F Oturumu'nda Didar Gül'ün serbest bırakılması çağrısı 2018-03-10 16:10:33   İSTANBUL -  F oturumunun 311. haftasında Didar Gül'ün serbest bırakılması istenirken, "En ufak bir enfeksiyon kapması halinde Didar'ın yaşamının tehlike altına gireceğini bilen cezaevi yönetimi ve savcı buna rağmen Didar'ın tahliyesini gerçekleştirmiyor. Bu tavır siyasi bir tavır olmakla birlikte tüm hasta tutsaklara uygulanmaktadır" denildi.   İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Hapishane Komisyonu üyeleri, hasta tutsakların durumuna dikkat çekmek amacıyla her hafta düzenledikleri "F Oturumu"nun 311'inci haftasında yine Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. Bu haftaki eylemde Bakırköy Cezaevi'nde tutuklu bulunan Ezilenlerin Sosyalist Partisi(ESP) Ankara il Eşbaşkanı hasta tutsak Didar Gül'ün durumuna dikkat çekildi. Eylemde "Hasta mahpuslar serbest bırakılsın", "Tecrit öldürür dayanışma yaşatır", "Tedavi haktır engellenemez", "Didar Gül serbest bırakılsın" pankartları açılırken sık sık "Tek tip elbiseye hayır", "OHAL işkencesine son" sloganları atıldı.   "Enfeksiyon kapmadan yaşaması gerekiyor."   Oturumda ilk olarak Didar Gül'ün avukatı Günhan Kaya söz aldı. Didar'ın durumuna ilişkin yaptığı açıklamada Gülhan, şu sözlere yer verdi: "Ne yazık ki infaz yasasında çok defa yapılan değişikliklere rağmen, siyasi nedenlerle ceza almış tutsaklar bakımından yasayı aşan bir şeklide keyfi olarak denetimli serbestlik koşulları daraltılmış durumda. Bununla ilgili bir başvuru yaptık. Fakat müvekkilimiz hastanedeyken raporlarını da tutmuş olmamıza rağmen şu ana kadar bir sonuç alamadık. Didar 31 Ocak'ta cezaevine girmişti. 20 Şubat'ta çok şiddetli bir karın ağrısı ve yüksek ateş ile birlikte Bakırköy Devlet Hastanesi'nin acil servisine kaldırılmıştı. Ne içerideki birlikte kaldığı tutsaklar ne de avukatları olarak biz bir hafta boyunca sağlıklı bir bilgi alamadık. Ailesine de bir bilgi verilmedi. Hastanede OHAL nedeniyle sadece bir gün ailesine ziyaret izini verileceği söylendi. Ameliyatta Didar'ın ince bağırsağının bir kısmı alındı. Bütün bakımını kendisi yapmak zorunda kaldı. Çünkü kendisine refakatçi dahi savcılık kararı nedeniyle verilmedi. Bağırsaklarının bir kısmı dışarıda ve hala o şekilde yaşamaya devam ediyor. Sağlıklı koşullarda yaşaması enfeksiyon kapmadan yaşaması gerekiyor.  Şu an cezaevinde bakımını koğuştaki arkadaşları yapıyor."   'Hasta tutsaklar yaşamın sınırına gelmiş durumda'    OHAL döneminde baskıların daha da ağırlaştığının altını çizen Gülhan, Didar'ın durumunun ağırlaştığını söyledi ve şunları kaydetti: "En ufak bir enfeksiyon kapması halinde Didar'ın yaşamının tehlike altına gireceğini bilen cezaevi yönetimi ve savcı buna rağmen Didar'ın tahliyesini gerçekleştirmiyor. Bu tavır siyasi bir tavır olmakla birlikte tüm hasta tutsaklara uygulanmaktadır. Özellikle OHAL döneminde bu uygulamalar daha da ağırlaşmış durumda.  Birçok hasta tutsak artık yaşamın sınırına dayanmış durumda bu nedenle biz Didar'ın da bu duruma gelmesini istemiyoruz."   Saldırı zemini hazırlanıyor   Ardından yapılan açıklamada İHD adına konuşan Emine Küçükbumin, hasta tutsakların hastane sevklerinin  DAİŞ'lilerle birlikte yapılarak, aynı ring araçları ve aynı hücrelere konularak siyasi ve Kürt tutsaklara saldırı zemini hazırlandığını öne sürerek, "Mahpusların sağlık haklarına erişiminin ve sağlıklı yaşam hakkının önündeki engellerin kaldırılması için başta Adalet Bakanı, Sağlık bakanı ve tüm yetkilileri göreve çağırıyoruz" diye konuştu.    'Didar'ın tedavi yolu açılmalı'   Emine, Didar'ın bağırsak ameliyatının ardından cezaevine götürüldüğünü ve bağırsaklarının ucunun dışarıda olduğunu kaydederek, "İltihapları kurumadan hapishaneye götürülmüş olması yeni iltihaplanmaların olmasına ve hastalığının ilerlemesine yol açabilir. Güngör Didar Gül'ün sağlığının daha kötüye gitmemesi için serbest bırakılmasını ve sağlıklı tedavi olmasının yolu açılmalı diyoruz. Hapishane komisyonu olarak yetkililere hasta tutsakların tedavilerinin önündeki engelleri kaldırın ve sağlıklı tedavi olabilmeleri için hasta mahpusları serbest bırakın çağrısında bulunuyoruz." diyerek konuşmasını sonlandırdı.   Açıklamanın ardından  "Hasta mahpuslar serbest bırakılsın", "Tecrit öldürür dayanışma yaşatır", "Tedavi haktır engellenemez" ve  "Didar Gül serbest bırakılsın" sloganları atılarak eylem sona erdi.