92 Cizre tanıkları: Bu özgürlük ateşi sönmeyecek 2018-03-19 09:04:09   ŞIRNAK - 1992 yılında Newroz'da yaşanan katliamın tanığı kadınlar, bugün de aynı koşullarda Kürt halkının direnmesi gerektiğini söyleyerek, "Berivan'ın direniş geleneğinden geliyoruz. Mücadeleyi bırakmayacağız, Newroz'da alanlara çıkacağız" dedi.    Newroz ateşi bu sene OHAL, Efrîn işgali ve siyasi soykırım operasyonlarının yaşandığı bir süreçte yakılacak. 1992'den bu yana yaşanan katliam ve baskılara rağmen bu ateşi en gür şekliyle yakan yerlerden biri olan Botan, bu sene de Newroz'u coşkuyla karşılayacak. 1991'den başlayan ve günümüze kadar adı katliam ve yaşanan faili meçhullere karşı direnişle özdeşleşen Şırnak, 1991 ve 1992 Newroz kutlamalarında büyük kayıplar verdi. Bu yılki Newroz ise Cizre'de 21 Mart günü kutlanacak.   İki yılda 125 kişi katledildi!   Nusaybin, Adana, Kulp ve Cizre'de 1991 yılında Newroz kutlamalarında 31 kişi katledildi. 1992 yılında dönemin Başbakanı Süleyman Demirel 'in Newroz bayramını, isteyen herkesin özgürce kutlayacağını açıklamasının ardından, özgürce kutlamak için sokağa çıkan halkın üzerine, devlet güçlerinin ateş açması sonucu aralarında kadın ve çocuklarında bulunduğu 94 kişi katledilmişti.   'Direndik gerçekleştirdik'    92 yılından bu yana Cizre'de değişen tek şeyin halkın her geçen gün artan direnişi olduğunu söyleyen 92 Newroz'u tanıklarından Emine Güven,  "O zaman kaç yaşında olduğumu hatırlamıyorum. O seneye dair hatırladığım tek şey kanlı bir Newroz… O sene bizim Newroz'u kutlamamıza izin vermediler. Yaptıktan sonra da bize saldırdılar. O gün herkes ilk bulduğu eve giriyordu. Bir sürü arkadaşımız şehit düşerken, onlarca kişi de yaralandı. Atılan biber gazının, sonrasında sıkılan kurşunların haddi hesabı yoktu. Camlardan kafalarımızı bile çıkarmamıza izin vermiyorlardı. Direndik yaptık Newroz'umuzu" dedi.   'Berivan'dan gelen direniş geleneğimiz vardı'   Ne pahasına olursa olsun yağan kurşunlara rağmen yasağı deldiklerini yaşanan direnişin bir dönüm noktası olduğunu ifade eden Emine, "Newroz için bir yandan 'özgürce kutlayın' açıklaması yapılırken diğer yandan alanlara çıkan halk kurşun yağmuruna tutuldu. Öyle ki birçok insan yerlerde yüz üstü saatlerce bekledi. Onlar bu şekilde bizi yıldıracaklarını düşündüler ancak bizim Berivan'da gelen bir direniş geleneğimiz vardı. Cizre halkının öfkesi sel olup kurşunlara karşı duruyordu. O süreci anlatmak ve yaşamak bir değil. Kurşunlara karşı etten duvarlar örülmüştü. Biz her şeye rağmen yaptık Newroz'u, arkadaşlarımız şehit düştüğünde çoğunun cenazesini 3 gün camide bekletmek zorunda kaldık. Bana bir şey olmadı, bize saldırdıklarında hemen bir eve girdik. Karşı durduk ama yine de başımızı dışarı çıkaramıyorduk. Askerlerden sonra biz de gittik cenazelerimizi camilerden alıp gömdük. Zaten o günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı" diye konuştu.   'Öfkemiz sel oldu taştı'    Emine, Newroz'un Kürtler için özgürlük ve direniş anlamı taşıdığının altını çizerek, Cizre halkı olarak da o gün direnişi ortaya koymak için alanlara çıktıklarını ifade etti. 92 Newrozu'nu gözleri uzaklara dala dala anlatan Emine, "O gün Kürt halkının öfkesi sel olup akıyordu dedim ya hani işte bugün de aynı şey yine yaşanıyor. Cizre bodrumlarının öfkesi hala yüreğimizde tazeliğini koruyor. Dünden bugüne bir şey değişmedi. Yine katledildik yine direndik-direniyoruz. Bu sene yapılacak olan Newroz'umuz kutlu olsun. Bütün Botan halkı her şeye rağmen alanlara çıksın. Biz 92'de olduğu gibi bu sene de ne yaparlarsa yapsınlar yine Newroz ateşini yakacağız. Onların yaptıklarına o gün direndik, yıllardır direniyoruz yine de direniyoruz.  Sonuna kadar vazgeçmeyeceğiz"  dedi.   'Gözlerimin önünde onlarca insan katledildi'   Eşi İhsan Arslan'ı ve kardeşi Bahri Aslan'ı da 1993 yılında "faili meçhul" cinayetlerde kaybeden Şewka Aslan da şunları anlattı: "Lokman, Emin ve Yusuf onların hepsi o gün gözümün önünde hayatını kaybetti. Nusaybin Caddesi üzerinde öldü hepsi. Hepsi sivil insandı. Biz Nusaybin Caddesi'nin üzerindeydik, baktık önce Emin, sonra Lokman düştü. Ardından gelen Yusuf da düştü. Hepsi üst üste düştü. Herkes daha sonra bir yerlere kaçıştı.  Gözlerimin önünde 10-11'e yakın kişinin hayatını kaybettiğini gördüm. Ne pahasına olursa olsun gidenlerin mücadelesini sürdüreceğiz. Herkes bu yüzden Newroz'a katılmalı."