanların yaşama hakkını savunmaktır. Ama bir türlü bunu beceremedi" dedi.    'Yüzlerce kişi kaybedildi'   Bu haftaki açıklamayı 6 Aralık 1993'te Siverek'te gözaltına alındıktan sonra kaybedilen Hüseyin Taşkaya'nın kızı Serpil Taşkaya yaptı. Yüzlerce kişinin zorla kaybedildiğini ifade eden Serpil, "Kaybedilmelerin büyük çoğunluğu devlet görevlileri tarafından gerçekleştirilse de; 90'lı yıllarda bazı aşiretlere gözaltına alma ve sorgulama yetkisi verildi. İnsanların Hizbullah tarafından kaçırılarak vahşi yöntemlerle sorgulanmasına devlet tarafından göz yumuldu ve bu topraklar zorla kaybetme cehennemine dönüştürüldü. 90'lı yıllarda Hizbullah'ın üssü haline Batman'da çok sayıda insan Hizbullah tarafından kaçırılarak sorgulandı ve kaybedildi. Kaçırılan bu insanlardan bazıları fidye karşılığı serbest bırakıldı ve yaşadıklarını kamuoyu ile paylaştı. Ancak bu iddiaların hiçbiri hakkında yasal takibat yapılmadı. 24 yaşındaki Zeynel Kürsep, Batman'da Hizbullah tarafından kaçırılarak kaybedilen insanlardan biri oldu" ifadelerini kullandı.    'Başvurulardan hiçbir sonuç alınamadı'   Zeynel’in Batman'da bir binada konut işçisi olarak çalıştığını belirten Serpil, kaybedilme hikayesini şöyle anlattı: “24 Mart 1994 günü hasta olduğu için Batman Devlet Hastanesi'ne gitti. Hastaneden ayrılan Zeynel Kürsep, Diyarbakır Caddesi'nde yürürken yanına yaklaşan bir arabada bulunan silahlı kişiler tarafından kaçırıldı. Kendisi de Hizbullah tarafından kaçırıldıktan yaklaşık 11 ay sonra fidye karşılığı serbest bırakılan F.T. isimli şahıs; Zeynel Kürsep ile aynı sığınakta 8 ay kadar birlikte tutulduğunu, kendisi serbest bırakıldığında Zeynel Kürsep'in hala sığınakta olduğunu söyledi ve Zeynel Kürsep'in tutulduğu evlerin adresini verdi. Tanığın anlatımına göre Zeynel Kürsep kaçırıldıktan sonra Bahçelievler Karakolunun arkasında bulunan bir apartmanda, Sami Karadeniz'e ait dairede 6 gün alıkonuldu. Bu evden, kaçırılan başka insanların da tutulduğu bir Hizbullah sığınağına götürüldü. Sığınakta 6 ay kadar tutulduktan sonra da Batman'a bağlı Zorava köyündeki Aziz Önlük'e ait evin altındaki sığınağa götürüldü. Zeynel Kürsep'i kaçıranların kimlikleri ve onun tutulduğu yerlerin adresleri belli olmasına rağmen, baba İbrahim Kürsep Cumhurbaşkanlığı, emniyet, savcılık, valilik ve OHAL Valiliği nezdinde yaptığı başvurulardan bir sonuç alamadı."   Zeynel’in ailesinin 24 yıldır oğullarından bir haber alabilme umuduyla yaşadıklarını ifade eden Serpil, onların "Oğlumuzdan şu ana kadar hiçbir haber alamadık. Gidip üzerinde dua okumak için, onun sadece bir mezarının olmasını istiyoruz” diyen sesine Galatasaray'dan ses olmaya çalıştıklarını söyledi. Adli makamları hakikati açığa çıkarmaya davet eden Serpil, Zeynel için adalet istemekten vazgeçmeyeceklerini ifade etti.    Açıklamanın ardından eyleme katılanlar, cezaevinde olan gazetecilerin durumuna dikkat çekmek için "Failler belli kayıplar nerede" pankartının üzerine karanfil bıraktı.